"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Kaçağın tepesindeyiz

ENERJİ Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), 2003 yılı sonunda yasalaşan Petrol Piyasası Kanunu ile sektörü düzenlemek ve denetlemekle görevlendirildi.

Bu kanunda EPDK, ulusal marker uygulamasını hayata geçirmek, sektörü disipline etmek ve petrol kaçakçılığını önlemek konusunda kanuni bir sorumluluk verilmediği halde konunun önemi ve sektöre etkisini dikkate alarak çeşitli güvenlik kurumlarıyla işbirliği yaptı, onları destekledi. Yani EPDK sektörün disipline edilmesi için 3 yıldır çalışıyor. "13 şehidimizin arkasında PKK’nın kaçak petrolü var" yazısında yer alan bazı hususlara itiraz eden EPDK Başkanı Yusuf Günay, kurulunun ne yaptığını satır başları ile anlatmak istediğini söylüyor. Açıklaması şöyle:

EPDK öncesinde petrol sektöründe kuralsızlık hákimdi, kimin ne iş yaptığının kaydı yoktu. EPDK petrol piyasasında faaliyet gösteren dağıtım şirketinden akaryakıt bayiine, madeni yağ üreticisinden taşımacıya 20 bin şirketi lisanslandırdı. Lisanssız faaliyet gösteren binin üzerinde şirket mühürlendi. EPDK aralarında kaçak ve standart dışı ürün sattığı tespit edilenlerle, aralarında en büyük dağıtım şirketlerinin de yer aldığı, mevzuata uygun davranmayan 2 bin 154 şirkete 1.896.321.235 YTL para cezası kesti.

UYUMUYORUZ...

Biyodizelle ilgili olarak yapılan denetimlerde, toplam 217 firma denetlendi, bunlardan 194 adedi mühürlenerek 41 adet firma için toplam 5.856.779 YTL idari para cezası uygulandı. Kurumumuz adına denetim yapan kurumlara 232 adet kara taşıt aracı, 16 adet amfibi bot, binlerce denetim araç gereci, bilgisayar, telefon, kamera, fotoğraf makinesi alındı.

Ulusal marker uygulamasında ne TÜBİTAK’ın, ne de EPDK’nın emekleri boşa gitti.

Sektör ulusal marker uygulamasına erteleme isterken, medyada bu konuda sürekli haberler çıkarken EPDK 1.1.2007’de uygulamayı başlattı. Bugüne kadar 12.5 milyon ton akaryakıt ulusal marker ile işaretlendi. Kim "ulusal marker denetimleri konusunda uyuyor?"

MÜHÜR VE PARA CEZASI

Gerekli eğitimden geçen, kurumumuzca her türlü teknik donanıma sahip binin üzerinde denetim elemanı, Türkiye’nin her yerinde her an denetim yaparken, kurumumuz ve TÜBİTAK’ta kurulan bilgisayar sistemi sayesinde anlık olarak ülkenin her yerinde yapılan ulusal marker denetimlerinin sonuçları izlenebiliyor. Ürününde yeterli şart seviyede marker olmayan tesis, tank mühürleniyor, hakkında idari ve adli işlem yapılıyor, para cezası uygulanıyor?

DENETLEMEYE 62 MİLYON YTL

Kurumumuz TÜBİTAK’a bu kapsamda 2006 yılında 19.6, 2007 yılında bugüne kadar 18 milyon YTL kaynak aktardı. Ege, İnönü ve Karadeniz Teknik Üniversitelerinde akredite laboratuvarlar kurduruyor. Bu kapsamda bu kurumlara 7 milyon YTL’ye yakın kaynak aktarıldı. Kaçak ve teknik düzenlemelere aykırı ürünlerin analiz bedelleri kurumumuz tarafından ödeniyor. EPDK sektörün denetimi için bugüne kadar bütçesinden 62 milyon 307 bin YTL harcama yaptı. Bugüne kadar hiçbir kurum tüm bütçesinin üçte birinden fazlasını akaryakıt sektörünün denetimi için harcamadı.

Tüm bunlar yapıldı da ne oldu? Başta akaryakıt kaçakçılığının en yoğun yapıldığı motorin olmak üzere petrol ürünlerinde kayıtlı akaryakıt tüketiminde son 2 yıldır sürekli artış yaşanıyor. Bu sayede 2007 yılının ilk 8 ayında ÖTV gelirleri % 2 artarken petrol ürünlerinden alınan ÖTV miktarı % 5.7 oranında arttı. Kaçak akaryakıt tüketimi asgari düzeylere inerken denetim elemanları ’korkusuzca’ ve inançla çalışırken, kulaktan dolma ve bilgisizce değilse kötü niyetli yorumlarla bu kurumları töhmet altında bırakmaya kimsenin hakkı yok.

ULUSAL MARKER

Sonuç olarak... EPDK son 3 yılda Türkiye petrol piyasasında kuralların tesisi konusunda bu zamana kadar sektör tarihinde gerçekleştirilmemiş görevleri başardı. İçişleri ve Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarına, Emniyet’e Jandarma’ya kaçak akaryakıtla mücadelesi konusunda her türlü maddi ve teknik ekipman desteğini vererek, ulusal marker uygulamasını hayata geçirerek etkin bir denetim altyapısı kurdu ve kanuni tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdi.

Sektörün ekonomik gelişimi ve ilgili tüm sivil toplum örgütlerinin değerlendirmeleri de bu yöndedir.

Hal böyle iken, ilgisiz ve bilgisiz ’muhatap’ kişilerden tek taraflı değerlendirmeler alıp kurumumuzun ’uyuduğu’ tarzında hem gerçek dışı hem de insafsız değerlendirmeler yapmak yerine, konuyla ilgili, EPDK’nın görev ve sorumluluklarının neler olduğu ve neleri yaptığı konusunda kurumumuzdan bilgi alınabileceğini belirtiriz."

Biz de EPDK’dan daha etkin ve yoğun denetim yapmasını diliyoruz. Çünkü bu başta kaçak petrol olmak üzere insan ve uyuşturucu kaçakçılığı parasının sonra nereye döndüğünü bizler biliyoruz.

EPDK, yazımız üzerine kamuoyuna uyarı yaptı

’10 numaralı motor yağ’ konusundaki yazılarımızdan sonra Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) web sitesinde dün bir açıklama yer aldı. Ulusal marker denetimlerinde ortaya çıkan 10 numara yağ kullanımının ’kaçak petrol’ sayıldığı bir kez daha vurgulandı. Kaçak petrolü satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliği bilerek satın alan, taşıyan ve saklayan kişi için 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası, yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılıyor. Kaçakçılıkta kullanılan araç ve gereçlere el konuluyor.

<ı>(Bu arada, Mersin’den yapılan petrol kaçakçılığının Mersin Serbest Bölgesi dışında başka limanda ve denizden yapıldığını, gereken lüzum üzerine belirtmek isteriz. Y.B.)

AKP’nin ’kaymakam’ı ramazan çadırında bayram kutlayacak

CHP’li bir vatandaş telefonda anlatıyor:

"AKP’den torpilli Küçükçekmece’ye gelen, son seçimde Elazığ’dan aday adayı olan Kaymakam H. Osman Ebiloğlu, ilçedeki protokole, partilere ve STK’lara faks çekerek, bayramlaşmanın cumartesi günü Beşyol İftar Çadırı’nda yapılacağını duyuruyor. Devletin bir kaymakamı, AKP’li belediyenin kurduğu ramazan çadırında nasıl bayramlaşma yaptırabilir. Kamunun başka bir yeri yok mudur? Bu durum kaymakamlık makamına da saygısızlıktır. Bu kaymakamı iyi tanıyınız. Hakkında birçok iddianın yanında Uğur Mumcu’nun öldürülmesi olayından yargılanarak cezaevinde 5 yıl yatan M. Ali Tekin’e, Başakşehir’deki ikametgáh adresine dayalı olarak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’ndan 2 milyar ödettirdiği bilinir."
X