"Ayşegül Domaniç Yelçe" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşegül Domaniç Yelçe" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşegül Domaniç Yelçe

Gözleri görmeyen ressam

Merhabalar sevgili okurlar. Bugün sizleri resim sanatının büyülü dünyasında gezinmeye, doğuştan görme engelli bir sanatçının neler yaratabildiğini görmeye davet ediyorum.

Eşref Armağan adını sanırım pek çoğunuz duymamışsınızdır. Geçmişte yayınlanan TV programları ve gazete makalelerine rağmen, Armağan fazla bilinen bir kişiliğe sahip değildir. Oysa ki  kendisi, eserleri hem Türkiye çapında hem de yurt dışında çeşitli sergilerde yer almış olan çok özel bir Türk ressamdır.

GÖZLERİ GÖRMEYEN RESSAM / FOTOGALERİ  

Eşref, doğuştan görme engelli bir ressam. Hiç bir zaman gün batımını, baharda yeşeren, çiçek açan doğayı ve onların renklerini görememiş. Ancak, mücadeleci kişiliği ve kararlılığı ona duygularını dile getirebilmek için bir ses, bir anlamda da, görmek için göz kazandırmış.  

Eşref Armağan'ın biyografisi oldukça enteresan:  

Armağan, bundan 52 yıl önce İstanbul'da, Fatih'in çok mütevazı mahallelerinden birinde, dünyaya gelmiş. Ne çocukken ne de yetişkin çağda hiçbir öğrenim görmemiş. Körler alfabesini bile 30'undan sonra öğrenmiş. 6 yaşında, boş bulduğu kâğıtlara, dokunduğu nesneleri çizmeye başlamış. İlk tablosunu ise 14'ünde yapmış. 18 yaşında önce parmakları ile kâğıt üzerine, sonra da kartona yağlı boya ile resim yapmaya başlamış. Yağlı boyadan da akrilik boyaya ve tuvale geçmiş. Böylece, elleri artık onun gözleri olmuş. Görmemesine rağmen çizdiklerinin bu denli gerçeği yansıtması, resim yapmanın onda bir tutkuya dönüşmesini sağlamış. 

Eşref Armağan, kendi kendine dünyada başka hiçbir kimsenin kullanmadığı bir resim tekniği geliştirmiş. Resim yaparken mutlak sessizliğe ihtiyaç duymakta ve kendini böylelikle yapacağı resmin “içinde” hissetmek istemekte. Öyle ki bir deniz resmi yaparken “acaba can yeleği giymeli miyim?” diye düşünebilmekte.

Armağan, önce, bir “Braille” (Körler alfabesi) kalemi kullanarak yapacağı resmin konturlarını çiziyor. Bu resim eğer erişilebilir bir obje ise onu parmaklarıyla hissediyor; daha soyut resimler için ise tariflerle yetiniyor. Tatmin edici bir sonuca ulaştıktan sonra, yağlı boyaları elleriyle tuvale taşıyor. “Fırça kullanırsam boyaları hissedemem” diyor. Boyaları kullanırken her seferinde sadece tek renk kullanıyor, aksi halde boyalar birbirine bulaşabilir. İkinci rengi kullanmadan evvel bir önceki renk tabakasının tamamen kurumasını bekliyor. Bu işlem, iki-üç gün sürebiliyor. Dışarıdan hiçbir yardım almadan geliştirdiği bu resim metodunu sadece Eşref Armağan kullanabiliyor. 

Armağan’ın hiç görmediği nesneleri dokunduktan sonra resmedebilme yeteneği Harvard Üniversitesi nöroloji bilim dalı profesörlerinin dikkatini çekmiş ve kendisinin beyin yapısını incelemişler.  Sonuçta, Eşref Armağan’ın beynini gören insanlar gibi kullandığını fark etmişler. Sonuçlara göre, Armağan'ın beyni, körlerin de görsel hafızaya sahip olabileceğini kanıtlayabilir. Çünkü, diğer görme engellilerin aksine, Armağan'ın beyninin görsel hafıza bölümü gören birininki gibi çalışıyor. Toronto Üniversitesi'nden John M.Kennedy, Eşref Armağan’ın körlerin eğitimi konusunda önemli bir mihenk taşı oluşturduğunu ve dünyada bu şekildeki tek örnek olduğunu söylüyor. 

Böyle bir sanatçıya sahip olduğumuz için, ne mutlu bize.

Engellerimizi hissettirmeyecek, engelsiz bir yaşam dileği ile...

X