"Yorgo Kırbaki" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yorgo Kırbaki" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yorgo Kırbaki

Cilalı maç devri

Son 20 yılda 20 defa ‘sefiller’i oynayan, üç büyükler arasında sayılsa da şampiyonluk yüzü görmeyen ve bendenizin de taraftarı olduğu AEK’in başına Nikos Kostenoğlu getirildi. Teknik direktörün ilk icraatı oyuncular arasında sevgi saygıyı sağlamak için birbirlerinin kramponlarını cilalatmak oldu

Bir futbol takımının başarılı olabilmesi için disiplin de, sevgi-saygı da şart. Disiplin ile sevgi-saygı ortamı, yönetimin ve teknik kadronun işi. Futbolda bu vazgeçilmezleri bir takımda sağlamanın envai çeşit yolu var.
Nikos Kostenoğlu 40 yaşında Batı Trakya’da İskeçe şehrinin takımı Ksanthi’de başlayan ve İstanbullu Rumların 1926’da kurduğu AEK’da noktalanan daimi vasat futbolcu kariyerinden sonra, teknik direktör olarak çalıştırdığı Asteras Tripolis ve geçen yıla kadar Tümer Metin’in oynadığı Larisa takımlarında da daimi vasat kaldı.
Son 20 yılda 20 defa ‘sefiller’i oynayan, üç büyükler arasında sayılsa da şampiyonluk yüzü görmeyen ve bendenizin de taraftarı olduğu AEK, Kostenoğlu’na teslim edildi. Takımın kasasında 1 Euro para bile bulunmaması, milyonlarca Euro’luk borç içinde olması ve en pahalı futbolcunun piyasa değerinin 1 milyona bile ulaşmaması nedeniyle, daimi üzgün ve dertli taraftar yeni hocaya pek tepki göstermedi.
AEK, Yunan Süper Ligi’nde de, Avrupa Ligi’nde yenilgilerini sürdürdü. Derken, 2. ligden yeni çıkmış OFİ’ye karşı 3-1 yenilgiden sonra AEK’nın yeni hocası ‘Amerika’yı keşfetti’: “Takımda disiplin yok. Oyuncular arasında sevgi saygı yok. Bu değişecek!”
Hafta başında takım ilk antrenman için toplandı. Kostenoğlu gayet sert bir yüz ifadesiyle konuşmaya başladı: “Gençler her çalışmadan sonra takımdaki eski futbolcuların kramponlarını temizleyip cilalayacak.”
Herhalde bu kararı vermeden once çok düşünmüş olmalı ki kafasında ‘eşleşmeleri’ de yapmış: “Sen Gençoğlu, Kafes’in; sen Manolas, Dellas’ın; sen Belek, Limberopulos’un; sen Tsitas, Gudjohnsen’in (adam haftalardır sakat, oynadığı yok ama bu detay olsa gerek) kramponlarını silip cilalayacaksınız!”
Yani çalışma bitti mi takımın yarısı, diğer yarısının kramponlarını temizleyecek.
Hocanın talimatına malzemeciden başka kimse sevindi mi bilmiyorum. Ertesi gün sözgelimi Belek gık demeden Limberopulos’un kramponlarını parlattı, buna karşı Gençoğlu, “Saygı zorla kazanılmaz” diyerek Kafes’in kramponlarına hiç dokunmadı.
Eskilerin kramponlarını temizlemeyenlere ceza gelecek mi meçhul ama Kostenoğlu kendini, “İngiliz takımlarında da benzer uygulama var” diye savundu.
Tamam da be adam Kafes, Dellas, Limberopulos kim? Onca sene top oynuyorlar AEK’ya katkıları ne? Hiç.
Doğru dürüst ve tarihine yakışan bir takım kurulsa eskilerden hiçbiri ilk 11’e giremez ki.
Disiplin, sevgi-saygı daha ciddi işlerdir ve Kostenoğlu’nun en azından futbol zekâsını aşar.
Sahi Fenerbahçem’de herhangi bir hoca genç futbolculardan benzer bir şey isteseydi ne olurdu? Eğer ben bu büyük camiaya bugün gelmiş genç bir futbolcu olsaydım, adı lazım değil herhalde 3-4 futbolcunun kramponlarını sevinçle cilalardım. Ancak sadece ‘eskiler’ diye, sırf ‘saygı gösterisi’ diye, özellikle bu dönem adı hiç lazım değil bir o kadar futbolcu için aynı şeyi yapmazdım.

X