Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Evlenirsen kızımı alırım tehdidi

Yeni bir ilişkiye yelken açtığı için Hülya Avşar’a öfkelenen Kaya Çilingiroğlu, bu tehditkár cümleyi söyledi.

Ancak Çilingiroğlu ve onun gibi düşünenlere tek bir yanıtım var: Beyler, kızınızı değil havanızı alırsınız!

Her kelimesi tehdit kokan "Evlenirsen kızımı alırım" cümlesini işittiğimde hayata karşı yalpalama devresindeydim. Tek başına mücadelede ne halt yiyeceğimi kara kara düşünürken Nehir’in babası bana işte böyle dedi. Tıpkı Kaya Çilingiroğlu’nun Hülya Avşar’a dediği gibi...

Aradan yedi yıl geçti. Tam olarak nasıl bir tepki verdiğimi hatırlamıyorum, ama bu cümlenin hayatımı şekillendirirken kafamın üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallandığını söyleyebilirim. Bu süre içinde evliliği aklımdan bile geçirmedim, ama babası kızımı elimden alır korkusu yüzünden değil. Sonuçta elimde kapı gibi velayetim var. Hangi hakim sadece evlendiği için çocuğu anneden alıp babaya verir?

Çoğu kadın yeni bir yaşam kurma konusunda çelişkiler yaşıyor. Yeniden aşık olmayı kendine hak görmeyenlerin sayısı hiç de az değil.

Ekranlarda çok sevdiğimiz dizilere hiç dikkat ettiniz mi? Kadınlar mutlaka eşlerinden ayrılmış ya da eşlerini kaybetmişler, bir ya da iki çocukları var ve dizinin jönü tarafından deli gibi seviliyorlar. Mesela Aliye, Bir Dilim Aşk, İki Aile, eskilerden Şehnaz Tango bunlardan birkaçı... Bunlar renkli camın sunduğu masallar. Oysa gerçek yaşam tam tersi...

Bu hak erkeklerin mi?

Erkekler aşık olmayı, ikinci, üçüncü evliliği yalnızca kendilerine hak görüyor. Eski eşin ağzından "Yeniden evlenmeyi düşünüyorum" ya da "Hayatımda biri var" cümlesini işittiklerinde, aynı tornadan çıkmış sert tepkiyi gün ışığına çıkarıp, çocukları annenin elinden almakla tehdit ediyor. Hep aynı hikaye...

Hülya Avşar’ın, Ali Güven’le bir ilişki yaşama ihtimali bile beni sevindirdi. Kızı Zehra konusunda aşırı hassasiyeti olan bir kadının kendi hayatı olacağını toplumun gözüne sokmasına, toplumun da bu ilişkiye onay vermesine sevindim. Kızdığım ise Kaya Çilingiroğlu... Bir yandan başka bir adamı kızının yanında görmeye tahammül edemeyeceğini söylüyor, diğer yandan kızına bir kardeşi olacağı haberini veriyor. Sizce Zehra’yı, annesinin sevgili adayı mı, babasının yeni çocuğu mu olumsuz etkilemiştir? Yeni bir yaşam kurma konusunda engel tanımayan bu adamların, söyledikleriyle daha az çelişen bir yaşam sürmesi neden bu kadar zor?

Tamam, insan ilişkileri zordur. Hele arada çocuk olunca bu konular tek çözümü olmayan problemlere dönüyor. Bırakın yeniden evliliği, flört etmek bile sorun. Çocuklar bu durumdan bir şekilde olumsuz yönde etkileniyor. Bu nedenle hayatı boyunca yeniden evlenmeyi düşünmeyen, kendini çocuklarına adayan kadınlar var. Üvey babanın yaratacağı etkiyi hesaplayamadığı için riske girmeyen kadınlar çoğunlukta. Bu risk nedeniyle çoğumuz kendimize sınırlar koyup, etrafımıza duvar örüyoruz.

Biz bu kadar hassas davranırken, eski eşlerin ortaya çıkıp "Evlenirsen çocuğumu alırım" tehdidi bana ters geliyor. Bu yüzden onların anlayacağı dilden, racona uygun bir yanıt veriyorum: Beyler kızınızı değil, havanızı alırsınız!

’Nafaka’ önerisi

İki haftadır üzerinde durduğum nafaka konusuna pek çok okurum destek verdi. İzmir’de yaşayan Nihat Tarımeri adlı okurum İsviçre’de uygulanan yöntemin Türkiye’de uygulanabileceğini söylüyor. Yetkililerin dikkatine sunuyorum;

Türkiye ile aynı maddeleri içeren İsviçre Medeni Kanunu kapsamında nafaka sorununa yönelik olarak ’Nafaka Avans’ sistemi (Alimente Vorschuss) adı altında bir uygulama bulunmaktadır.

Çocuğun ve gencin gelişimini tehdit eden unsurların gözetim ve denetimi bağlamında vesayet konusuna yaklaşan yasa bağlamında bu işin yürütülmesi için resmi Vesayet Kurumu şeklinde bir yapılaşma oluşmuştur. Bu yönde kantonların yapılarına göre sosyal dairelere bağlı olarak Gençlik Dairesi (Jugendamt) şeklinde kurumsal yapı oluşturulmuştur.

Çocuklu bir ailenin boşanmasından sonra nafakayı da içeren mahkeme kararının bir sureti aynı zamanda Gençlik Dairesi’ne gönderilir. Bir görevli çocukların boşanmadan etkilenmemesini ve gelişimlerini tehdit edecek bir durumun olup olmadığını değerlendirir.

Eşler arasında nafakanın alınmasına bir sorun olduğunda eş Gençlik Dairesi’ne ve Sosyal Daire’ye bu konuda yetki verir. Mahkemenin bağladığı nafakanın bu kurum üzerinden alınması sağlanır. Eşe ve çocuklara bağlanan nafaka bu birim tarafından ’avans’ olarak verilir.

Nafaka ödemekle yükümlü kişi nafakayı bu birime yatırır. Nafaka konusunda ayrılan eşler arasında artık bir görüşme yapılmaz. Nafakanın yatırılmaması durumunda oluşan alacak bu birim tarafından tahsil edilir.
X