"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Genç bir anneden etkileyici bir mektup

Bugünkü genç annelerden biri.

Bir dönem gençlik hareketlerine karışmış, 68-70 kuşağı gençlerinden olmalı. O süreçte birine gönül vermiş. Belli ki o sevgi evlilikle noktalanmamış ama yine de unutulmamış. Sözleri dikkat çekici...


Eski sevgiliye...

Sevgili Feyza Hanım, aşağıdaki yazımla bugünkü gençlerimizin anne ve babalarının duygularını anlatmak istedim. Ve  sevgi, güzel hayaller ve emek kavramlarını sizin köşenizin temel taşları olarak gördüğümden yazımı size gönderiyorum...

***

Hani demiştin ya, ‘biz en uygun çifttik aslında” diye.
Ben de eğer evlenseydik, bugün nasıl olurduk, diye düşündüm...
Herhalde bakmanın zor olduğunu da bilsek, ailelerimize güvenip iki çocuğumuz olsun isterdik. Bu sayı kazayla ya da aile dolduruşları ile üç de dört de olabilirdi.
Güzel, hareketli, neşeli bazen de küçük iç savaşların olduğu bir ailemiz olacaktı. Onların iyi eğitim görüp kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için; bütün dikkatimizi, gayretimizi onlara yönlendirecektik. Kendi hayallerimizi bir yana bırakıp, onlara güzel bir gelecek sağlamak, bizim idealimiz olacaktı.
Onlardan kesin yüzde 50’si Gezi Parkı’na gidecekti. Ben hem korkacak, telaşlanacak hem de bir yandan da özgür yetiştirmeye çalıştığım çocuklarımın karşısında duramayıp her gün destek olsun aç kalmasınlar diye yemek, börek, çörek yapıp onlara taşıyacaktım.
Gençliğimizde akşamları çocuklarımız uyuduktan sonra oturup karşılıklı çay içtiğimiz balkonumuzda, gözümüze uyku girmeden, hiç konuşmadan endişeyle, korkuyla dışarıdaki sesleri dinleyecek, sabahı sabah edecektik.
Sen; bütün aileyi koruma sorumluluğunu hissettiğinden, belki hepimize olaylara karışmamamızı söyleyip, bizi evde tutmaya çalışacaktın, yüreğin haklıdan yana cayır cayır yanarken.
Ey sevgili; 1970-80’lerde özgürlük isteyenlerin hapislerde çürüdüğü devirlerdi ilk  göz göze gelişimiz. O baskılar korkular altında, yüreğimizdeki özgürlükle insanca yaşama sevdasından hiç vazgeçmedik.
Tabii ki bizim çocuklarımız doğaya saygılı, hayvanları seven, sanatla, sporla, dünya ile iç içe yaşayan gençler olacaktır. Ve biz; tabii ki bu sefer de onların yanında daha inatla daha güçlü bir şekilde yer alacağız.
Başka nasıl olabilirdi ki?
Rumuz: Nurferi O.

İyi ki doğdun Yasemin
Bugün canım torunum Yasemin’in dokuzuncu yaş günü. Datça’da olduğum için ne yazık ki yanında olamıyorum. O güzel yanaklarından öpme fırsatım olmayacak bugün. Ama hiç değilse doğum gününü buradan kutlayıp ona bir sürpriz yapmak istedim. Yaseminim, nice nice mutlu yıllara...

X