Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hadi Uluengin: Belgrad şarkısı

Hadi ULUENGİN

PAZAR günü gerçekleşen Yugoslavya seçimlerinin sonucu dün bu satırların yazıldığı öğlen saatlerine doğru henüz belli olmamıştı.

Hem diktatoryasını ilebet sürdürebilmek için anayasasını değiştiren Slobodan Miloseviç, hem de muhalefeti bir blok halinde etrafında toplayan Vojislav Kostunica sandıkların kendileri lehinde kapandığını ilan ediyorlardı.

Son durumu öğrenmek için televizyonu açtığımda ise aynı muhalif kesime mensup sayısız gencin Belgrad meydanlarında Rolling Stones'un o efsanevi ‘I can get no satisfaction’ parçasını dinleyerek zafer kutladıklarını gördüm.

Sırbistan ve rock şarkı, biraz düşünmeye değer...

* * *

EN önce şunu vurgulayalım ki, Miloseviç efendi denetim altında tuttuğu idari ve zapti mekanizmayı kullanarak sonuçları bir defa daha tahrif etse bile, Balkan ülkesinde artık bir şeylerin değişmekte olduğu kesin.

Bütün alicengiz oyunlarına karşın başkanlık oylamasının ikinci tura sarkması dahi, ‘ötekine nefret’ körükleyerek on üç yıldır iktidar koltuğunda oturan Çetnikbaşı'nın büyük destek yitirdiğini ortaya koyacak.

Destek... Evet, inkarı mümkün değil, Slobodan Miloseviç'in baştan itibaren halk desteği mevcuttu ve bu, tarihi mitolojilerin ve ruhi travmaların etkisi altında yaşayan Sırp ulusunun hala modernleşememiş olmasından kaynaklanıyordu.

Nedenlerine şimdi girecek değilim ama, aynı Sırp ulusu Slovenya'nın, Bosna'nın, Hırvatistan'ın, Kosova'nın teker teker elden çıkmasına; her defasında yenilgiyle noktalanan savaşların insani ve iktisadi açıdan dehşet pahalıya mal olmasına; Belgrad başkentli devletin uluslararası paryaya dönüşmesine rağmen, velev ki muhalif gençler meydanlarda ‘I can get no satisfaction’ dinliyor olsun, heyhat, modernleşmemek iradesinde inanılmaz uzun bir süre ısrar etti.

Bilinçaltındaki gayrı mantiki ‘dışlanmışlık’ duygusu, şoven ve milliyetçi propagandanın da körüklemesiyle, son tahlilde vasat bir demagog kimliği taşımaktan öteye gitmeyen Miloseviç gibi bir despotun hakimiyetini pekiştirdi.

Açık söyleyelim, burada kolektif bir günah ve sorumluluk söz konusudur.

Nitekim, dürüst geçmişle ortaya çıkan muhalefet önderi Vojislav Kostunica'nın bugün biraz şansı varsa bunun nedeni önemli ölçüde, söz konusu şahsiyetin kendisini milliyetçi değilse bile ‘yurtsever’ olarak tanımlamasından ve daha Tito döneminden itibaren ‘özel Sırp duyarlılığı’nı sahiplenmesinde yatıyor.

Zaten unutmayalım Kostunica en başından itibaren, iktidara gelmesi durumunda da savaş suçlusu Miloseviç'i Lahey'e teslim etmeyeceğini duyurdu.

Dolayısıyla, şimdiki aşamada şu ana noktaları saptamamız gerekiyor:

* * *

DOĞRU, Slobodan Miloseviç'in kabak tadı vermesinden ve inmiş sillelerin acısından ötürü pazar günkü oylama Belgrad'da bir şeyleri değiştirmiştir.

Fakat, hem Çetnikbaşı hala elinde önemli kartlar tutmaktadır, hem de muhtemel bir değişimi dahi şimdilik izafileştirmek gerekmektedir.

Çünkü, bir; ‘Muhalefet Blok’u isyanını Rolling Stones dinleyerek dışa vuran şehirli gençlikten, hoşnutsuzluğu aslında karaborsa mısır tohumunun pahalılanmasından kaynaklanan Fruşka köylüsüne dek yamalı bohça bir cephedir.

İki; hiç şüphesiz Miloseviç'in nefret retoriğiyle kıyaslanmasa bile, onların ortak paydasında da ‘özel Sırp duyarlılığı’ mevcuttur.

Başka bir deyişle, Kostunica'nın Federasyon başkanlığı koltuğuna oturması ihtimali Sırp ulusunun modernleşmesinde belki bir aşama oluşturacak; ancak bu, Balkan halkının birden bire ‘günahlarından yıkandığı’ anlamına gelmeyecektir.

Evet, Sırp halkı açısından ortada kolektif bir günah ve sorumluluk vardır.

Ve, bu günah öylesine ağırdır ki, onun mağdurlarının bir rock şarkısının, ‘I can get no satisfaction’, çalınmasıyla tatmin olması çok, çok zordur...

X