"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Elazığ’da bir aday

DİYARBAKIR’daki yazımızda ‘Diyarbakır’ın anlatacak çok şeyi var...’ demiştik. Bizim Emel Armutçu da dünkü yazısını “Elazığ’ın anlatacak bir şeyi yokmuş” diyerek bitirmişti. Çok doğru bir tespit... Hürriyet koca bir tren tutuyor, sorunları dinliyor, gençlere yönelik bir sürü sürü etkinlik sunuluyor. Bizler de seçimin nabzını tutuyoruz, başka bir şey yapmıyoruz.

Vali Muammer Erol ile Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu böyle bir etkinliğe katılmamaları, Elazığ’da yankı buldu. Yerel Kanal E TV’nin bu konuda haberinden sonra arayan Selmanoğlu, “Benim haberim olmadı, özür dilerim. Ben geçen seneki etkinliklere katılmıştım” dedi. Elazığ’a böyle bir heyet geliyor; hiç olmazsa basın müşavirleri haberdar etmezler mi?
Vali Erol’un, basından çekindiği malum, ildeki temasları sırasında gazetecileri davet etmiyormuş zaten.
(Trene İl Kültür ve Turizm Müdürü Tahsin Öztürk ile zabıtadan sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Çiftçi gelmişlerdi. İyi ki gazeteciler var. Bazı soruların yanıtlarını meslektaşlarımız Şahismail Gezici, Erkan Köse ve Zeki Akbıyık’tan; ODTÜ mezunu, un sanayicisi Ethem Gülbay ile üzüm ve bağcılık konusunda inanılmaz çabalar harcayan Yrd. Doç. Dr. Hüsamettin Kaya’nın kentleri için yaptıkları ‘tez’ gibi çalışmalardan kaç Elazığlının haberi var? Bu arada Alacakaya Kaymakamı olup aynı zamanda Vali Yardımcılığı’nı yürüten Tarık Bahadır’la Guleman bakırları ve krom madeni üzerinde sohbet yaptık.
Krom madeni var ya, Türkiye’yi zıplatır ama yılların ‘derin’ ilişkileri bunları hep engellemiş.

Ali Özcan faktörü

Taşrada adaylığın ne kadar zor olduğunu CHP Elazığ adayı Ali Özcan’ın çalışmaları sırasında öğrendik. İstanbul, Ankara ve İzmir’de adaylık ne kadar kolaymış! Acaba kaç aday böyle bir tempoda çalışıyor.
07.00’de bir grup partilinin verdiği kahvaltısına katılma, bir taziye ziyareti, Hürriyet Treni’nin karşılamasına katılma, 50 km. uzaklıktaki  Keban’a bağlı üç köyü ziyaret etme, Elazığ’da dönüşte bir aile ziyareti, oradan Harput’a geçip esnafı ziyaret etme, bir nokta mitingi yapma, pikniğe gelenlerle sohbet etme, kafelerde oturanlarla el sıkışma... Daha sonra ‘Gençlik 23’ lokalinde gençlerle bir araya gelip Elazığspor’un Bank Asya 1. Lig’e yükselmesini kutlanma, akşamüzeri otele geçip kendisine destek için gelen DP’li bir grupla sohbet etme, ardından seçim ekibiyle günün değerlendirmesinin yapma ve 20.00’den sonra muhtarla ‘haftanın değerlendirilmesi’...
‘Gençlik 23’ lokaline gelirken gençler  “Büyük Başkan... Ali Baba sen bizim her şeyimizsin” diye bağırmaları karşısında onları “Bu kentin bir tane başkanı var” diyerek uyardı. Buradan ayrılırken de bindiği minibüsün camını açtırarak “Aynı Mehmet Ağar gibisin” diye seslendi. O da sadece güldü.
Elazığ’da seçim AKP, CHP ve MHP arasında geçiyor ama CHP 1. sıra adayı Ali Özcan’ın adaylığı bütün dengeleri sarsmış görünüyor. 1977’deki seçimde parlamentoya iki milletvekili gönderen Elazığ’dan Ali Özcan’ın seçileceği umudu doğmuş. Neden; 34 yıldan beri milletvekili çıkaramayan ve ‘CHP kültürünün’ gerilemesine karşın taze bir kan olmuş. Bu nedenle AKP ve MHP adayları ile yoğun bir çekişme yaşıyor Özcan; bunun için tam gaz bastırıyor. İzlediğimiz kadarıyla çocuklarla çocuk, büyüklerle büyük oluyor; her dilden konuşarak herkese hitap ediyor. İlginç bir çevresi var. Türkiye’nin her yerinden arıyor dostları... Bir siyasi figür... Demek ki çok insana dokunmuş, herkesle bir şekilde iletişim kurmuş... Yol şantiyelerinde çok kişiye iş vermiş... Bu bakımdan CHP dışındaki partilerden de oy alacaklarını söylüyor. MHP’liler, Özcan’ın son seçimlerde Ağar’ın DP’sinin 59 bin oyuna talip olduğunu ileri sürüyorlar. Şu gerçek ki, Ali Özcan’ın kimliği, partisinin önünde.
AKP, geçen seçimdeki 5-0’lık üstünlüğüne ve referandumda % 80’in üzerindeki ‘evet’ oyuna güveniyor. AKP’nin aldığı 5 milletvekilliğin 1’ini, o dönemdeki DP’nin baraj altında kalmasına borçlu olduğu da hatırlatılıyor. AKP’nin listesinde 5 adaydan 3’ünün Palulu olması rahatsızlık yaratmış. Başbakan’ın tasarrufu ile Necati Çetinkaya’nın, ailesinin yatırımlarının bulunduğu Adana’ya, Ömer Çelik arkasına konulması, Baskilli hemşerilerinin tepkisine yol açmış. Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde Fen İşleri Müdürlüğü yapan Zülfü Demirbağ bir dönem ‘dinlendirildikten’ sonra bu kez 1. sıraya konulmuş. 2. sırada, üç dönemdir aday adayı olan avukat Şuayip Alpay yer alıyor. 3. Sırada, Ali Rıza Septioğlu’nun oğlu Faruk Septioğlu yer alıyor. Ağabeyi Feyzi Septioğlu, CHP’ye başvurmuş ancak aday gösterilmemişti. Baskilliler, ‘Bizden aday niye yok?’ diye soruyorlar. Kayısısı Malatya kadar ünlü olan Baskil’deki bir vatandaşın iddiasına göre, AKP’ye oy veremeyeceklermiş. Belki kızgınlık halinde söylenmiş bir söz... Ama bu gerçek; Erzurum’dan getirilen, bir şıhın –referandumda da gelmiş– köy camilerindeki vaazında “AKP’ye oy verilmezse günah işlersiniz” şeklinde konuştuğu ileri sürülüyor.
Bu dikkate alındığında Elazığ’ın çok karmaşık bir yapısının olduğu anlaşılıyor.
Etnik ve dini unsurlar çok çeşitli... Çok sayıda tarikat ve cemaatin kentin siyasetine, bürokrasisine ve ticaretini yönlendiren hep bu kesimler oluyormuş.
Bu tablo karşısında aklımıza geldi... 1980 öncesinde Elazığ’ın, sağ-sol, Alevi-Sünni çatışmalarından ne çok acılar çektiğini bir tarafa bırakıyoruz.
Ama sonuç olarak Elazığ’a yazık oluyor.

Bütün fabrikalar kapanmış

- 550 bin –merkez 330 bin– nüfusu olan Elazığ, ‘işsizlikte’ Türkiye birincisi. İşkur’a kayıtlı 15 bin 500 işsiz var. 95 bin yeşil kartlı, 33 bin vergi mükellefinin olması bir tezat oluşturuyor.
- Anadolu’nun ‘üzüm ambarı’ olan Elazığ’da, ekonomik değeri yüksek 12 çeşit üzüme sahip olmasına karşın Atatürk’ün emriyle 1937’de kurulmasına karar verilen Elazığ Buzbağı Şarap Fabrikası özelleştirildi.
- Kuzova Sulama Projesi ise ayrı bir sorun. 1987’de temeli atılan bu projede şu ana kadar ancak 6 kilometrelik bir sistem kurulabildi.
- Et Balık Kurumu özelleştirilmiş, arsası satılarak yerine bir özel hastane kurulmuş. Çimento fabrikası İtalyanlara satılmış. Azot gübre fabrikası kapatıldı. Sodyum Bikromat adlı Etibank’ın fabrikası üretime geçmeden atıl olarak beklemiş ve sonra da hurda niyetine satılmış. Şeker fabrikası şu anda özelleştirilmeyi bekliyor. Ferro Krom özelleştirildi; o ayrı bir hikâye... - Alacakaya’daki zengin krom yataklarını da alan Sivas kökenli Yılmazlar Holding, taşeron eliyle çıkardıkları kromu yurtdışına satıyor. Ne yazık ki, Elazığ firması olmadığı için ihracat rakamları Elazığ’a bir katkı sağlamıyor.

Biliyor musunuz

BAŞBAKAN’ın eşi Emine Erdoğan, Devlet Bakanı Egemen Bağış, Batı Trakya kökenli, AKP’nin Edirne adayı Dr. Mehmet Müezzinoğlu’nun Batı Trakya’ya yaptıkları özel gezide, Gümülcine’de ‘Kuran-ı Kerim Güzel Okuma Yarışmasını’ izlediklerini, Türk azınlığın önderi merhum Dr. Sadık Ahmet’in torunlarının sünnet düğününe katıldıklarını; bu ziyarete Atina Büyükelçisi Hasan Göğüş ile Gümülcine Başkonsolosu Mustafa Sarnıç’ın da eşlik ettiklerini... ? 17 Ağustos depremi sonrası, Irak’ın yaptırdığı Kocaeli Arızlı’daki konutların yıkılıp yerine öğrenci yurdu yapılmak istenmesini protesto için bir grup depremzedenin bugün 13.00’de Irak’ın İstanbul Başkonsolosluğu’na şikâyete gideceklerini..

X