"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

En çok ilişki kurduğu kadını kurtarmak isteyen Türk erkekleri arıyor

Havaalanlarında, sınır kapılarında afişlerle, televizyon ilanlarıyla, pasaport kontrolü sırasında verilen kitapçıklarla bu hattın varlığından insanlar haberdar edilmeye çalışılmış. Örgütün Ankara Temsilcisi Marielle Sander-Lindström’ün bu hatla ilgili anlattığı ilginç şeyler var.

Örneğin başvuranların yüzde 75’i, ilişki kurduğu kadını kurtarmaya çalışan Türk erkekleri. Ancak bu duruma uyanan seks tacirleri, şimdi pazarladıkları kadının yanına giden erkeğin cep telefonuna el koyuyormuş.

Marielle Sander-Lindström, Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) Ankara temsilcisi. Adından anlaşılabileceği gibi İsveçli.

2004 yılından beri Ankara’da ve iki alanda çalışıyor.

Biri, Türkiye’nin, Avrupa Birliği göçmen yasalarına uyum sağlamasına destek olmak.

Diğeri, insan trafiğiyle ilgili programları devreye sokmasına yardım etmek.

İnsan trafiği, "insan kaçakçılığı" ve "insan ticareti" gibi iki farklı kavram içeriyor.

Biliyoruz ki, Türkiye "insan kaçakçılığının" merkezlerinden biri.

Avrupa hayaliyle, Irak, Afganistan, İran hatta Afrika’dan insan tacirlerinin eline düşenlerin geçiş noktası.

"İnsan kaçakçılarına" yasadışı sınırlardan geçmek için para ödenir. Yani insanlar kaçırılmaya razı olur.

Oysa "insan ticareti"nde "insan tacirlerinin" ellerine düşenler bir mal, ya da köle gibi satılırlar.

Seks endüstrisinde ya da diğer işlerde çalışmaya zorlanırlar, tehdit edilirler, işkence görürler.

Marielle Sander-Lindström ile insan ticaretinin mağdurlarından kadınlarla ilgili kampanyası üzerinde konuştuk.

"2005: Türkiye, İnsan Ticareti ve Eğilimler" başlıklı IOM raporunda yer alan bilgiler, çarpıcı bir gerçeği ortaya koymuş:

"Türkiye’de insan ticareti mağduru her üç kadından biri anne."

Yani sadece çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlamak kaygıyla yola çıkmış.

Marielle Sander-Lindström, "Türkiye, Karadeniz çevresindeki ülkeler arasında ekonomik olarak en iyi durumda olanı. Dolayısıyla bir umut ülkesi. Özellikle eski Sovyet cumhuriyetlerinden gelen kadınlar insan trafiğinin kurbanı" diyor.

Türkiye’ye gelmeden önce yine Uluslararası Göç Örgütü’nün temsilcisi olarak uzun yıllar Moldova’da yaşadığı için bu işlerin nasıl döndüğünü iyi biliyor.

Dediğine göre, Moldova’da yoksulluk oranı yüzde 64.

"Moldova ve diğer eski Sovyet cumhuriyetlerinde ailenin geçimi kadının sırtındadır. Erkekler genellikle işsizdir, alkoliktir ya da ortadan kaybolmuştur. Moldova’nın bir köyünde Türkiye’de çalışmak hayali kuran bir kadın ne yapar?"

Evet ne yapar?

Yakın bir dostundan, tanıdığı birinden yardım ister.

Marielle Sander-Lindström, "Tanıdığı biri genellikle insan tacirlerinin bağlantılı olduğu kişidir. Ona güvenip pasaportunu verir, belgelerini teslim eder. Türkiye’ye geldiğinde bakar ki aldatılmış" diyor.

500 DOLAR MASRAF

IMO’nun raporuna göre, Türkiye’de "seks tacirleri"nin eline düşen kadınların yüzde 86’sı böyle yakınlarına, tanıdıklarına güvenmişler.

Marielle Sander-Lindström bu arada küçük bir hesap yapıyor ve önüme koyuyor.

"Seks tacirlerinin tuzaklarına düşürdükleri kadınlar için yaptıkları masraf 500-600 dolar arasında. Sekse zorladıkları bir kadından ise bir defada 150 dolar kazanıyorlar. Bir kadının günde ortalama 15 erkekle yattığını hesaplıyoruz ki, bu 2250 dolar eder. Yılda ortalama 340 gün çalışırsa bu 765 bin dolar eder!"

Yani 500 dolar yatırıyorsun, karşılığında 765 bin dolar alıyorsun.

2005 yılında seks tacirlerinin eline düşen 469 kadın belirlenmiş.

Marielle Sander-Lindström, bir hesap daha yapıyor.

469 kadından elde edilen gelirin 360 milyon dolar olduğunu buluyor.

Bu sayılar, elbet ki buzdağının görünen yüzü.

YILDA 3.6 MİLYAR DOLAR

Tahminlere göre, seks tacirlerinin eline düşen kadınların sayısı bunun tam on misli ki, bu da yıllık kazancı 3.6 milyar dolara fırlatıyor.

"Nerede bu para" diye soruyor genç kadın.

Tahminlerde bulunmaya çalışıyor:

"Uyuşturucuda mı, turizm yatırımlarında mı?"

Seks tacirlerinin ellerine düşenler 18-24 yaşları arasında.

Kimi zaman 30 yaşındakilere de rastlanıyor.

İşin en acıklı yanı, Türkiye’de seks tacirlerinin ellerine düşenler bir yolunu bulup evlerine, köylerine dönünce başlarına gelenleri anlatamıyorlar.

Çünkü genellikle Ortodoks, muhafazakar kesimlerden geliyorlar.

Anlattıkları takdirde aileleri tarafından dışlanacaklar.

Susuyorlar.

Sustukları için dolayısıyla diğer kadınları uyaramadıklarından insan tacirleri oyunlarına devam edebiliyorlar.

CEP TELEFONU YASAK

Seks tacirlerinin ellerine düşen kadınlara yardım için, IOM’nin Ankara ofisi geçtiğimiz mayıs ayında 24 saat açık olan "157 Acil Hat" uygulamasını başlatmış.

Bu uygulama için talep bizzat Ankara’dan gelmiş.

Havaalanlarında, sınır kapılarında afişlerle, televizyon ilanlarıyla, pasaport kontrolü sırasında verilen kitapçıklarla bu hattın varlığından insanlar haberdar edilmeye çalışılmış.

Marielle Sander-Lindström’ün bu hatla ilgili anlattığı ilginç şeyler var.

Örneğin başvuranların yüzde 75’i, ilişki kurduğu kadını kurtarmaya çalışan Türk erkekleri.

Ancak bu duruma uyanan seks tacirleri, şimdi pazarladıkları kadının yanına giden erkeğin cep telefonuna el koyuyormuş.

"Ama her şeye rağmen, 157 hattı çok önemli. Seks tacirlerinin elinde tutsak olan kadın, bir telefon bulabildiği takdirde kendisini kurtarıyor" diyor Marielle Sander-Lindström.

"Düşünün ki böyle bir uygulama Avrupa’nın hiçbir ülkesinde yok. Belçika’da bile yok. Türkiye seks tacirlerinin eline düşenlere nasıl yardım edilebileceği konusunda örnek bir ülke."


Moldovalı çocuklar Türkçe söylüyor

Annemi geri istiyorum

Randevuya beraberinde dizüstü bilgisayarıyla gelen Marielle Sander-Lindström, Alo 157 hattının yanısıra başka bir kampanyadan daha söz ediyor.

Seks tacirleri mağdurlarının çocuklarına odaklanmış bir kampanya bu.

Çünkü geride kalan çocuklar neticede annelerinin yollarını gözlüyorlar.

Genç kadının bilgisayarında gösterdiği kampanya filmi gerçekten gözyaşartacak kadar dokunaklı.

Moldova’nın sefil bir köyünde çekilmiş küçücük çocuklar, "Annemizi geri istiyoruz" diyorlar.

Hem de Türkçe olarak.

Televizyonlarda gösterilecek filmin daha etkili olması için çocuklara Türkçe öğretilmiş.
X