"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Karıncalar değil insanlar çıkarttı

(AŞAĞIDAKİ yazı Orman Bakanlığı Müsteşarlığı'nın, bazı Orman Mühendislerinin ve Türkiye ormancılığı üzerinde çok önemli çalışmaları bulunan Prof. Doğan Kantarcı'nın verdiği bilgi ve yayınlarından yararlanılarak hazırlanmıştır.)

- Orman yangınları nasıl çıkar?

- Eğer sabotaj yapılmazsa, kırık bir cam mercek görevi yapıp kıvılcım yaratmazsa, elektrik telleri kontak yapmazsa, yıldırım düşmezse, orman kendi kendine yanmaz. Mutlaka insan elinin değmesi gerekir. Hava aşırı sıcak ancak bir günde 25-30 yerde birden yangın başlıyorsa bu olaylarda bir 'yanık kokusu' aranmalıdır. Soruşturmada, daha önce aynı bölgelerde orman yaktığını 'iftihar'la açıklayan PKK'dan, imar rantçılarına kadar şüphe duyulmalıdır. Türkiye'de milyonlarca ağaç dikme projesini yürüten, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi, Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Doğan Kantarcı'nın bir sözü vardır: "Ormanı karıncalar, tilkiler, tavşanlar yakmaz, insan yakar." Böyle olayda suçlu bulmak çok zordur.

 

1 KİŞİ 1000 KİŞİ

 

- Yangın nasıl söndürülür?

- Bir orman yangını birkişi ayağıyla basarak söndürülebilir. Ama hava durumu, arazi durumuna bağlı müdahale şartları uygun değilse 1000 kişi bile söndüremez. Türkiye'de son 3-4 yıldır yangınlar yıllık 2.700 hektara kadar inmiştir. Diğer ülkelere göre Türkiye yangın söndürmede büyük başarı kazanmıştır.

- Bu yaz sezonu iyi giderken Ayvalık Sarımsaklı yangını ile bu yangınları kıyas edersek?...

- Sarımsaklı bir ihmaldi ve rüzgarın etkisiyle de çok büyüdü. Herkes hazırlıksız yakalandı. Oradaki çam ormanları ibreli (iğneli) çam ağaçlarıdır. Kızılçam tutuştuğu zaman çatır çatır yanar; çünkü yapraklarında ve gövdesinde reçine vardır. Barut gibi patlar, 200 metre uzağa kadar sıçrayabilir.

- Yangına kadar nasıl hazırlıklı olunmalıdır?

- Birinci koşul halkın bilinçli olmasıdır. Hatay'dan Çanakkale'ye kadar Akdeniz ve Ege sahillerimizin uzunluğu 160 bin kilometredir. Bitki örtüsü,iklimi ve topografyası itibariyle orman yangınlarına 1. derecede hassas bölgelerdir. Bunun için ormanlarda fiziksel önlem denilen silvikültürel tedbirler almak, yani toprak, ağaç ve orman bilimine uygun çalışmaları yoğunlaştırmak; yollar açmak, bunların sık sık bakımını yapmak ve şeritleri temizlemek esastır. En önemlisi de, insanlara orman sevgisi ne kadar aşılanabilirse, yaşam standardı yükseltilebilirse, ormanlarımızı o ölçüde koruruz. Ne yazık ki son yıllarda sahillerde 2. konutların yoğunlaşması ile ormanlık alanlara göz konulması ayrı bir tehdit unsuru olmaktadır.

 

ORMANCI TÜRKÜSÜ

 

- Söndürme işlemlerinde eksiklikler olabilir mi?

- Orman personeli için her zaman zorluk vardır. Bir yangına 12 kişilik bir ekip gönderilir, ancak bir başka yerde ihbar gelince personel sıkıntısı ile karşılaşılır. Köylüden yardım istenir, bazısı gelmez. Jandarma ve polis de böyle bir olayda kolundan tutup yangına zorla adam götüremez. Ünlü 'Çıktım Belen kahvesine: Ormancı' türküsü de, böyle bir orman yangını sonucundaki bir olay sonucu bestelenmiştir. Yangın eğitim işidir. Ancak Orman teşkilatında iyi yetişmiş tecrübeli ekip son bir kaç yıldır emekli olmuş, bir kısmı da siyasi gerekçelerle geri görevlere çekilmiştir. Bu ekiplerin yerine gelenler ne kadar iyi eğitim almışlardır? Bazı şeylerin 'iman gücü' ile olmadığını bilmemiz gerekiyor.

 

BÜLBÜLDAĞI 1958'DE

AĞAÇLANDIRILMIŞTI

 

- Meryem Ana'ya kadar inen Bülbüldağı yangını...

- 1958-1959 yıllarında kızılçam dikilmişti. İzmirli ağaçlandırma mühendisi İrfan Bey'in büyük emeği olduğu bilinmektedir. Toprak ve ağaç etütleri iyi düşünülerek, Efes harabelerine yakışan çok güzel bir ormanlık saha yaratılmıştır. Ormancılık çevrelerinde, Bülbüldağı'nın bu ölçüde yanmasına karşın kuvvetli rüzgar olmadığına dikkat çekiliyor. Buna gerekçe olarak da, bugünlerde çok kuvvetli rüzgar olmadığı gösteriliyor. (Ayvalık yangını sırasında ise 15 gün süren çok şiddetli bir rüzgar vardı). Yalnız şunu da düşünmek gerekiyor; yangın hızla gelişirse, kuvvetli ateş hava hareketi yaratmaktadır. Eğer böyle bir hava akımı ile karşılaşılırsa, yangını kısa sürede durdurmak mümkün olmamaktadır. Bu gerekçelerle, Kuşadası'na kadar uzanan yangına bir ölçüde 'kuşkulu' gözle bakılması gerekmektedir.

Bodrum Güvercinlik yöresinde aniden çıkan yangın da, Muğla Valiliği'nce mercek altına alınmalıdır.

 

BİR YILDA DİKİM YAPILACAK

 

- Yanan ormanlık sahalar imara açılır mı?

- Anayasa'ya göre mümkün değildir. Yanan alanlar envalleri temizlenip yerine en kısa sürede en az üç yaşında fidan dikimi yapılır. Çünkü 6811 sayılı Orman Kanunu bunu emretmektedir. Çam ağacı sürgün yapmaz; bazı yerlerde doğal tohumlamadan da yararlanılır.

 

Karlıtekin: Helikopter soruşturması

için eski yönetimin peşinde değiliz

 

THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin, "THY'de sıkıntılar bir kenara bırakıldı, eski defterler açıldı-Olağanüstü toplantıda 'cepsel' durum da var" (20.8.2006) başlıklı yazımız üzerine uzun bir açıklama yaptı. Karlıtekin, bazen imalı ve bazen de alıngan ifadelerle kamuoyunda tartışılan konulara yer vermemizi 'kışkırtıcı' bulduğunu söyledi. "Size atılan paslarla THY kalesine gol yemek istemiyoruz" dedi.

Karlıtekin, içki ikramından, Berlusconi'den alınan uçağa, sendikanın eylem girişiminden, eski yönetime kadar bir çok konuya açıklık getirdi.

 

İÇKİ SERVİSİ

 

Karlıtekin, daha önce THY'den bir görevlinin verdiği bilgiye dayalı olarak içki servisine karşı çıkıp "İnancıma göre bu işi yapamam bir başka arkadaş size servis verecek" diyen bir kabin memuru ile ilgili yazımız için "Yaptırdığım araştırmayla da sabit ki, ne bir yolcu, ne de bir kabin amiri böyle bir durumu ihbar ediyor" diyor. 2.450 personel arasında böyle bir personelin olduğuna ilişkin herhangi bir bilgiye ulaşamadık.

 

MÜFETTİŞ RAPORU

 

"Bizden önce görev yapan arkadaşlarımızın bizim kanaatimize göre bu işte kusuru bulunmuyor. Ortaya çıkan ve tazmini istenen zarar, helikopterin alım ve satım fiyat farkları ile ilgili bir zarar değil; size de iletildiği gibi uçağın THY aktifinde kaldığı müddet içerisindeki işletme zararlarının toplamı. TBMM denetim mekanizmasının gereği KİT Komisyonu tarafından bize ulaştırılan Maliye Başmüfettişi'nin raporu karşısında, hukuk müşavirliğimizin de görüşünü alarak olağanüstü genel kurulu toplamak zorundaydık. Bu rapora 'basit' bir rapor deyip, sümenaltı edip şahsi sorumluluk altına giremezdik. Özelleştirme temsilcisinin, mal sahibi sıfatıyla genel kurulda kullanacağı irade ile, bizlerin kimseyi ideolojik saplantılarla incitmeyeceğini göreceksiniz. Adalet bizim genetiğimize kodlanmıştır. Bizim eski defterleri karıştırma derdimiz yok."

 

BERLUSCONİ'NİN UÇAĞI

 

İtalyan'ın eski Başbakanı Berlusconi'nin uçağının Başbakanlığa alınmasıyla ilgili olarak Karlıtekin fazla ayrıntıya girmeden şöyle diyor:

"Başbakan'ın uçağı konusunda gelebilecek her türlü soruya verecek cevabımız vardır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Başbakanı'nın görev gereği kullandığı uçakla ilgili bize soru sormaya mezun tüm kişi, kurum ve tarafları vakti saati geldiğinde aydınlatırız; bir usulsüzlük veya yolsuzluk iddiası varsa, çıkar hesabını veririz."

 

HUZUR HAKKI

 

Karlıtekin, THY mevzuatına göre kendisinin (başkan) 3.600 YTL, üyelerin 1.200 YTL aldığını belirterek, "25.6.2006 itibariyle THY hisselerinin %50'den azı kamuya ait bir özel şirket statüsüne girmesi nedeniyle huzur haklarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, "Bu konuda çekinceli bir durum görmüyoruz. Esasen başkan ile üyeler arasındaki ücret farkının kaldırılmasını ben şahsen uygun görüyorum. Başbakan'ın bu görevi tevdi etmesi bizatihi bir şereftir ve her şeyin ifadesi parasal değildir. THY ölçeğindeki küresel havayollarının yönetimlerinin aldığı ücretlerin çok uzağında olduğunu bilmenizi isteriz. Ben ve Genel Müdür arkadaşım Temel (Kotil) Bey, Sun Express Yönetim Kurulu'nda olduğumuz halde ek bir ücret veya huzur hakkı almıyoruz."

 

KOZLU VE ÖZKAN

 

Karlıtekin özetle "Eski Yönetim Kurulu üyesi Av.Sühan Özkan'ın, helikopter meselesinden dolayı girilen yoldan rahatsız olmak yerine bizlerle temas edip gerçek niyetimizi öğrenmesini beklerdik. AKP iktidarı ya da bakanları, şirketimize yıllarca emeği geçmiş Sn. Cem Kozlu ve arkadaşlarının peşinde değildir."

 

UÇUŞ EMNİYETİ

Sayın Özkan'ın THY'de görev yapmış bir kişi olarak 'uçuş emniyeti' konusunda daha dikkatli ifadeler kullanmasını beklerdik. Biz her türlü tedbiri alıyoruz. THY'nin sistemi ve kültürü mevcut. Türk Sivil Havacılığı görevini tam anlamıyla yapıyor. Amerikalılar FAA olarak inceliyor, IOSA denetimini yaptırdık, kurallar ve limitler dahilinde uçuş işletme yürüyüşünü sürdürüyor. Gerek insan gerek IT altyapısını sürekli güçlendiriyoruz. Hatta Sivil Havacılık talimatlarından daha kısıtlayıcı çalışma düzenini toplu sözleşme hükümleri ile kendimize kural olarak alıyoruz."

 

HAVA-İŞ SENDİKASI

 

"Sendika, bir günlük iş bırakma eylemini zaten yapamazdı. Çünkü eylemi yapacak, meşruiyet zemini hiçbir açıdan yoktu. Uygulamada bazı yöntemlerin (ki bu yöntemler hiçbir vakit uçuş emniyetine zarar vermez)gözden geçirilmesi ile var olan ve sorun olarak algılanan tali konulara ilişkin farklılıklar her halükarda ortadan kaldırılma aşamasındaydı. Bunları daha önce paylaştığımız gibi yine sendika ile paylaşırız."

 

THY NEREYE BAĞLI

 

Hangi bakanlığa bağlı olacağımız bizim dışımızdaki bir karardır. THY yönetimi, THY'yi ilgilendiren farklı alanlara hakim farklı müktesebatı olan insanlardan oluşturulmuştur. Bizlerin konuları enine boyuna tartışmamızı, farklı zaviyelerden ele almamızı ihtilaf gibi anlayanlar, boşuna bir beklenti içerisindedirler. Temel Bey ve diğer üyeler bir bütünüz ve yetkimiz dahilinde THY'de kurumsal yönetişimi her vesileyle uygulamaya gayret ediyoruz."

 

Günün Sözü

 

"Bir insan, hayatın bitmiş derse inanmayın. Hayatı onu bitirmiştir."

(Oscar Wilde)

 

Belediyeler ve kıyılar

 

İÇEL'in deniz sahillerinde, Tarsus'tan Silifke'ye kadar yazlıklara, otellere, sakinlerin denize girmesi için, en basitinden bile, iskele kurması yasak. Kurulu iskeleler de hep söktürüldü. Şimdi, kum olmayan her yerde yazlıkçılar yüzmek için denize giremiyor; sadece denizi seyrediyor. Havuzları olan havuzda yüzüyor.

Sahil boyunca birçok belediye var. İşittiğimize göre, eskiden gayri kanuni olarak lüks iskeleler yapıp sahili işgal eden, vatandaşın sahilden istifadesini engelleyen bazi siteler yüzünden bu belediyeler aralarında ihtilafa düşmüşler ve bu yüzden sahildeki bütün iskeleler söktürülmüş, şimdi en basitinden bile iskele yaptırmak yasak. Sahili kum olanlar denize girebiliyor. Ama ekseriya sahil çakıl taşlı veya kayalık. Denize girmek mümkün olmuyor. Girerseniz de, bir yerinizi yaralamadan çıkamıyorsunuz. Netice olarak hep üzgün durumdayız.

1960'lardan beri belediyeler uyudu ya da uyutuldu. Ortaya acayip çirkin manzara çıktı. Şimdi belediyeler uyanmış ve canlarına tak etmiş; vur deyince öldürüyorlar. Olan da bizlere oluyor. Belediyelerin eski tutumu yanlış olduğu gibi bugünkü tutumu da yanlış ve acayip. Buna bir çare bulacak bir kafa arayışındayız.

Abdullah PAKSOY-ADANA

 

Biliyor musunuz

 

- İSTANBUL'un Kumburgaz beldesinin CHP'li Belediye Başkanı Dr. Hüseyin Çorbacıoğlu'nun, heykeltraşlar İnayet Türkoğlu ve Hüseyin Alpaslan yaptığı 3.20 metrelik Atatürk heykelinin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda, Yalıboya Caddesi'ndeki parka konulacak Nazım Hikmet heykelinin ise 1 Eylül Barış Günü'nde açılacağını, bildirdiğini...

X