Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

CHP neden bu kadar gergin...

Elindeki Meclis içtüzüğü kitapçığını TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e fırlatan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın tepkisi; bir çaresizliği ve çaresizliğin yarattığı öfkeyi gözler önüne serdi.

Version:1.0 StartHTML:0000000167 EndHTML:0000008017 StartFragment:0000000454 EndFragment:0000008001

CHP neden bu kadar gergin...

Oral Çalışlar

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Kurulunda yaptığı konuşmada Cumhuriyetin kuruluşuna ilginç vurgularda bulundu: “...AK Parti, 1920'deki TBMM ruhunu, 1923'teki kuruluş ruhunu bugüne taşıyan partidir.” Erdoğan, dün Anıtkabir'deki deftere yazdığı yazıya da, “Aziz Atatürk” diye başladı.

İki yüzyıllık modernleşme tarihinin önemli anlarından birini, Cumhuriyet'in ilanı oluşturuyor. Türkiye'deki iki çizginin, iki siyaset çatışmasının nirengi noktalarından birisi; bu tarihtir. Bu bakış açısına bağlı olarak, Atatürk'ün yaptıkları da tartışma konusudur...

Muhafazakarların Cumhuriyet'in kuruluş yıllarıyla anlaşma/uzlaşma arayışı, önemli bir değişim ve dönüşüm. Önemli bir barışma girişimiyle karşı karşıyayız.

Tabii, bu noktaya geliniyor olması (Erdoğan'ın Kurultay'da yaptığı konuşmada da gördüğümüz gibi), 1924 sonrasına yönelik eleştirileri ortadan kaldırmıyor. Daha önceki bir çok konuşmasında da; Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet döneminde yapılan baskı ve zülme karşı olduklarını ifade etti.

Burada yeni ve dikkat çekici olan, Cumhuriyet'in kuruluş dönemi ve Atatürk'e ilişkin duruştur. Ben bu yeni siyasi duruş, Türkiye'deki kutuplaşmayı aşmak açısından yeni bir ilkan olarak görüyorum.

Tayyip Erdoğan takıntısı

Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu'nu dinliyoruz. Ne yapacağını, ne yapmak istediğini ortaya koyan, programı iyice netleşmiş bir siyasi akımla yüzyüze olduğumuz; iyice anlaşılıyor. Söyledikleri bazı şeyleri, gerçekçilikten uzak veya kendi değerlerimize aykırı bulabiliriz; ama sonuç olarak ortada somut bir proje ve bu projenin halka tanıtılması var.

Üst üste iki seçim kaybetmenin moral bozukluğu içinde olan muhalefeti izlediğimizdeyse, hüzün verici bir tablo görüyoruz.

Tayyip Erdoğan takıntısı”, muhalefetin etkisiz kılarken, siyaset üretmek yerine, “öfke ve tepki” üretilmesine neden oluyor. Dün elindeki Meclis içtüzüğü kitapçığını TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e fırlatan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın tepkisi; bir çaresizliği ve çaresizliğin yarattığı öfkeyi gözler önüne serdi.

CHP'nin bir durup düşünmeye ihtiyacı bulunuyor. Umalım ki, önümüzdeki günlerde Kurultay'da; bazı şeyleri daha derinlemesine konuşma imkanı bulsunlar. Türkiye'nin; kendine güvenen, siyaseti ve programı olan bir muhalefete olan ihtiyacı; en az eskisi kadar yoğun.

Devlet millet ikilemi

Ne yazık ki, bugüne kadar, CHP muhalefeti; daha çok devlet kurumlarının desteğine, onların vesayetine bel bağlayan bir geleneği sürdürdü. Ordu, ordu olmazsa yargı, yargı olmazsa bürokrasi; "temel dayanak" oldu. “Paralel yapı”nın darbe girişimlerinin CHP'lilerde doğurduğu umut,bu alışkanlığın da bir sonucu. Ancak, bu ülkede, orduya, yargıya, bürokrasiye dayanarak "seçilmişleri alaşağı etme" dönemi geride kaldı.

AK Parti'nin önüne koyduğu ve gerçekleştirmeyi hedeflediği “çözüm süreci” konusunda, CHP'nin de bir sözü olmalı. “Konuyu Meclis'te görüşelim”in ötesine geçebilmeliler. "Yerel yönetimler özerklik şartı" noktasında, daha net olmalılar. "Yeni Anayasa" konusunda işbirliği yapmayan, “Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı” deyimine hala itiraz eden tavırlar; "vizyon üretici" olmaktan çok uzak. CHP'nin, mesela, ekonomi konusunda da, daha yenilikçi, daha ciddi tezleri olabilmeli. Muhalefet, kendi projelerini ve birikimlerini, kendi üslubunu topluma aktaramadığı sürece; gündemi, doğal olarak, AK Parti belirlemeye devam edecek.

Çok kimlikli Türkiye

Günümüz Türkiye'sinin ve günümüz dünyasının, çok kimlikli yeni anayasalarla yönetilmeye doğru gittiğini görebilmek gerekiyor. Bölgedeki kimlik krizinin nelere yol açtığı ortada. Yok sayılan kimlikler, ülkeleri parçalanmaya götürüyor.

Bugün, kişi başına yıllık 11 bin dolar geliri olan, yaygın bir orta sınıfa sahip bir Türkiye var önümüzde. Beklentileri, dengeleri, sorunları, 30 yıl öncesinden oldukça farklı bir Türkiye. CHP, bütün eski okumalarını bir yana bırakarak, köklü bir değişiklik gerçekleştirebilir mi?

Zihniyet değişmezse; CHP giderek daha sıkıcı hala gelebilir, daha da marjinalleşebilir.

X