İki sevgili arasında “Sperm hırsızlığı” suçu olmaz

TÜRKİYE birkaç hafta önce Antalya’da, bir kız bebeği dünyaya getirdikten sonra işadamı sevgilisinin “sperm hırsızlığı” yapmakla suçladığı R.A’nın davasını merak ve şaşkınlıkla izlemişti.

Haberin Devamı

Bu olaydan sonra bana mail atan çok sayıda kadın okurum da merak edip “Böyle bir suç olabilir mi?” diye sordular. Yargıtay içtihatlarını araştırıp, hukukçulara danıştım. Hamile kalan R.A’nın eylemi Türk Ceza Kanunu ve Yargıtay içihatlarına göre suç değil. R.A ile sevgilisinin birlikteliği rızaya dayalı olduğu için hukuka uygunluk sebebi var ve suç sayılmıyor. İşin cezai boyutu böyle.
Sperm çarşıda satılmıyor
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim üyesi Prof Dr Ahmet Kılıçoğlu’na da konunun hukuki boyutlarını sordum. Bakın o nasıl değerlendirdi:
“Sperm çarşıda, pazarda satılan bir ürün değil. Burada artık bir hırsızlıktan sözedilemez. Doğan çocuğun babasının kim olduğunun belirlenmesi istemesine, istememesine, spermlerini reddetmesine bağlı değildir. Önemli olan çocuğun korunmasıdır. Soybağının tespitidir. Çocuk masumdur.
Tazminat davası da olmaz
Evli bir kimsenin eşini başka bir kadınla aldatması ve evlilik dışı çocuk edinmesi farklıdır. Evlilik birliğinde cinsel sadakat hükümlüğü vardır. Bu haksız fiil nedeniyle örneğin evli bir kadın eşiyle ilişkiye giren kadına maddi-manevi tazminat davası açabilir. Ama burada kendisi de doktor olan bu kişinin ‘Sevgilim spermlerimi çaldı. Beni babalığa zorladı’ diye dava açmasını ve kazanma ihtimalini zayıf görüyorum. İstisnai hal var. Cinsel ilişkinin sonuçlarını göze alması lazım. Cinsel ilişkide bulunduğu takdirde, kadının hamile kalabileceği ihtimalini düşünmesi lazım. Cinsel ilişkide bulunup sonra da ‘benim rızam dışında çocuk doğdu, tazminat isterim’ demesi de olmaz.
Evlilik olmasa da soybağı kurulur
Bir kadının rızasıyla ya da rızası dışında çocuk doğmuş olabilir. Artık bu noktada tarafların rızalarına bakılmaz. Ya da rızaları olmaksızın cinsel ilişki sonunda doğan çocuğa ağır sonuçlar yüklenemez. Kadının açmış olduğu davada, çocuğun babasının kim olduğu tıbben tespit edilir. Evlilik olmasa da baba ile çocuğun soybağı kurulur.
Babanın somut olayda olduğu gibi çocuğu istememesi, kadını ‘sperm hırsızlığı’ ile  itham etmesi soybağının kurulmasını engellemez. Eğer çocuk bu babadan olma ise bu kişiye bağlanacak ve yasal haklarını kullanacaktır.
Kadının tazminat hakkı da var
Soybağının kurulmasının ardından çocuğun babadan talepleri olacaktır, reşit oluncaya kadar bakılmasını isteyecektir, nafaka talep edecektir. Onun adına bu taleplerde annesi veya vasisi yapacaktır. Evlilik dışı çocuğun velayetini ise anne (R.A) alacaktır. Medeni Kanuna göre evlilik dışı doğuran kadının da haklar vardır. Maddi tazminat, doğum giderlerini, isteyebilir. Ancak, bu sınırsız bir çıkar değildir. Belirttiğim şekilde yasada sınırları çizilmiştir. Babanın bunları kabul etmemesi de önem taşımaz. Mahkeme, yasadaki bu tazminatların da kadına ve çocuğa ödenmesine hükmeder.

 

Yazarın Tüm Yazıları