Bir Ticaret Borsası öyküsü daha

TÜRKİYE’nin en büyük borsası olan İstanbul Ticaret Borsası’nda (İTB) olup bitenlere geçtiğimiz günlerde köşemizde yer vermiştik. İTB üyesi bir okuyucumuzun mektubunu yayınlamış, sonunu ise “Parantez açıp bekleyelim, konunun muhatapları ne açıklama yapacaklar” diye bağlamıştık. Beklenen açıklama İTB Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Sümer’den geldi.

Haberin Devamı

İTB Başkanı Sümer, bizi taraflı davranmakla suçluyor. Oysa bu köşe elinde somut belgesi olan bütün okuyucularımıza açıktır. Sümer’in bu görüşüne dikkat çekmek istiyoruz:
“İslam Ali Kopuz, Basmacı’yı yolsuzlukla suçlayarak belgeleri savcılığa vereceğini söylemişti. Aradan bunca zaman geçti. Kopuz, kamuoyuna haykırdığı suç belgelerini ne yaptı?” şeklindeki ifade Meclis Başkanımız İslam Ali Kopuz hakkında küçültücü ifadeler taşımaktadır. Ceza Kanunumuza göre şikayette bulunmak yasal bir zorunluluk değildir. Kimse savcılığa başvurmadığı için suçlanamaz. Bu iddiaların muhatapları iftira ve hakaret nedeni ile suç duyurusunda bulunma hakkına sahipken bu haklarını kullanmayarak sessiz kalmıştır. Olayın üzerinden bir sene geçtikten sonra bir üyenin vicdanının rahatsız olması nedeniyle Sayın Basmacı’nın avukatlığını üstlenerek yazıyı kaleme alması ilginçtir. Bakanlık müfettişi ile ilgili olarak  Kopuz meclis toplantısında; ‘Basmacı ile anlaşmazlığımız olduğu dönemde başta eski basın danışmanı olmak üzere birtakım kişiler Sayın Başmüfettiş hakkında beni yanlış yönlendirdiler ve bu haberler basın danışmanı tarafından abartılarak yazıldı, özür dilemek bir erdemdir; sayın başmüfettişimiz Reşat Özsoğuk hakkında söylediğim sözlerden dolayı özür dilerim’ demiştir. Borsa memuru Gökay Çelik Taşdelen mezbahasında darp edildi mi? Neden ve niçin darp edildi gibi ifadeler kullanılarak neye dayanılarak ortaya atıldığı belli olmayan iddialar gerçekmiş gibi yansıtılarak bu basit iddiaya hakikat hüviyeti kazandırılmaya çalışılmıştır.”
SAVCININ HABERİ VAR MI
İlginç olan şu: Biz yazımızda Sümer’e Taşdelen Mezbahası’nda Borsa memuru Gökay Çelik’in darp edilip edilmediğini sormuştuk. Diğer konunun muhatabı ise Meclis Başkanı İslam Ali Kopuz’du. Bu açıklamadan da görüyoruz ki, Sümer, Kopuz’un yerine de açıklama yapma gereği duymuş. Sümer’in açıklamasında ilginç ayrıntılar gizli... Sümer, açıklamasında bize TCK’yı öğretiyor da, Kopuz’un bir kurum yöneticisi olarak, kendi başkanını kamuoyu huzurunda ‘yolsuzlukla’ suçlayıp, suç belgelerini savcılığa vermemesinin “TCK’nın suç ve suçluyu idari ve adli mercilere bildirmeme, suç delillerini gizleme” maddelerine göre suç olduğuna değinmiyor. Oysa borsa başkanı olarak Sümer’in iddiaları derhal savcıya bildirmesi gerekiyordu. Başkan Sümer açıklamasında, Kopuz’un, Sanayi Bakanlığı’nın kendi müfettişine “hindi rüşveti attı” iftira ve hakaretinden dolayı “sessiz” kalmasına özellikle dikkat çekiyor. Kopuz’un Sanayi Bakanlığı müfettişinden özür dileyip, Basmacı’dan özür dilememesi de ilginç bir ayrıntı. Gelelim Gökay Çelik konusuna... Sümer, bu konuda savunması alınan 2 memurlara yöneltilen sorular ve onların verdiği yanıtları içeren metni bize göndersin de; Gökay Çelik’in darp edilip edilmediğine o zaman kamuoyu da inansın. Bekleyip göreceğiz, Sanayi Bakanlığı, Sümer’in “sessizlik” suçlaması karşısında ne tür bir açıklama yapacak.

Haberin Devamı

Et ithalinden artık vazgeçin

Haberin Devamı

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Turhan Tuncer, Oda olarak diyor ki:
“Türkiye gibi dinamik nüfus yapısına sahip bir ülkenin kırmızı et tüketiminde yurtdışı üretime bağımlı kalması, iktisadi-sosyolojik-fiziksel-düşünsel kapasite kayıplarını daha da artıracak, beslenmeye dayalı sağlık sorunlarını yükseltecektir. Çözümün ithalatta olmadığı artık net olarak anlaşılmıştır. Et ithalatına olanak veren tüm kararlar iptal edilmeli ve hayvancılık sektörü doğru ve kararlı politikalarla yeniden ele alınmalıdır. Çözüm kendi üretim kapasitemizi yükseltmekte, bitkisel-hayvansal üretim dengesini tesis etmekte, piyasa aksaklıklarına karşılık kamusal müdahale araçlarını kurup geliştirmekte, üretim ve işleme safhalarında teknik eleman katkısını geliştirmekte, üreticiyi emeğiyle geçinir tutarken tüketicinin dengeli ve yeterli beslenmesini sağlamaktadır.”
Yoksa hayvancılık sektörü daha da krizin etkisinde kalacak.

Haberin Devamı

Çankaya-Güneydoğu Hattı

GÜNEYDOĞU sorunu hakkında en etkili çözüm sıkıntıları yerinde tespit edip çözümler ortaya koymak gerekir. Devletin şefkatli eli halka sürekli uzatılmalıdır. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Diyarbakır gezisi de bölge halkında bir ümit doğurmuştur. Halk bölgenin sosyal, ekonomik ve eğitim sorunlarının çözülmesini bekliyor. Cumhurbaşkanlarının, Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze kadar yaptıkları Doğu ve Güneydoğu gezileri şöyle: Diyarbakır’ı Atatürk 2, İsmet İnönü 6, Celal Bayar 14, Fahri Korutürk 6, Kenan Evren 18, Turgut Özal 14, Süleyman Demirel 6; Tunceli’yi Kenan Evren 2, Turgut Özal 2, Süleyman Demirel 1; Mardin’i Atatürk 3, Turgut Özal 3, Demirel 2, Ahmet Necdet Sezer 2; Erzurum’u Atatürk 4, İnönü 4, Bayar 13, Evren 10, Özal 6, Demirel 6; Malatya’yı Atatürk 2, İnönü 8, Özal 8, Demirel 4; Urfa’yı Bayar 2, Özal 8, Demirel 10; Şırnak’ı Özal 4, Demirel 4; Siirt’i Atatürk 6, Cevdet Sunay 4, Evren 4; Hakkari’yi Kenan Evren 3, Demirel 2, Özal 2, Sezer 1; Erzincan’ı Atatürk 5, İnönü 6, Bayar 10, Evren 5, Demirel 6.
Yrd. Doç. Dr. Ramazan TOPDEMİR
Adıyaman Üniversitesi

Haberin Devamı

GÜNÜN SÖZÜ

“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir, biçimindeki yurttaşlık tanımından mutluluk duyulduğunu ifade eden ‘Ne mutlu Türküm diyene’ şiarını etnikçi kutuplaşmanın malzemesi olarak kullanılmasını doğru bulmamakta ve reddetmekteyiz.”
(Atatürk Düşünce Derneği Küçük Kurultay Sonuç Bildirisi’nden)

Mesaj Panosu

- 30.12.1994’te Taksim’de Opera Pastanesi’ne konan bomba, Sinematek’in kurucusu, aydınlar dilekçesinin mimarlarından yazar Onat Kutlar ile arkeolog, rehber Yasemin Cebenoyan’ı öldürmüştü. Bugün 11.00’de Toplumsal Bellek Platformu (0555-254 27 26) The Marmara Oteli önünde konu ve gelinen süreçle ilgili bir açıklama yapacak.
- İ.Ü. Rektörlüğünün başvurusu üzerine, polisin bina ve çevresinde bir yıl süreyle öğrencilerin araç ve özel evraklarını arama kararına karşı TGB bugün Beyazıt kapısı önünde uygulamaya karşı bir eylem yapacağını açıkladı.

Yazarın Tüm Yazıları