"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

Boyner ya ‘hara-kiri yapıyorsunuz’ deseydi

TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner’in Uludere ve Afyon eleştirilerine Başbakan Erdoğan’ın tepkisini daha önce de duymuştuk.

“Kendi işine baksın”.

Batı’da TÜSİAD gibi bir kurum hükümeti eleştirince ne oluyor peki?

Fransız TÜSİAD’ı MEDEF’in başında da bir kadın var: Laurence Parisot.

Sözünü asla esirgemeyen Parisot daha 15 gün kadar önce MEDEF yaz akademisinin açılışında Sosyalist Hollande Hükümeti’ne karşı esip gürledi.

Hem de ne gürleme?

Hollande Hükümeti’nin mali politikasını “facia” olarak tanımladı.

1 milyon Euro’nun üzerindeki yıllık gelirleri yüzde 75 oranında vergilendirilmesi projesinin “yüksek riskler” taşıdığını söyledi.

Hükümetin, kredi faizlerini vergiden düşürülmesi uygulamasına  son verme planını ise “hara-kiri yapıyorsunuz” diye fena halde eleştirdi.

Parisot hızını alamayıp Başbakan Jean-Marc Ayrault’ya da yüklendi.

“Kuşkucu bir tutum içersinde olacağına açık fikirli olsun, cesaret kırıcı olacağına yüreklendirici olsun” dedi.

ADALET SİSTEMİNE DE YÜKLENDİ

Yanlış anlaşılmasın.

Parisot, Hollande Hükümeti’ni sadece ekonomi konusunda eleştirmiyor.

Aynı konuşmasında adalet sistemi de nasibini aldı.

MEDEF Başkanı’na göre, Fransız adalet sisteminde “cangıl yasaları” geçerli.

Şimdi Fransa’dan İtalya’ya geçelim.

İtalyan TÜSİAD’ı Confindustria’nın başında da bir kadın Emma Marceggaglia var.

Marceggaglia, Berlusconi’nin son dönemlerinde İtalyan Hükümetine şöyle seslenmişti:

“İtalyan ekonomisinin yeni bir politikaya ihtiyacı var. Sözümüz dinlenmediği takdirde hükümetle diyalogumuzu keseceğiz.”

Tam bir ültimatom.

Diyeceğim şu: Demokrasilerde TÜSİAD gibi kurumlar, diğer STK’lar sadece kendi işlerine bakmıyorlar.

Hep birlikte aynı gemide olduğumuza göre öyle olması en doğrusu değil mi?

Güler: Er ya da geç güneş enerjisi

GEÇTİĞİMİZ cumartesi günü önemli konuşmacıların olduğu bir enerji toplantısına katıldım.

Marmara Grubu Vakfı’nın “Arap Baharı Enerji Tüketicisi’nin Kışı Mı Olacak” başlıklı toplantının moderatörlüğünü iyi bildiğimiz bir isim üstlenmişti:

Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Hilmi Güler.

Güler ile bakanlığı sırasında iyi bir diyalogumuz vardı.

Halen Enerji Verimliliği Derneği’nin onursal başkanı olan Dr. Güler ile toplantı sonrası yemekte uzunca sohbet ettik.

Enerji Verimliliğine yönelik En-Ver projesinin eskisi kadar gündemde olmamasından yakındım.

Hilmi Güler bakanlığı sonrası tüm dikkatini “Yenilenebilir Enerji”ye çevirmiş durumda.

Haklı, zira 2011 yılında petrol ve doğal gaza 54 milyar dolar ödedik.

“Yenilenebilir Enerji cari açığın, işsizliğin, hava kirliliğinin, çevre kirlenmesinin anahtarıdır” diyor.

Benim şiddetle savunduğum “güneş enerjisinin” Türkiye’nin er ya da geç gündemine gireceğini söylüyor.

“Güneş enerjisinde maliyetler giderek düşüyor. Nanoteknolojide müthiş gelişmeler var. Yarın belki evde kullandığımız perdeler güneş enerjisinden yararlanmamızı sağlayacak” sözlerini eski bir bakanın ağzından duymak ilaç gibi.

Hilmi Güler’in güneş enerjisinde toprak kiralama maliyetinden kurtulmak için göllerin ve stadyumların üzerlerine güneş panelleri yerleştirmek gibi çılgınca bir projesi bile var.

Gönen Meslek Lisesi’ne bravo

GÖNEN Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Türkiye’de kendi enerjisini rüzgar ve güneşten karşılayan ilk meslek lisesi.

Bu projeyi hayata geçiren Numan Özgüler e-postasında, lisenin “Yenilenebilir Enerji Teknolojileri” bölümünü açmak için başvurularını yaptıklarını yazıyor.

Bölüm açılırsa, “Yenilenebilir Enerji” tesislerinde çalışacak eleman yetiştirecek.

 

X