Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dünyada en pahalı şekeri yiyoruz kaçağa 100 milyon dolar gidiyor

PANCARA destek için 2001’de başlatılan kota, dünyada ton fiyatı 550 dolar olan şekeri Türkiye’de 1200 dolara yükseltti.

Dünyanın en pahalı şekerini kullanmak zorunda kalan gıda üreticileri, bu yüzden kaçak şekere yöneldi. Cargill Türkiye Murahhas Azası Mustafa Sayınataç, “Biz kapasitemizin yüzde 30’unda kalıyoruz. Kaçak şekere ödenen bedel 100 milyon doları buluyor” dedi.

 

DÜNYADA tonu 550 dolara satılan şekeri, Türkiye’de 1200 dolara almak zorunda kalan gıda üreticileri, İran ve Irak’tan gelen kaçak şekere yöneliyor. Bu da, 2001 yılında pancar bazlı şeker tüketimini desteklemek amacıyla başlatılan kota uygulamasından kaynaklanıyor. Kota uygulamasıyla, nişasta bazlı tatlandırıcı üretiminin kısıtlandığını savunan Cargill Gıda’nın Türkiye Murahhas Azası Mustafa Sayınataç, “Bu uygulama yüzünden dünyanın en pahalı şekeri Türkiye’de satılıyor. Kamış bazlı kaçak şekere giden bedel ise daha şimdiden 100 milyon doları buluyor” dedi.

ABD’li gıda devi Cargill’in Fransa’daki Grasse Aroma Fabrikası’nda düzenlenen toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sayınataç, “Türkiye’de nişasta bazlı tatlandırıcılara yılda 600-650 bin tonluk talep olmasına rağmen, kota uygulaması yüzünden bu, 350 bin ton seviyesinde kalıyor.
Böyle olunca da, gıda üreticileri kaçak
şekere yöneliyor. Biz de kapasitelerimizin sadece yüzde 30’unu kullanmak zorunda kalıyoruz” dedi.

5 firmanın yer aldığı pazarda, Cargill’in yüzde 42 payla lider olduğunu da söyleyen Mustafa Sayınataç, şöyle konuştu: “Pazarın diğer oyuncuları arasında Amylum, Pendik Nişasta, Sunar Mısır ve Tat Nişasta da bulunuyor. Ancak, bu kota uygulaması yüzünden sektörde rekabet ortamı da ortadan kalkıyor. Çünkü, sektördeki firmaların ne kadar üretim yapıp, satacağını kanun çerçevesinde oluşturulan kurul belirliyor. Bu kurulun belirlediği kotalara göre, Türkiye’de üretilen şekerin yüzde 90’ını pancar, yüzde 10’unu da nişasta bazlılar oluşturabiliyor.”

Dünyanın en pahalı şekeri

Nişasta bazlı tatlandırıcılara olan 600-650 bin tonluk talebe rağmen, kota uygulaması yüzünden toplam üretimin 350 bin tonu geçemediğini de vurgulayan Sayınataç, şunları dile getirdi: “Nişasta bazlı şeker üreticileri olarak bizler, kapasitelerimizin ancak yüzde 30’unu kullanabiliyoruz. Tüm bunların sonucunda dünyanın en pahalı şekeri, Türkiye’de satılıyor. Dünyada 550 dolar olan şekerin ton fiyatı, Türkiye’de 1200 dolara çıkıyor. Bu da, gıda üreticilerini İran ve Irak’tan getirilen ve Türkiye’de üretimi gerçekleştirilmeyen kamış bazlı şekerlere itiyor. Kaçak olarak gelen 100 bin ton şekere ödenen yıllık bedel de şu anda 100 milyon doları buluyor.”

Krizde 3.3 milyar dolar kâr etti

CARGILL’in Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Kurumsal İlişkiler Direktörü Ruth Rowling, global krizden her kuruluş gibi kendilerinin de etkilendiğini söyledi. Rowling, 116 milyar dolarlık ciroya sahip olan Cargill’in 2009 yılının ilk yarısında 3.3 milyar dolar kâr elde ettiğini ancak bu rakamın Cargill için tatmin edici olmadığının da altını çizdi. Rowling, şöyle konuştu: “Krizden her firma gibi bizde etkilendik. Hatta 2008 yılının son 6 ayını çok iyi geçirmemize rağmen, sonraki 6 ayda kârlılığımız aşağı indi. 4 milyar dolardan 3.3 milyar dolara geriledi. Bu bizim için yeterli değil. Ama yine de diğer firmalara nazaran krizden daha az etkilendik. Gelecek yılı da karla kapatmayı hedefliyoruz.”

 

60 ülkede yatırımı 155 bin çalışanı var

150 yıllık bir geçmişe sahip olan Cargill, 60’tan fazla ülkede yatırımı ve 155 bini aşan çalışanıyla dünyanın en büyük tarım ve gıda şirketleri arasında yer alıyor.

Türkiye’de 1960’lardan bu yana gıda, hububat ve risk yönetimi olmak üzere 3 ana iş kolunda 300 çalışanı ile faaliyetini sürdürüyor.

Cargill Gıda Türkiye’nin, İstanbul-Pendik ve Bursa-Orhangazi’de fabrikaları
yer alıyor.
Ayrıca, Ülker Grubu’nun yönetiminde olan Pendik Nişasta’da da yüzde 50 ortaklığı bulunuyor.

 

550 milyon TL’ye posasını çıkarıyor

NİŞASTA ve nişasta bazlı tatlandırıcı sektöründa yılda kullanılan mısır miktarı, 750 bin tonu buluyor. Sektör, kullandığı mısırın, yağından özüne, posasına kadar tüm unsurlarından yararlanıyor. Bunun sonucunda, yılda 350 milyon TL’lik 350 bin ton glikoz ve fritozdan oluşan tatlandırıcı üretimi gerçekleştiriliyor. Yine yılda toplam bedeli 70 milyon üretilen 120-130 bin ton nişasta, artanından da
130 milyon TL’lik 200 bin ton yem, yağ gibi yan ürünlerin üretimi gerçekleştiriyor. Toplam pazar, 550 milyon TL’yi buluyor.

 

Yerli mısır kullanılıyor

TÜRKİYE’de kakao, aroma ve kıvam verici ürünlere yönelik pazarların hızla büyüdüğüne dikkat çeken Mustafa Sayınataç, Cargill’in Türkiye’deki yatırımlarını bu alanlara kaydırabilmesi için pazarın daha da büyümesi gerektiğinin altını çiziyor. Nişasta ve nişasta bazlı tatlandırıcı üretiminde kullanılan mısırın 2002 yılından bu yana Türkiye’den temin etme zorunluluğu getirildiğini de söyleyen Sayınataç, “Yılda iki ürün alınmaya başlanmasıyla birlikte mısır üretimi 4 milyon tona ulaştı. Üretilen bu mısırın da dörtte biri nişasta ve nişasta bazlı tatlandırıcı üretiminde kullanılıyor. İthal mısır kullanımına izin verilmediği için sektör, Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) tartışmalarından da uzak kalıyor” dedi.

 

GDO’lu mısırı TMO da ithal etti

MUSTAFA Sayınataç, GDO ürünlerin yıllardır Türkiye’ye gelmekte olduğunu, hatta Tarım Bakanlığı’nın da TMO aracılığıyla 3 yıl öncesine kadar GDO’lu mısır ithalatını yaptığını söyledi. Her ülkenin gıda ve tarım politikalarının faklı olduğuna dikkat çeken Sayınataç, “Cargill bulunduğu ülkelerin kurallarına uyuyor. Yasalara uygun hareket ediyoruz” dedi.

 

X