Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Enis Berberoğlu: Yunanistan, Balkanlar'a sadece askerle girmedi

Enis BERBEROĞLU

Daha yüzyıl önce nüfusunun üçte biri Balkanlar'da yaşayan bir imparatorluğun várisleri sıfatıyla Türk ordusunun Kosova'ya girişine alkış tutmak anlaşılır reflekstir.

Tabii ki, Yunan askerinin bizden önce vardığını unutmamak koşuluyla. Yunanistan'ın Balkanlar'da 3 milyar dolarlık yatırımına yetişmek umuduyla...

* * *

Yunanistan'ın milli geliri Türkiye'ye göre üçte bir oranında daha az... İhracatı sadece 10 milyar dolar (1997). Ama Balkan ülkelerine dönük ihracatı 1992-97 döneminde 3.4 kat arttı.

Bu gelişmede, Yunanlı şirketlerin aynı coğrafyadaki yatırımları çok etkili oldu.

ARNAVUTLUK:

İtalya'nın ardından ikinci büyük yabancı yatırımcı konumundaki Yunan sermayesinin 250 girişimi bulunuyor. Toplam 76 milyon dolarlık yatırımlar içinde en büyüğü Pire Bankası.

BULGARİSTAN:

Bin kadar Yunanlı şirketin toplam 194 milyon dolarlık yatırımı var. (Yabancı sermaye sıralamasında üçüncü, toplam içinde yüzde 10.) Şirketlerin yarısı telekomünikasyon alanında faaliyet gösteriyor.

ROMANYA:

550 Yunan şirketinin toplam yatırımı 900 milyon dolar. Telekomünikasyon ve gemi sanayii sektöründe Yunanistan'ın ağırlığı hissedilmeye başlandı.

SIRBİSTAN:

Yunanistan'ın toplam yatırımı 1.1 milyar dolar. Sırp telefon tekelinin yüzde 49'u İtalyan ortaklı Yunan şirketi tarafından satın alındı. Sırp cep telefonlarında lisans 20 yıl süreyle yine aynı şirkete ait.

MAKEDONYA: Makedonya'daki devlete ait petrol rafinerisi 182 milyon dolara Yunanlılar'a satıldı. Ayrıca Skopje-Selanik arasında bir petrol boru hattı inşaatı Yunanlılar'a verildi. Bu ülkedeki Yunanistan sermayesi 292 milyon doları buldu.

* * *

Balkanlar'a -biraz da arkadan itilerek- yeniden girdiğimiz şu günlerde ekonomik köprübaşımızın ne olduğunu anlatmak açısından yarın da aynı coğrafyadaki Türk yatırım rakamlarını vereceğiz...

Devlet, mükellefi aldatmaz

İKİ gündür vergi yazınca Maliye kurbanlarını tahrik ettik galiba...

Hele bir emlak öyküsü var ki, sizlerle paylaşmamak olmaz... Ataköy'de tıpatıp aynı iki evin sahibi iki arkadaş geçen yıl 30 Eylül günü Emlak Vergisi ödemek üzere vergi dairesine gitti.

İki arkadaşa, şu öneri yapıldı: ‘‘Eğer evinizin değerini 6.5 milyar lira gösterirseniz, verginiz binde dört olur... Yok rayiç değer olan 26 milyar lirayı kabul ederseniz, verginiz binde bire iner...’’

Arkadaşlardan biri, vergi memurunun dediğini yaptı, evinin değerini 26 milyar lira düzeyinde beyan etti, binde birden 26 milyon vergi ödedi. Öteki mükellef 6.5 milyar liralık beyanı seçti, binde dörtten 26 milyon vergi verdi. Bu noktaya kadar kimseye haksızlık edilmedi...

Ama bu yıl yeniden değerlenmeyle birlikte yüksek beyanda bulunan mükellefin vergisi 46 milyon liraya çıktı, devlete daha düşük beyanda bulunan arkadaşının vergisi 11 milyonda kaldı. Yani devlete güvenen yine zararlı çıktı. Şimdi bu çelişkinin kitapları dolduracak ayrıntıda teknik izahı vardır, biliyorum... Ama peşinen özür dileyerek, kesinlikle ilgilenmediğimi açıklıyorum. Devlet dediğin mükellefini kandırmaz... Bu işin mazereti olmaz.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI