"Nuran Çakmakçı" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nuran Çakmakçı" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nuran Çakmakçı

İTÜ'lü profesörden ilkokuluna vefa

Prof. Dr. Ömer Aydın Atasoy, İTÜ'lü bir akademisyen. Bakırköy Behramağa İlkokulu'ndan tam 50 yıl önce mezun olduktan sonra, Bakırköy Lisesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu.

Milli Eğitim Bakanlığı yurt dışı doktora bursunu kazanarak gittiği İngiltere'deki Manchester Üniversitesi'nden 1979 yılında doktor (Ph.D.) unvanı aldı. Kanada'nın Queen's Üniversitesi'nde, doktora sonrası araştırıcı olarak bilimsel proje gerçekleştirdi. TÜBİTAK'ta çalıştı. 39 yaşında profesör oldu.

Hayatını bilime, mesleğine adadı. Yaklaşık 6 yıldır da tüm enerjisini mesleki bilimsel bir kitap için harcadı. Kitabı tamamladığında ise tüm bu kariyerini borçlu olduğu ve hayatında önemli yer tutan ilkokul öğretmenine teşekkür bölümü yazmak istedi.

Ancak, adı Perihan olan öğretmeninin soyadının Çapa mı, Çapar mı olduğunu tam hatırlayamadı. Yarım asır önce mezun olduğu okulunun numarasını çevirdi. Durumu anlattı. Karşısına çıkan müdür yardımcısı onunla yakından ilgilendi. Bir süre sonra okul yöneticileri onu aradı ve hiç ummadığı bir teklifte bulundular. Osmanlı döneminde yapılan okulun tam tarihçesinin araştırılması için destek istediler.

55 yıl önce babasının elinden tutarak götürdüğü o binada 3. sınıfta kendisine okuma sevgisi aşılayan, bilimi ve araştırmayı sevdiren, genç yaşta profesör olurken ilk arayan Perihan Öğretmenine ve okuluna borcunu böyle de olsa ödemeyi kabul etti.

Prof. Atasoy, yaklaşık bir yıl boyunca arşivleri araştırdı, onlarca kitap, binlerce sayfa devirdi. Ve sonunda aradığını buldu. Okulunun yapım hikayesini, tam tarihini ve sonra geçirdiği evreleri tarihe not aldı.

Bitirmek üzere olduğu kitabının adı "Geçmişten Geleceğe Bakırköy Behramağa İlköğretim Okulu" oldu. Sayfalarına olmasa da mezunlarına "Ziyan olmayan yeteneklerim, sonraki tüm öğrenim hayatım boyunca gerekli itici gücü sağladı. İlkokuluma ve Perihan Öğretmenime, geri ödeyemediğim çok şey borçluyum. Onlara sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum" sözlerini söyledi.

Şimdi 126 yıllık geçmişe sahip okulla ilgili elinde bilgi, belge, diploma veya fotoğraf olan herkesi paylaşmaya çağırıyor.

Bütün bunları Prof. Atasoy'dan dinleyince öğrencilerde iz bırakan, hayatlarının yönünü değiştiren okul ve öğretmenler ne kadar önemliydi diye düşünmeden edemiyor insan.

 

***

Öğrenciler ve törenler

Cumhuriyet Bayramı'nda Van'da meydana gelen 7.2 şiddetinde depremde ölen ve yararanlar için Cumhuriyet Bayramı törenleri iptal edildi. Bazı okullar Bakanlıktan gizli gizli bu törenleri sessiz sedasız yaptı.

19 Mayıs törenleri için de Milli Eğitim Bakanlığı, "Kutlama dönemlerinin mevsim olarak soğuk bir zamana denk gelmesi nedeniyle sağlık sorunlarına yol açmasına, çalışma süresinin uzun olması sebebiyle öğrencilerin derslere ilgisinin azalmasına, motivasyonların düşmesine, gönüllü olmayan öğrencilerin ve velilerin okullarla olan ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğu yönünde duyumlar alınmaktadır.... Başkent dışındaki il ve ilçelerde kutlamaların sadece okullarda yapılması"nı önerdi. Ama buna tepki olarak bazı okullar salonlardaki bu törenleri daha şatafatlı hale getirecek.

Diyanet İşleri Başkanlığı yaklaşan sömestr tatili nedeniyle öğrencilere ve ailelerine Umre özel programı yaptı. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer "Bizimle ilgisi yok" dese de her fırsatta bu karşısına çıkacak.

Bütün bunlardan cesaret almış olacak ki Konya'nın Seyhideşir ilçesinde bir dernek ilköğretim öğrencilerine yönelik "Haydi Çocuklar Camiye" adlı yarışma başlattı. 90 günlük sürecek yarışmada öğrencilere çeşitli ödüller vaadedildi. Sabah ve yatsı namazının puanı 30, ikindi ve akşam namazının puanı ise 10 puan belirlendi. En çok puan alan da çok özel teknolojik ödüllere kavuşacak.

Şimdi 23 Nisan'ı bekliyorum. Baylar, bayanlar her 23 Nisan'da da yağmur nedeniyle törenler iptal oluyor. Üşüyen çocuk fotoğrafları arşivlerde bekliyor. Bahane de var. Durmayın.

Birileri öğrenciler, çocuklar, okullar üzerinde birşeyler yapmak istiyor. Siz ister deprem, ister çocuklar üşüyor diye tören iptal edin, isterse eskiden de Umre'ye bu çağrı yapılıyor, bu yarışmalar oluyordu deyin, ben de "birşeyler yanlış gidiyor" diyorum. Çark etmeden önce düşünmekte yarar var.

Keşke bu törenleri toptan kaldırmak yerine çocukların, gençlerin gerçekten kendilerince eğleneceği, samimiyetle kutlayacakları şölenler, şenlikler halinde yapsak. Üşümelerini, yorgunluklarını bir kenara koyup, kararı onlara bıraksak.

Bir de sormak istiyorum. Çocuklar törenlerde üşüyor da, devlet büyüklerimizi karşılarken bahçede, okul önlerinde sıra sıra dizilirken üşümüyor mu?

X