Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kendimi 155’e ihbar ettim, çünkü...

Bir polis müdürü düşünün; ekibinin nasıl çalıştığını görmek için çatıya çıkıp kendisini ihbar ediyor... Üstelik silahlı. Bu olay Aydın’da yaşandı

Geçen hafta o yoğun gündemin içinde bir haber beni hem umutlandırdı hem de keyiflendirdi. Aydın’da geçen Kasım’da göreve gelen Emniyet Müdürü Turan Temel, polislerin çalışma şeklini kontrol etmek için tebdil-i kıyafet bir parti binasının çatısına çıktı. Buradan 155’i arayıp kendisini ‘şüpheli şahıs’ olarak ihbar eden Temel, beklemeye başladı. Ekipler sekiz dakika sonra olay yerindeydi. Temel aşağıya inmişti. Yakaladılar, üst araması yapıp silahı buldular ve ‘susma hakkını kullanan’ şüpheliyi ekip otomobiline götürdüler. Tam bu sırada bir polis memuru, müdürünü tanıyınca tatbikat yarım kaldı...
Emniyet Müdürü Temel’e, “Yakalanışınızı beğendiniz mi” diye sordum, “Dört dörtlük değildi” cevabını aldım. “Amacım ekiplerin olay yerine intikalinin ne kadar sürdüğünü kontrol etmek ve sivil vatandaşa nasıl davrandıklarını kendi gözümle görmekti. Arkadaşlarımız sekiz dakikada geldi ki, bu bizim için biraz uzun bir süre. Dikkatli davranıp beni olay yerinde yakalamaları da güzeldi ancak haklarımı yüzüme bildirmeleri gerekiyordu; bunu yapmadılar. Belki beni ekip otosuna bindirdikten sonra söyleyeceklerdi ama olmaz, yakaladıkları an söylemeleri lazım. Bir-iki eksiğimiz var” diye ekledi Temel.
“Başınıza tatsız bir olay gelir diye hiç endişe etmediniz mi? Ya bir yanlış anlama olsaydı, neticede silahlısınız” dedim, “Yok” dedi. “Belki çok hafif bir sıkıştırma olabilirdi ama olmadı. Artık Emniyet’te mevzuatın dışında davranmak mümkün değil. Biz kendi artımızı eksimizi gördük, zaten olayın ardından hemen bir bilgilendirme toplantısı yaptık...”

Aşkım seni bir sinemaya götüreceğim ömür boyu unutamayacaksın

Arda Turan sevgilisi Sinem Kobal’a sinema kapattığında görgüsüz olduğunu iddia edenler çıkmıştı. Oysa ben bayılmıştım bu fikre. Kaldı ki sinemacı dostlarımız, filmleri vizyona girmeden önce küçük arkadaş grupları için bu tür aktiviteler düzenler. Birkaç kere benim de içinde bulunduğum gruba da sinema kapatılmışlığı oldu ve itiraf ediyorum: Çok eğlenceliydi.
İstanbul’da Alkent’in içinde bulunan Hillside Wings Cinecity de bu trendin farkına varmış. Mimar Mahmut Anlar’a hazırlattığı yeni konseptiyle sinema salonlarını ‘butik’ anlayışa dönüştürmüş.
Doğum gününden evlilik teklifine kadar pek çok özel gün için kapılar açılmış.
Diyelim ki sevgilinize evlilik teklifinde bulunacaksınız, arkadaşlar önceden gelip ön sıralara oturuyor, siz sevgilinizle son anda sinema salonuna gelip bilet istiyorsunuz. Sürprize ortak gişe memuru sadece en arkada yer olduğunu söyleyip sizi arka koltuğa oturtuyor. İçeri girildiğinde ışıklar sönmüş, reklamlar başlamış oluyor. Birkaç dakika sonra perdede sevgilinizle çekilmiş fotoğraflarınız veya videonuz gösteriliyor. Ve en müthiş an! Daha üzerinizden şaşkınlığı atamamışken evlilik teklifi geliyor!
Tabii herkes arkadaşlarını çağıracak diye bir şey yok. Baş başa da olabilirsiniz.
Şimdi bu yazıyı okuyan ve Cinecity’e gidenlerin hep böyle bir beklentisi olacak ama eğer sevgiliniz sizi gerçekten sadece film seyretmek için buraya davet ettiyse onu da sakın dert etmeyin, sinema salonuna film boyunca yapılan yiyecek-içecek servisinin tadına varın. Vox Cinegourme Mönü’den bir mini burger ya da pizza sipariş edin ya da çilek isteyip yanına da şampanya açtırın, keyfini çıkartın...
Hem ayrıca bu üç sinema salonundan birini kapatmak için Arda Turan olmanıza da gerek yok. Salonun büyüklüğüne ve seans saatine göre ödeyeceğiniz para 320 liradan başlıyor.

X