Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir Varmış, Bir Yokmuş

Anne-babalar; bazen kendilerine anlatılan masalların çoğunu çocuklarına aktarmaktan çekince duyarlar.

Masallardaki olumsuz duyguların çocuklarını kötü etkileyeceğini düşünürler. Oysa ki masallar, çocukların bilişsel ve duygusal gelişimi desteklerken anne-baba ve çocuk arasındaki ilişkiyi de zenginleştirir.

Bir toplumda büyüyen ve yaşayan bireylerin çoğunun kısmen aşina oldukları masallar, o toplumun ortak tarihidir de aslında. Bunun yanında evrensel masallar da dünyanın farklı yerlerindeki bireylerin, belki de evrensel tarihimizin ipuçlarıdır.

Ancak bazen anne-babalar; çocuk büyütürken kendilerine okunan, anlatılan ya da bizzat okudukları masalların çoğunu çocuklarına aktarmaktan bir çekince duyarlar.

Masallardaki cadılar, çocuğu korku dolu bir hale getirecek midir? Prenses ve prens ilişkisi, gereksiz bir karşı cins merakı yani cinsel bir uyanış yaratacak mıdır?
Tüm bunlar, mükemmel çocuk yetiştirme endişesinin bir yansıması olabilir. Anne-baba, dünyanın en kusursuz çocuğunu böyle olumsuz duygularla kirleteceğini düşünür. Ya da anne-babanın kendi korku ve kaygılarının çocuk üzerindeki yansıması da olabilir.

Oysa masallar, çocuğun içinde yaşadığı toplumla ve başka toplumlarla bütünleşmesine yardım eder.

Çocukların duygusal hayatını şekillendirir. Çocuklara değer yargılarını öğretir. Çocukların sorunlarla nasıl başa çıkabileceğine dair örnekler verir. Onlara olasılıkları gösterir ve onları ümitlendirir. Ayrıca iyi ve kötü kavramlarını onların anlayacağı şekilde biraz da abartılı bir üslupla ortaya koyar.

Masal okuma ya da anlatma esnasında, anne-baba ve çocuk arasında olumlu ve olumsuz pek çok duygunun konuşulması için bir fırsat doğacaktır. Anne-babanın hem oradaki duyguyu kabul etmesi hem günlük hayatta benzer duyguyu yaratan durumları konuşması hem de hayal ile gerçek kavramları üzerine konuşması, iletişimi derinleştirir ve zenginleştirir.

Ancak çocuğun çok rahatsız olduğu ve duymak istemediği bir masalı da zorla anlatmak ve ondan bir ders çıkarması için ısrarcı olmak da, bir fayda sağlamayacaktır.

Günümüzde klasik masalların dışında çocukların sorunlarla başa çıkmalarına yardımcı olmak için oluşturulmuş kitaplar da vardır.

Bu tür kitaplar, temel olarak çocuklara iyi bir rol model olma ve hayatın zorluklarıyla baş edebilmeleri için gerçekçi örnekler sunma amacı taşır.

Bu kitaplar; çocuklara sadece iyi rol model olmakla kalmaz, ayrıca onların nasıl düşünüp davranacaklarına dair örnekle sunar.

ERKEN DÖNEMDEN İTİBAREN NASIL KİTAPLAR OKUNMALI

Bebekler, yeni yeni adapte olmaya çalıştıkları dünyada her gün yeni şeyler öğrenirler. Renkli, parlak, hareketli ve sesli nesneler; bebeklerin oldukça ilgisini çeker.
1-3 yaş çocuklarıysa, dokunarak ve dinleyerek öğrenirler. Dil ve konuşma becerilerinin gelişebilmesi için bol miktarda kitap okumaları gerekir. Bu yaşlarda ne okumak istediklerine kendileri, karar verebilirler. Yemekler, arabalar, hayvanlar ve çocuklarla ilgili kitaplar; oldukça ilgilerini çeker. Bu yaş aralığında bir çocuğunuz varsa ona kitap alırken olayların kısa cümlelerle anlatılmasına, renkli ve bol resimlerin olmasına dikkat edin.

3-6 yaş çocukları; masallar, tekerlemeler ve kısa öykülerden çok hoşlanırlar. Herhangi bir kitabı defalarca okumanızdan çok keyif alırlar. Bu tekrarlar onlar için yararlıdır da çünkü tekrarların öğrenmeye katkısı, çok fazladır. ıçinde hayvanların, rakamların ve sayıların yer aldığı kitaplar; onlar için oldukça ilgi çekicidir.
Okul çağındaki yani 7-9 yaşlarındaki çocuklar, hâlâ somut düşünürler. Bu yaşta kahramanları çocuk olan kitaplar, ilgilerini çeker. Doğadan bahsedilen kitaplar da, hoşlarına gidebilir. 10 yaş itibariyle çocuklar soyut düşünme becerisi kazanırlar ve ilgi alanları genişler.

Bu yüzden macera ve mizah içeren kitaplar, ilgilerini çeker.

Ancak her şeyden öte çocuğun kendi bireysel meraklarını konu edinen kitapların anne-baba tarafından özenle seçilmesi gerekir. Okunan veya anlatılan öykü ile ilgili konuşmak, buradan yola çıkarak çocuğun kendi öykülerini oluşturmasına yardım etmek; bilişsel ve duygusal gelişimi desteklerken anne-baba ve çocuk arasındaki ilişkiyi de zenginleştirir.

X