"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Ecevit'in Amerika ile hesaplaşması

<B>YOKLUK </B>yıllarıydı. Bakkallarda yağ, ampul bile bulunmazdı. İthalat durmuştu. Türkiye, 1978-79 yılları arasında tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birini yaşarken, Başbakanlık makamında bugün olduğu gibi yine <B>Bülent Ecevit </B>oturmaktaydı.

Ecevit, hükümeti kurduktan sonra Türkiye'nin acil kredi ihtiyacını karşılamak üzere Washington'un kapısını çaldı.

Washington'da işbaşında olan Carter yönetimi, Ecevit'e yardımcı olmadı, IMF'nin adresini gösterdi. Ayrıca, yapılacak yardımlar Kıbrıs'ta verilecek ödünlere bağlandı.

O tarihlerdeki gazete arşivleri karıştırıldığında, Ecevit'in ABD'yi hedef alan sert çıkışları, örneğin ‘‘duvarı aşarız’’ şeklindeki meydan okumaları bugünkü genç kuşaklara garip gelebilir.

Ecevit, geçenlerde yaptığımız sohbette o günleri şöyle hatırlamıştır: ‘‘İki milyar dolarlık bir yardım vaat edilmişti. O da bölük pörçük. Elimize geçmemişti. Şimdi içinde bulunduğumuz koşulların sağladığı olanaklardan çok farklı, çok olumsuz bir ortamdaydık.’’

* * *

ABD'nin olumsuz tutumunun gerisinde, ‘‘solcu’’ çizgisine duyduğu güvensizliğin yanı sıra, Ecevit'in dış politikada ABD'ye rağmen attığı bazı adımların, girdiği bağımsız bir çizgi arayışının rolü yadsınamaz.

Örneğin, 1974 Kıbrıs Barış Harekátı bu fasılda sayılabilir. Ancak, bugün Ecevit'e sorarsanız, haşhaş sorununun olumsuz etkisi daha fazladır:

‘‘Yasaklayıcı tutumlarına karşın haşhaş üretimini belli kurallar içinde serbest bırakışımız ABD'de çok tepki uyandırmıştı. Kongre'nin ambargosu aslında Kıbrıs değil, haşhaşla ilgiliydi. Sonra Kıbrıs'a yamandı.’’

Ve ardından 12 Eylül askeri müdahalesi geldi. Bu, Bülent Ecevit'in siyasi haklarından mahrum bırakıldığı, askeri mahkemelerde, cezaevlerinde, sürgünde geçirilen sıkıntılı, çileli bir dönemdir.

ABD, askeri yönetime açık çek vermiş, Türkiye'deki insan hakları ihlalleri ve siyasilerin gördüğü baskılara gözlerini kapamıştır.

* * *

Ecevit,
o yıllarda Amerika'ya tepki doludur. Hükümetinin başarısızlığından önemli ölçüde ABD'yi sorumlu tutmakta, Washington'u Türkiye'deki demokrasi sorunlarına kayıtsız kalmakla suçlamaktadır.

Askeri yönetimi 1980'lerin ortalarından itibaren Turgut Özal'lı yıllar izledi. Bu yıllar, ABD'nin Türkiye politikasında bütün ağırlığını Özal'dan yana koyduğu bir dönemdir.

Washington'un Özal tutkusu, diğer siyasileri yok saymasına kadar varmıştır. O günlerde, Amerikalı yetkililerin, Ecevit'in siyaset sahnesinin dışına itilmesinden duydukları memnuniyeti saklamadıkları bir sır değildir.

Ecevit'in sessiz ve sabırlı yürüyüşü Washington tarafından önemsenmemiş, dikkatlerden kaçmıştır.

Ve yıl, 2002.

Amerikan yönetimi, önümüzdeki hafta Başbakan Bülent Ecevit'i Beyaz Saray'da önüne kırmızı halı sererek karşılamaya hazırlanmaktadır.
X