Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kokpitten yolculara sağlam fırça

Ne oluyor demeyin... Cep telefonunu uzakta açan yolcu Atlesjet’in kaptan pilotu Mahmut Kaçar’ın gözünden kaçmadı

Hani insanların bam teli vardır ya, basıldığında canavara dönüşür, beni de çileden çıkartacak şeyler var. Örneğin saygısızlık ki en sık rastlanılanı, toplu taşıma araçlarında yanına oturup tam senin kulak hizana getirdiği telefonuyla en özel durumlarını bile konuşmaktan, dedikodu yapmaktan çekinmeyen insanlar... Acil durum vardır anlarım ama “Ben yoldayım sen n’apıyorsun” demek için konuşanların elinden o telefonu alıp camdan fırlatmamak için kendimi çok zor tuttuğum ya da cümlesi bitince “E, ne yapıyormuş bari arkadaşın?” dediğim çok olmuştur.
Toplu taşıma araçlarında yüksek sesle konuşmak ayıptır, görgüsüzlüktür ve maalesef sinirden saçınızı başınızı yolmaktan başka yapabileceğiniz bir şey yoktur...
Ancak toplu taşıma derken, uçağı ayırıyorum çünkü uçakta telefonla konuşmak düpedüz hem kendinin hem de etrafındakilerin hayatını riske atmaktır...
Biliyorsunuz ki, uçakta bir anons yapılır ve telefonlarınızı terminal alanına girene kadar açmamanız gerektiği söylenir. Bu da laf olsun diye değil, o manyetik dalga ciddi bir risk oluşturduğu için yapılır.
Ancak sadece biz Türk insanına özel bir durum var: Her birimiz kendimizi borsada milyon dolarlar yönettiğimiz ya da devletin en stratejik karar mekanizmasının başında filan sandığımız için pek önemsiyoruz. Uçak tekeri yere değdiği anda da milyon doları saniye farkıyla kaçırmamak, az sonra çıkacak savaşı filan durdurabilmek edasıyla hemen cep telefonumuza davranıyoruz!
Hostesler de çok önemsemiyor bu durumu. Bıkmışlar artık... Sonuçta ben ve benim gibi yolculara kalıyor iş! Geçen haftalarda yine böyle bir olay yaşadık, uçak hareket halindeyken açtı bir bey telefonunu ve başladı konuşmaya:
“He, geldim abi. Tamam inerim birazdan.”
Ağzımdan “Telefonunuzu kapatın” cümlesi çıktı. Bana, “Ne olur kapatmazsam” derken, ‘bela mısın sen’ gibi bir el hareketi kendisine eşlik ediyordu. Bilmediği bir şey vardı: Belaydım ben!
“Kapatacaksınız çünkü yasak” dedim. “Bana ne” demesin mi!
Çantama uzandım, bir sigara çıkardım ve “Şimdi sigaramı yakıyorum, benim bir sigaramla da siz akciğer kanseri olmazsınız değil mi! Hadi herkes kafasına göre takılsın bu saatten sonra” dedim... Araya başka yolcular girdi, sigara yakılmadı, cep telefonu kapatıldı.
Uçuş ekibinden çıt yok...

PİLOT MONİTÖRDEN GÖRDÜ

Geçen hafta Atlasjet’le Antalya’dan dönüyorum. Uçak piste indi, kaptan pilot mikrofonu açtı ve standart iniş konuşmasını yaptıktan sonra “Bu arada...” diye ses tonunu sertleştirerek devam etti sözlerine...
“Önümdeki monitörden şu anda cep telefonunu açan yolcuyu görüyorum. Uçuş kurallarına uyun ve hemen cep telefonunuzu kapatın. Kendi hayatınızı riske atmakla kalmıyor, şu anda bu uçaktaki tüm yolcularımızı tehlikeye sokuyorsunuz!” Uçakta çıt yok...
İlk kez terminal binasına değil ama transfer aracına kadar ‘bip bip’ ve ‘alo’ sesi olmayan bir uçaktan inmiş bulunuyorum. Ve kaptan pilot Mahmut Kaçar’ın bu tavrının tüm ‘vurdumduymaz’ uçuş ekiplerine örnek olmasını diliyorum...

X