"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Çok geç bulduğum aşkı yüreğimde saklıyorum

Sevgili ablacığım, sanırım senden başkasına derdimi anlatamazdım. Lütfen okuyanlar da beni yadırgamasınlar.

Ben 29 yaşındayım, 12 yıllık evliyim ve bir oğlum var. Izdırap dolu günlerim, 14 yaşındayken annemi kaybetmem ve babamın beni istemediğim halde benden 12 büyük birine vermesiyle başladı. Dışarı çıkmam, camdan bakmam, hatta “Aşık mısın? Derdin ne?” diye müzik dinlemem bile dayak yemem için yeterli sebepti! Kimsem yoktu, olanlar da ne kadar çabalarsam çabalayayım beni anlamıyordu. Belki de ben derdimi anlatamıyordum.

Evlendikten 3,5 sene sonra oğlum doğdu. Ne loğusa yatağım ne de bir tas su verenim vardı yanımda... Aradan 2 sene geçti, artık bir şeyler yapmalı, kendi ayaklarımın üstünde durmalıydım. Bu şekilde yaşanmazdı.
Eşime açık liseye gitmek istediğimi söyledim. Başta küfürler ettiyse de beni dinledi. Ona “Yarın öbür gün başına bir şey gelse ben ne yaparım, bana kim iş verir? Başka birinin evinde temizlik yapmam daha mı iyi olur?” diyerek sanırım derdimi anlattım. “Ne halin varsa gör” dedi.

Gündüz el işi yapıp, sabaha kadar ders çalıştığımı bilirim. ıki senede bitirdim yarım kalan hayalimi. Önce bilgisayar kursuna gittim, sonra bir şirkette çaycı olarak işe girdim. Ama bu bana yetmiyordu... Nitekim çok geçmeden sekreter olarak şimdiki işime girdim.
Patronum sabırlı, güven veren, saygılı, ilgili bir insandı. Anlamıştı kanayan yaramı, sürekli destekledi beni... “Hadi sen yaparsın, sen güçlüsün” dedikçe cesaretim kamçılandı. Bugün artık ehliyeti ve kendine ait aracı olan, elinde muhasebeci belgesi bulunan ve ayakları sağlam basan bir kadınım.

Ama işte bu arada ben patronuma deli gibi bağlandım, aşık oldum. O, babamdan ve eşimden görmediğim ilgiyi verdi bana. Bakışlarını, içtenliğini, samimiyetini ise anlatamam size.... Üstelik bunca yıldır asla sınırı aşmadı. Eminim ona olan zaafımın farkında, ayrıca onun da bana karşı boş olmadığını biliyorum. ınanın beni sevmesi, sevmemesi önemli de değil. Allah’tan tek dileğim var, hayatımın bu şekilde devam etmesi...
ınsan sevecek, tutunacak bir dal bulmaya görsün, neler yapmaz ki... Benim sevdam bana özel, asla kimse bilmeyecek. şimdi azmin zaferini tadıyorum. Ve her sabah aynaya baktığımda, sevdayı ölümüne yaşayan bir kadının büyük sırrını görüyorum. Sevgimle, oğlumun varlığına sığınıyorum...
Sessiz, sakin, dimdik ama hep gururlu, hep onurlu duracağım. Gerisi sadece teferruat.
RUMUZ: DURUSU

Anlattığın kadarıyla seninkine resmen azmin zaferi denir güzel kızım... Yüreğinde sır gibi sakladığın o aşk olmasa da sen bunları azminle, koyduğun hedeflerle, o hedeflere ulaşma hırsınla zaten başaracaktın, bundan eminim. Bu konuda seni yürekten kutluyorum...

Pek çok kadının, her şeyi sineye çekeceği, dayak yiyip oturacağı bu çaresiz durumdan kendini sıyırmayı başarmışsın. Gizli kapaklı aşkına gelince... Yeter ki, bu düzeyde kalmayı bil. Ona asla açılmaya kalkışma... O sana açılmaya kalkışacak olursa da sakın zayıf davranma. Onu kırmadan, üzmeden, böyle bir şey olamayacağını anlat.
Aslında sana “Sevgisiz, mutsuz bir evliliği yürütme” diyeceğim. Ama bakıyorum da seninki gibi erkekler, boşandıkları eşlerini gözünü kırpmadan öldürüveriyorlar artık! O yüzden böyle nasihatlar vermeye korkar oldum...

Oğlumun doktoruna aşık oldum

Sevgili ablacığım, ben 26 yaşında, 3 yaşında oğlu olan, eşini genç yaşta kaybetmiş bir kadınım. Benim sorunum kalp yarasıyla ilgili... Çünkü ablacığım, ben aşık oldum. Hem de umutsuz bir aşka kapıldım, oğlumun doktoruna gönül verdim.
Sanırım o evli bir adam. Ama gönül ferman dinlemiyor ablacığım. Bu yüzden oğlumu bahane edip sık sık onu görmeye gidiyorum. Acaba o da benim aşkımın farkında mı? Bana karşı ilgisinin olup olmadığını nasıl anlarım? Ona duygularımı nasıl hissettirsem? Ya da hissettirmeli miyim?
RUMUZ: OLMAYACAK AşK

Kızım, eminim o genç adam da senin duygularının farkındadır. Bu gereksiz gidip gelmelerin, aşırı heyecanın, belki de karşısında elinin ayağının dolanması, senin ona karşı neler hissettiğini fazlasıyla belli ediyordur. Bu adam da aptal değil ya... Kaldı ki böyle gencecik bir kadının duygularından etkilenmiş bile olabilir.

Ama ya dediğin gibi evli olmasından ya da mesleğine saygısından, senin duygularına karşılık vermekten kaçınıyor herhalde... Bana sorarsan en doğrusunu yapıyor. Çünkü evli bir doktorun, kendisine ilgi gösteren her genç anneye karşılık vermesi beklenemez. Zaten karşılık vermeye kalkışsaydı da mesleğini sürdüremezdi.

Kızım belki de sen bu doktorla ilgili hayaller kuruyorsundur, ama bunun karşılıklı bir aşk olmasını bekleme... Bu genç adamı görebilmek için çocuğunu kullanmaktan kaçın. Çok genç yaşta dul kalmışsın. Elbette hayatını yeniden kurmak en büyük hakkın. Ancak bu şekilde yeni bir hayat kuramazsın.

Seninle gerçek anlamda ilgilenmeyen evli bir erkekle ilgili planların seni hayal kırıklığına uğratabilir. Aman kızım, duygularını ona sakın hissettirme, hatta mümkünse oğluna başka bir çocuk doktoru bul!
X