Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Büyük holdingler ligine giren Toprak nasıl batış noktasına geldi?

Hafta sonu Halis Toprak’ın, şirketini hacze gelen TMSF avukatına, ‘Keşke senin gibi çalışanım olsaydı, başıma bunlar gelmezdi’ dediğini okudum. Bu sözleriyle Toprak Ağa topu ‘beceriksiz’ çalışanlarına, daha doğrusu yöneticilerine atmış, yine kendinde hiç kabahat bulmamış.

Oysa, belki de Halis Toprak’ın en büyük eksikliği insan kaynağına yeterince yatırım yapmamış olması, iyi yöneticilerle çalışmaması ve hepsinden önemlisi bütün ipleri elinde tutmasaydı.
Onun gibi uyanık bir işadamının, çok takdir ettiği Sabancı ve Koç gruplarının bu başarılara nasıl ulaştıklarını iyi bilmesi gerekirdi. Merhum Vehbi Koç, başarıda ‘insanın’, iyi yöneticinin önemini hep vurgulardı.
Ben yıllardır gazetecilik yapıyorum, şirketleri ve yöneticileri yakından izlerim. Şimdiye kadar Toprak’ta CEO’luk yapmış bir yönetici ile tanışmadım. Şimdi hafızamı zorluyorum, hiçbir isim aklıma gelmiyor. Halis Ağa, onlarca şirketini, tek şirketmiş gibi yönetip, bugünlerin zeminini hazırladı.

Bir zamanlar Kartal idi

Gerçekten Halis Toprak bir zamanlar kartal idi. Capital dergisinde Mayıs 1996’da bir söyleşisini yayınlamış, buradaki fotoğrafı kullanmışız. Henüz kızları ile arası açılmamış, örnek bir aile olarak işlerini yönetiyorlar. O zaman 10 çocuğu var, 5’i faal işin içinde… Bazıları okuyor, bir bölümü ise çalışmıyor.
O söyleşiden öne çıkan başlıklar şöyle:
- Holdingin isim babası Turgut Özal’dır. Bana, ‘Sen soyadın gibi toprak işiyle uğraş, başarırsın’ demişti. Onun sözü üzerine 16 Mayıs 1977’de Toprak Holding’i kurdum.
-Merhum Özal’ın bir başka önerisi ise ‘Türkiye’deki tekelleri kır’ olmuştu. Bu nedenle demirdöküm, ilaç, seramik, kağıt sektörlerine yatırım yaptım.
-Açık söyleyeyim, bugün Sabancı dışında herkesin rakibiyim. Koç’un en büyük rakibi haline geldim.
-Otomotiv sanayine yatırım yapmak istiyoruz. Mercedes ile görüşmek arzusundayız.

1 milyar dolarlık dev

/images/100/0x0/55ea4152f018fbb8f8743ac7Halis Toprak’ın o tarihte 9 sanayi, 4 de ticaret şirketi var. Cirosu 1 milyar dolar, çalışan sayısı ise 6 bin 500 civarında… Ayrıca 96 şubeli Toprakbank ile bankacılıkta da faaliyet gösteriyor.
Kendi ağzından bir de 2000 yılı için 3 hedef koymuş: ‘Kurumsallaşma, çocukların yetiştirilmesi ve dünyaya açılma.’
O tarihte bu hedefe ulaşmak için Atalay Şahinoğlu’nu gruba alıyor ve yeniden yapılanma atağı da başlatıyorlar.
İşler fena gitmiyor yani… Bunu Türkiye’nin En Büyük Holdingleri listesindeki yerinden de görmek mümkün…
1996 yılındaki tabloyu sizinle de paylaşıyorum. Listenin başında 7.9 milyar dolar ile Sabancı var, onu Koç izliyor. Toprak listede 1 milyar dolar ile 12’inci sırada yer alıyor.
2008 yılı listesinde ise Toprak’ın adı yok. Neredeyse bütün gruplar dolar bazında 3-4 kat büyümüşler, Boydak ve TAV gibi yeniler gelmiş.

Peki Toprak nerede hata yaptı?

1960’lardan bu yana Türk iş dünyasını araştırırım. Bu dönemde batan şirketlerle ilgili arşivim vardır. Bazılarına kitaplarımda da yer verdim.
Batan şirketlerden bir bölümü, ‘hızla büyüyen’ ve ‘büyümeyi yönetemeyenlerden’ oluşur. Ben bir ölçüde Halis Toprak’ı bu kapsama alırım.
Biraz daha ayrıntıya girmek gerekirse, onu bu noktaya getiren hatalarını şöyle sıralayabilirim:
1. Aile yönetimini, yeni kuşağın işe dahil edilmesini başarıyla gerçekleştiremedi. Aile bir arada duramadı, bölündü.
2. Çok hızlı, borçlanarak büyüdü. 1 milyar dolar ciroya, 13 yıl gibi kısa sürede ulaştı. Oysa, Koç ve Sabancı gruplarının 1 milyar dolara ulaşma süreleri uzun yıllar almıştı.
3. Toprakbank ile topladığı halkın mevduatını kendi parası zannetti, yatırımlarını bu parayla fonladı.
4. Güçlü yöneticiler yetiştirmedi, profesyonel kadrosunu güçlendirmedi. Bakın Koç, Sabancı, Eczacıbaşı gibi grupların CEO’ları ve şirketlerini yönetenler hep içeriden yetişmiştir.
5. Holdingi tek kişi olarak yönetti. Kurumsal ve şeffaf yönetime geçemedi.
Eğer zincirleme hatalar olmasa ve temposunu koruyabilse, şimdi Toprak Holding, 3-4 milyar dolarlık grup olur, ilk 10'a rahatlıkla girerdi.
Düşünün bir kere… Tuvalet kağıdında yüzde 40, radyatörde yüzde 40, küvette yüzde 50 Pazar payı olan bir gruptan söz ediyoruz. Bence bu düşüş, herkese ders olmalı.

 

X