Bir havayolu şirketi fazla bilet keser mi

BİR grup işadamı eşleriyle birlikte Ramazan Bayramı tatilini Uzakdoğu’da geçirmiş, 27 Eylül Pazar akşamı Şanghay-İstanbul uçmayı planlamıştı. Hepsi de THY’den business-class bilet almıştı.

Haberin Devamı

Uçuştan 2-3 saat önce havalimanına gidip, işlemler için THY kontuarına başvurdular:

- Sizi bu akşam Şanghay’da misafir edebilir miyiz?


- Neden?


- Resmi heyet var.
Onlara yer açmaya çalışıyoruz.


- Hayır, planladığımız şekilde dönmek istiyoruz.


- Bir düşünseniz...


- Biletimizi 2 ay önce aldık. Şimdi neden erteleyelim.


Görevliler, aynı öneriyi business-class’daki tüm yolculara yaptı. Aralarından iki yolcu uçuş milleriyle business-class’a transfer olmuştu, onları ikna etmek pek zor
olmadı:


- Efendim kullandığınız milleri iade etsek, ayrıca bonus versek, sizi ekonomiye aktarsak.


Resmi heyetin başında Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın olduğunu öğrenen iki işadamı itiraz etmedi. Hedefleri Çağlayan’la görüşmekti:

Haberin Devamı


- Madem resmi heyet var, ekonomide uçabiliriz.


27 Eylül Pazar akşamı uçağımız Şanghay’dan İstanbul’a 12 saatlik uçuş için havalandığında bazı yolcular arasında tartışma sürüyordu:


- Nasıl olur fazla bilet kesilir? Bazı biletli yolcular uçağa binemedi.


Aynı sorun Zafer Çağlayan’ın bazı üst düzey bürokratlarını da etkilemiş, onlara ancak ekonomide yer açılabilmişti...


Derken, “Zafer Çağlayan bir değerlendirme yapacak” mesajı geldi, ön tarafa doğru yürüdük. Bazı yolcular arkamızdan laf attı:


- Bu işler özel uçakta yapılır kardeşim.


Ön tarafa geçtiğimizde kimi yolcuların suratından düşen bin parçaydı. Bir an önce yemek servisini alıp, uyumak istiyorlardı. Çağlayan konuştu, biz notlarımızı alıp, yerimize döndük. Bir süre sonra Çağlayan ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi arka tarafa uğradı. Durumu onlara özetledim. Yanıtı aynı zamanda THY Yönetim Kurulu Üyesi olan Büyükekşi’den aldım:


- Sayın Bakanımızın Çin seyahati 15 gün içinde kesinleşti.
Sonuçta Türkiye’nin yararına olan görüşmeler için buralara gelindi. Uçakta “fazla
yolcu” sorunu çıktığı doğru. Bazı ihracatçı birlik başkanları ve yardımcılarını da uçağa bindiremedik.


- Biletli yolcuya, “sen bugün uçma” demek ne kadar doğru?


- Business class’da
“over book” (fazla bilet) uygulaması tümüyle yasak. Ancak, ekonomide olabiliyor. Dünya havacılık kurallarında bunun sınırı yüzde 10’dur. Yolcuya ödüller önerilerek sorun çözülür. Nitekim 10 kadar Çinli işçi ödül önerisine sıcak baktı, bir gün sonraki uçağa kaldı.

Haberin Devamı


- THY yönetimi, kamu payının yüzde 49’a düşmesiyle “Biz artık tümüyle özel şirket gibiyiz” diyordu. Her özel şirket resmi heyete böyle yer açma çabasına girer mi?


- THY bu olayda talimatla değil, dünyada geçerli havacılık kurallarına göre hareket etti.


Bir tarafta Çin ile ticari ilişkileri geliştirme çabasıyla üç ayda bu ülkeye 60 bin kilometre yol yapan Çağlayan ve ekibi, diğer tarafta THY’nin “yolcu memnuniyeti” kriterleri...


İkisi arasında “denge”yi sağlamak gerçekten de çok zordu...

 

Çin’e Türkiye’den peynir satılabilir mi

 

DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan’ın Çin heyetinde yer alan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı ve Bahçıvan Gıda’nın Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’a sordum:

Haberin Devamı


- Türkiye’den Çin’e peynir satmak mümkün mü?


- Şimdilik belki değil ama Çinliler de peynir yemeye başladı. Gelir düzeyi yükseldikçe tüketim alışkanlıkları değişiyor.


- Siz bir de peynir altı suyu tozu da üretiyorsunuz. Onun bu bölgeye ihracat şansı ne?


- Geçen yıl bir-iki parti satış yaptık.
Devamı gelecek...


Peynirin altındaki suyun tozunu Çin’a satan Türkiye, peyniri de satabilir mi?

 

Çocukları bankacı anneyi Çin’e çağırdı, restoranın adı ‘Turkish Mum’a dönüştü

 

DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan’ın Pekin’deki son gün trafiği arasında gazeteci arkadaşlar öğlen yemeği için alternatif ararken bir öneri geldi:

- Yakınlarda bir Türk restoranı var, oraya gidelim.

Zaman darlığı ve trafik sıkışıklığı bizi Türk restoranına sürükledi. Biz mönüye bakarken, masamıza bir hanım uğradı:

- Siz Vahap Munyar’sınız...

Haberin Devamı


- Evet, restoranı siz mi işletiyorsunuz?


- Hayır, ben sadece mutfağı yönetiyorum.


- Peki nasıl ve ne zaman geldiniz buralara? Restoranın sahibi kim?

- Restoranın asıl sahibi Rus.
Bir de Çinli ortağı var. Önce Rus restoranı açmışlar. Planladıkları gibi yürümeyince Türk restoranına dönüştürmüşler.

- Sonra?

- Benim kızım ve oğlum Pekin’e öğrenim için gelmişti.
Bu restorana birkaç kez gelmişler. Restoranın sahibine, “Bizim annemiz çok iyi yemek yapar” diye anlatmışlar. O da, “Gelip burada çalışmak ister mi” diye teklifte bulunmuş.

- O teklif üzerine mi geldiniz?

- Çocuklar bana,
“Anne, sana iş bulduk, hadi gel” dedi. Ben de 9 ay önce gelip burada işe başladım. Tüm mönüyü değiştirdik. Şimdi burada mantı bile var.

- Mantıyı kim yapıyor?

- Ben yapıyorum.

- Restoranın adı siz geldikten sonra mı “Turkish Mum” oldu?


- Evet...

- Türkiye’de ne iş yapıyordunuz?

- Ben işletme mezunuyum.
Eski bankacıyım.


- En son nerede çalıştınız?


- Osmanlı Bankası’nda şube müdür yardımcısıydım.


Nereden nereye... 

Yazarın Tüm Yazıları