Fizyolojik yenilenme mümkün mü? KALİTELİ YAŞAMANIN ÖNEMİNE VARIN

Bir kişinin takvim yaşından daha genç bir biyolojik yaşa sahip olabilmesinin ilk şartı mükemmel bir beden ve ruh uyumudur.

Fizyolojik yenilenme her yaşta mümkündür. "Beden ve ruh uyumu" bu yenilenmenin başlangıç noktasıdır. Bu uyum en güçlü vitaminden, anti-aging kreminden, gençlik iğnesinden daha etkilidir.

"Mükemmel sağlık"
Dr. Deepak Chopra’nın ünlü kitaplarından birinin adıdır. Chopra’ya göre mükemmel sağlığın sırrı eksiksiz bir beden-ruh uyumunda saklıdır. Eğer ellili, altmışlı yaşlarda kendinizi hálá otuzlu yaşlarda hissetmek istiyorsanız, işe bu uyumu sağlamakla başlayın.

Yaşlanmayı etkileyen en önemli unsurların damar yaşlanması, bağışıklık sisteminin yıpranması, sosyal ve çevresel problemlerin, kirlenmelerin, çatışmaların artması olduğu biliniyor. Birçok kez tekrarladık: Kaliteli yaşamak, uzun yaşamaktan daha önemlidir. Ne yaparsanız yapın doğal yaşlanmayı (biraz yavaşlatsanız bile) durduramazsınız. Ama küçük değişimlerle yaşam kalitenizi kolayca arttırır, mükemmel sağlığı rahatça yakalarsınız.

Orta yaşa geldim ama kendimi çok iyi hissediyorum diyen 52 yaşındaki Faruk Saraç’ın yaşam tarzında da birçok doğru ve yanlış birlikte yer alıyor. Faruk Bey "mükemmel sağlığı" gerçekten arzuluyorsa bu yazıyı dikkatle okuması gerekiyor.

GENÇLEŞMEK İÇİN ASLA ÇOK GEÇ DEĞİL

Fizyolojik yaşı azaltabilmek, mükemmel bir fizyolojik yenilenme süreciyle her yaşta mümkündür. Asla "şimdi artık çok geç" ya da "benim için henüz çok erken" değildir. Fizyolojik gençleşme çabasına her yaşta başlayabilirsiniz. Ne kadar erken başlarsanız, ne kadar doğru ve bilimsel bir program uygularsanız şansınız o kadar fazla olacaktır. İster bugün, ister yarın ama bu değişimlere bir gün mutlaka başlayın. Bu yenilenme yolculuğuna her zaman çıkabileceğinizi asla unutmayın.

1900’lü yıllarda sadece 45 yıl kadar bir yaşam hayal eden insanların torunları olarak şimdi en az 75 yıllık bir yaşam beklentisini çoktan kazandınız. Çoğunuz 90-100 hatta 120 yılı hayal ediyor. Bundan 10 yıl kadar önce Hacettepe Üniversitesi’nde katıldığımız yıldönümü kutlamasında Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, üniversitenin kurucusu İhsan Doğramacı’yla yaptığı randevuyu hiç unutmuyorum. Süleyman Bey, Doğramacı’ya üniversitenin 20 yıl sonraki kutlama töreninde de birlikte olma arzusunu dile getirirken hem kendine hem de İhsan Bey’e güveniyordu. Her ikisi de bu randevuya, Allah izin verirse yetişecek diye düşünüyorum.

İNCİRİN KALORİSİNE DİKKAT!

Faruk Saraç’ın yiyip içtiklerine hiçbir itirazımız yok. Doğru şeyler seçiyor, uygun miktarda tüketiyor, bu nedenle de iyi bir beslenme notunu hak ediyor: 8. Faruk Bey’in besin seçimleri içerisinde birine özellikle dikkati çekmek istiyorum: İncir. İncir, faydalı bir yaz meyvesi. Eğer kurusunu da seviyorsanız kış aylarında da ondan faydalanmanız mümkün. Posa miktarı oldukça fazladır. Bağırsakların boşalmasını kolaylaştırıcı bir yararı var. Vitamin ve mineral gücü yüksek. Bol miktarda bitkisel sterol ihtiva ettiğinden kolesterol kontrolünde de bir hayli etkili. Özellikle siyah incir zengin bir antioksidan kaynağı. Küçük bir kusuru var: Kalorisi çok yüksek. İri bir incir neredeyse 40-50 kaloriye yakın enerji içeriyor. Bu nedenle de ölçülü tüketilmeli. Glisemik yükü fazla, kan şekerini biraz hızlı yükseltiyor. Özellikle şeker hastalarında kan şekerinin ayarını güçleştirebiliyor. Kilo problemi olanların da incir yerken tutumlu olmalarında fayda var.

GÜNDE BİR PAKET SİGARA 8 YIL YAŞLANDIRIYOR

Faruk Saraç beslenmede aldığı iyi puanları sigara kullandığı için harcıyor. Eğer sigara kullanmaya devam edecekse tuzu azaltmak, hamur işi ve tatlılardan uzak durmak gibi zahmetlere de katlanmasına gerek yok. Sigara yaşlandırıcı ve hastalık yapıcı alışkanlıklar arasında ilk sırayı alıyor.

Amerikalı, ünlü "Uzun Yaşam Uzmanı" Prof. Dr. Roizen’e göre günde bir paket sigara içmek, sigara içmeyen birine kıyasla sizi en az 8 yıl daha fazla yaşlandırıyor. Sigarayı bırakmak daha ikinci ayda bir yaş ve beşinci yıla ulaştığınızda 7 yaş gençleştiriyor. Faruk Bey’in yaşam tarzı alışkanlıklarına ilişkin notunu düşük tutuyorum: 7. Yukarıdaki bilgileri okuyunca sigara içmeye devam edip etmeyeceğini de merak ediyorum.

HER GÜN YÜRÜYÜN 4 YIL GENÇLEŞİN

Aktivitenin, özellikle düzenli yürüyüş alışkanlığının sağlığı korumak dışında gençleştirici etkisi olduğunu bu sayfada defalarca okumuş olmalısınız. Doktor Roizen da fizyolojik yaşı azaltma planına düzenli yürüyüş eklenmesinin önemli olduğu kanaatinde. Ona göre her gün 110 dakika yürümek ya da benzeri bir bedensel faaliyette bulunmak sizi en az 3-4 yaş gençleştirecektir.

Ben, Roizen’den daha insaflıyım. Hastalarımın 30-45 dakika yürümesini yeterli buluyorum. Faruk Saraç hareketli bir yaşamı olduğunu söylüyor ama ne sıklıkta yürüdüğü pek anlaşılmıyor. "Arada sırada yüzdüğünü belirtiyor" biz bu arada sırada ölçüsünü "bir tutam" veya "bir parmak" ölçüsünden pek farklı görmüyoruz. Faruk Bey’in biraz daha hareketlenmesi gerekiyor. Aktivite notu: 8

Faruk bey uyku ile herhangi bir sorunu olduğunu belirtmemiş. Bu bölümden iyi bir not almayı hak ediyor: Aile mirasına gelince kalp krizi dışında herhangi bir genetik problemin olmadığını belirtiyor. Kalp krizinin de genç yaşlarda ortaya çıkan ve sık görülen bir özellik taşımadığı anlaşılıyor. Kısacası genetik miras notu da fena değil: 8 Faruk Saraç’a sağlıklı, huzurlu ve verimli bir hayat diliyorum.

DOZUNDA STRES ÖMRÜ UZATIR MI?

Stresli insanlar daha uzun mu, daha kısa mı yaşarlar? Bu soruyu yanıtlamak zor değil. Sizin yanıtınızın da "stresli olanlar daha kısa yaşar" şeklinde olacağını biliyorum. Biliyorum ama bir hastamın bana yönelttiği şu önemli soruyu yanıtlamakta da güçlük çekiyorum: Hastam, bu soruyu bana bir konferansımda yöneltti ve beni bir hayli terletti! "Madem stres ömrü kısaltıyor, nasıl oluyor da onca ihtilal görmüş, seçilme, yenme, yenilme mücadelesi yapmış Demirel, Bayar, İnönü, Evren gibi liderler 80’li yaşları kolayca tamamlamış?" Bu sorunun bir yanıtı var ve bu yanıtı başka bir yazımda vermeye çalışacağım. Çünkü yanıt bir hayli uzun ve karmaşık. Küçük bir ipucunu şimdiden verebilirim: İyi yönetilebildiğinde, dozunda stres hayatı uzatabiliyor. Faruk Saraç’ın stres yönetim notunun iyi olmadığını sanırım siz de fark etmişsinizdir: 8

MİTOKONDRİ YAŞLANMASI YAVAŞLATILABİLİR Mİ?

ABD’nin Berkeley Üniversitesi’nden Doktor Bruce Ames, yaşlanmanın "mitokondri yaşlanması" ile ilişkili olduğu düşüncesindedir. Bu teoriye göre, yaşlanan mitokondri hücre enerji üretim merkezi hücrenin geri kalan bölümlerinin kullanacağı kadar enerjiyi üretememektedir. Doktor Ames’e göre, mitokondri yaşlanmasını önlemenin yolu şimdilik üçlü bir destek programını uygulamaktan ibarettir. Bu program her gün düzenli olarak 200 mg Alfa Lipoik Asit, 100 mg civarında Koenzim Q-10 ve 500 mg kadar Acetil-L Karnitin almayı gerektirir. Bu programın etkili olacağına yürekten inanıyorum ve önemli bir yan etkisi olmayan bu üçlü karışımı yaşlanma belirtilerini yavaşlatma programıma giren hastalarıma uyguluyorum. Sonuçların memnuniyet verici olduğunu söyleyebilirim.

ERKEN YAŞLANMA SEBEPLERİ

Beslenme eksiklikleri

Hipertansiyon, şeker hastalığı, damar sertliği gibi uzun süreli sağlık sorunları

Homosistinüri mevcudiyeti

Kas ve eklem sorunları

Egzersiz eksikliği / Hareketsiz yaşam tarzı

Kolesterol ve trigliserit yüksekliği

Yoğun stres, mutsuzluk, kötümserlik, depresyon

Organ yetmezlikleri: Tiroid bezi tembelliği, karaciğer yetersizliği, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği

Hipofiz yetmezliği

Yoğun çevresel kirlilik ve radyasyona maruziyet

Uyku sorunları yetersiz ve kalitesiz uyku

Sigara, alkol, madde (uyuşturucu) bağımlılığı

NASIL YAŞIYORSUNUZ?

Faruk Saraç (52) Modacı

Orta yaşa geldim ama bugüne kadar hiçbir sağlık sorunuyla karşılaşmadım. Doğrusu tek kelimeyle mükemmel bir sağlığım var. Ailemde ise kalp krizi dışında hiçbir sağlık sorunu hatırlamıyorum. Doğrusu bana iyi bir miras devrettiler. Hele amcam 80’ini geçmesine karşın gayet sağlıklı bir yaşam sürüyor. Sıradan bir günüm bile çok hareketli geçiyor. Bunun dışında müthiş bir aktivite programım yok. Arada sırada yüzüyorum. Ama en önemli aktivitem açık havada yürümek.

Bugüne dek kilo sorunum olmadı. Halbuki öğünlerim de pek düzenli değil. Ama hiç atıştırma huyum yok. Ne gece ne de davet yemeklerinde ölçüyü kaçırmıyorum. 30 yıldır her sabah yoğurt yerim. Kayısı, incir, karpuz, siyah üzümü bol bol yiyorum. Kışın biraz değişiklik yapıyorum: Yoğurdun yanına nar, elma ve acı biber ekliyorum. Sebzenin, kereviz hariç her türünü seviyorum. Yaz-kış bol bol tüketiyorum. Tavukla hiç aram yok. Ama kırmızı et yerine balığı tercih ediyorum. Makarna ve pilavdan uzak duruyorum. Hiç tuz kullanmıyorum. Normal bir günde tek şekerli iki bardak çay içiyorum. Sigara kullanıyorum. Alkolle aram yok. Her gün üç litre su içiyorum. Hiçbir ilaç kullanmıyorum, aspirin bile almıyorum. Stresle mücadelem pek iyi değil. Ama öyle strese bağlı bir sorun yaşadığımı hatırlamıyorum. Yine de duygularını rahat ifade edebilen, kendine gülebilen birisi olmadım. Ama kendime iyi bakmaya çalışıyorum. Uykuyla ilgili bir sorunum yok.
Yazarın Tüm Yazıları