"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Ben de Bebek’te salüstü gecekondu kurabilir miyim

BU işte bir tuhaflık yok mu? Bir denizci olarak soruyorum:

Artan emlak fiyatlarına karşın muhtemelen makinası da çalışmayan, yaşam alanı genişlesin diye güvertesinde modifikasyona gidilen (ki bunlar yapıldıktan sonra o katamaran artık denize çıkamaz) böyle bir yüzen yapıyı bizde Bebek koyuna çekip evimizi taşısak olur mu?

Yüzen yapı kıçtan kara durumdadır koyun en güzel yerini işgal etmektedir. Yıllık ne kadar işgaliye ücreti ödemektedir?

Milyonlarca dolar ödeyerek o bölgelerde yazlık ev alan insanlar enayi midir? Bu yüzer yapının kıçındaki bayrak hangi ülkeye aittir? Eğer Türk bayraklı ise ki yabancı bayraklı olsa dahi durum değişmez. Bu haber ihbar kabul edilerek Denizcilik Müsteşarlığı’nın acilen soruşturma açması gerekmektedir.

Bu yapı hangi denize elverişlilik belgesi ve ruhsatla Göcek koyunda muhtemelen 5 kuruş işgaliye veya vergi ödemeden durabilmektedir?

Haydi Sayın Müsteşar İsmet Yılmaz meslektaşım sizi göreve davet ediyorum.

Semih DİNÇEL-Uzakyol Kaptanı

 

Tablo koleksiyonumu değerlendirmek istiyorum

 

Vakıf ve müze kuralım

 

ONUR Ali Akıncılar, 62 yaşında resim koleksiyonu olan emekli mimar ve işadamı. Amerikan vatandaşı. Türkiye’de Talas ve Tarsus kolejlerini okuduktan sonra Amerika’da üniversiteyi bitiripbu ülkede kalmış. 15 yıldır yağlı boya, suluboya, kara kalem tablodan oluşan 500 parçalık bir koleksiyonu varmış. Değerini 500-600 bin dolar olarak belirtiliyor. Türkiye’de üçü İstanbul’da biri de Ankara’da olan resim ve heykel müzelerini yetersiz bulduğunu söylüyor. “Türkiye’nin acil sanat müzelerine ihtiyacı var” diyor.

Annesinin rahatsızlığı nedeniyle 45 yıl sonra İstanbul’a dönen Akıncılar “Kurulacak bir vakıf aracılığıyla tablolarını bağışlayabileceğini” belirterek şöyle diyor:

“Buna hayatımı vakfedebilirim. Türk halkının resim sanatını öğrenmesini istiyorum. Benim koleksiyonum bir başlangıç olabilir. Tabii bunun için büyük bir bina bulmak gerekiyor. Burada resim ve heykel sanatına dönük her türlü tanıtımı yapmak istiyorum.

Benim aldığım resimlerin tümü Amerika’da kuzey doğu eyaletlerindeküçük müzayede salonlarından alınan parçalardır. Küçük müzayede salonlarında çok iyi resimler çok iyi fiyatlara alınabilmektedir.

Vakıf ve müze için kafamda bir çok proje var. Bu konuda ciddi olan kişi ve kurumlarla ayrıntısını görüşmek istiyorum.”

(0216-361 05 17/0538-214 27 66)

 

Expo'daki Türk pavyonu sahipsiz

 

Yazıklar olsun

 

HÜRRİYET’in Almanya baskısında bir haber dikkatimizi çekti; Halil Ayaroğlu ile Hasan Aycı, Hannover’den yazmışlar.

Ne kadar sorumsuz ve israfçı bir anlayışta olmamızı göstermesi bakımından bu ibretlik haberden, Ankara’da Sanayi ve Ticaret, Kültür ve Turizm Bakanlarının, TOBB ve İstanbul Ticaret Odası yetkililerinin haberdar olmaları gerekiyor.

Türkiye bu fuar için milyonlarca dolar harcamış ve alanın tapusu Türkiye’ye kazandırılmış.

Ama sahipsizlik ülkemiz adına çok acı.

Türkiye’ye yakışmıyor.

Hani Türkiye, daha önce Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı gibi Türkiye Hannover Fuarı’na partner olacaktı?

Arkadaşlarımızın haberini olduğu gibi yayınlıyoruz:

“Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ersin Faralyalı tarafından resmi açılışı yapılan Hannover Fuar alanında Türkiye'ye ait arsanın üzerine inşa edilen Türk pavyonu, 6 yıldır kaderine terk edildi. Çürümeye yüz tutan binanın cam ve kapılarının kırılmış, bahçesindeki ağaçların da kurumuş olduğu dikkati çekiyor.

Binanın yapımından sorumlu dönemin Turizm Bakanı, Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, Hürriyet'e telefonla yaptığı açıklamada, Expo 2000 Fuarı'nın açılışına beş ay kala pavyon kurma görevinin kendisine verildiğini belirterek şunları söyledi:

 

ETKİNLİKLERDE KULLANILACAKTI

 

"Dışişleri bunu başaramadığı için bu iş apar topar bana verildi. Türkiye'nin kendisine yakışan bir bölümde temsil edilmesini arzuladık. Mülkiyeti Türkiye'nin olup bina ileride Türkler tarafından çeşitli etkinlikler için kullanılabilecekti. Bunları göz önüne alarak işe başlayıp bina üç ayda tamamlandı. Yaklaşık 2.5-3 milyon Euro'luk maliyeti sponsorlar karşıladı. Daha sonra bakanlıktan ayrıldım. Tekrar Kültür ve Turizm Bakanı oluncaya kadar hiçbir şey yapılmadı. Binanın kalıcı ruhsatını ve mülkiyeti ikinci bakanlığım sırasında aldık. Görevden ayrıldıktan sonra ne oldu bilemiyorum. Doğrusu böylesi bir binanın kullanılamaması çok yazık".

 

BEKÇİSİ BİLE YOK

 

Binanın çevresinde bulunan belediyeye ait ağaçlar sulanırken, binaya ait ağaçların çoktan kuruduğu, camlarının kırıldığı, değerli İznik çinilerinin çalındığı dikkati çekti. Kapısı açılması için zorlandığı tespit edilen Türk pavyonundaki birçok cam elmas ile çizilmiş. Binanın içinde, mutfak dahil kullanılabilecek her türlü eşya sökülüp götürülmüş. Tavanı ve duvarları mantar, küf içinde olan pavyondaki iç mekânda bulunan camlı kapıların camları da kırık. Binayı devamlı bekleyen bir bekçi yok. Oysa 2000 yılında diğer ülkelerin kurduğu pavyonlar ise ya sökülüp götürülmüş, ya da kültür merkezine dönüştürülmüş.

 

ÖDÜLLÜ BİNA

 

2000 yılında dönemin Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun girişimiyle yapılan bina toplam 2 bin 800 metrekare alan üzerinde kurulu. Expo 2000 fuarı sonrası bina tamamen kaderine terk edildi. Expo 2000 Fuarı'ndan sonra bir daha kullanılmayan Türk pavyonu, Hannover Prensi'nin duvarına işemesiyle gündeme gelmişti. 1200 metrekare alan üzerinde kurulu olan binanın kullanım alanı 1800 metrekare. Binanın çevresinde ayrıca 992 metrekare park alanı bulunuyor. Bina zamanında dünya çapında, 'En ilginç mimarisi olan binalar' kategorisinde ilk yüze girdi. Arsa değeri yaklaşık 1 milyon Euro olan binaya bir türlü talip bulunamadı. İlgilenenler olduysa da bir türlü kiralanamadı.

 

Mumcu: Yazık oluyor

 

Dönemin Turizm Bakanı Erkan Mumcu, Türk pavyonuyla ilgili yaptığı açıklamada, kendisine mektupla pavyonu kurma görevi verildiğini, bunun üzerine fuar idaresiyle hemen temasa geçtiklerini söyledi. Mumcu, şunları söyledi:

"Zamanımız dardı. Geçici bir yer kiralamamız durumunda, pavyonumuzu Afrika ve Ortadoğu ülkelerinin bulunduğu arkalarda yer alan bölümlerde yapabileceğimiz söylendi. Binayı satın alırsak, Avrupa ülkelerinin arsalarının bulunduğu bölümde kurabileceğimiz söylendi. Kiralamak ile satın almanın maliyetinin hemen hemen aynı olacağını tespit ettik. Bunları göz önüne alarak işe başladık. Mülkiyetinin devletimize alınması konusunda Başbakanlık Müsteşarı bizleri süründürdü. Amacımız orada bir sergi mekânının yaratılması, fuara gelen Türk işadamlarının toplantılarını burada gerçekleştirmeleriydi. Planlar hazırlandı. Ancak böylesi bir binanın kullanılamaması çok yazık."

 

Adil: Müfettiş inceledi

 

Frankfurt Turizm ve Kültür Ataşesi İbrahim Adil, Hannover Fuarı'ndaki Türk pavyonu ile ilgili olarak şunları söyledi:

"Geçen yıl Sayın Bakan'ın talimatıyla konuyu incelemek üzere bir müfettiş görevlendirildi. Türkiye'den gelen müfettiş, ben ve dönemin Hannover Başkonsolosu, Türk pavyonunu ziyaret edip durumu hakkında bir rapor hazırladık. Rapor, Sayın Bakan'a sunuldu. Bu binanın daha önce pavyonla ilgilenen İstanbul Ticaret Odası'na kiralanması için fikir birliğine vardık. Bu konuyu da raporumuza yazdık. Rapor şu anda bakanlıkta. Pavyonun anahtarı bende. Zaman zaman giderek pavyonun durumuna bakıyorum. Pavyon sigortalı. Sigorta şirketi poliçe kapsamında kırılan ve dökülenleri karşılıyor."

 

Yabancılar ‘şirket’

üzerine mülk alsın

 

YABANCILARIN mülk alması konusunda bir yanlış yapıyoruz galiba.

Neden kişiler üzerine mülk aldırıyoruz.

Gelsinler, şirket kurup alsınlar; ev de, arazi de, tarla da alsınlar.

Ama şirketlerinin üzerine 10 kişiyi sigortalı gösterme koşuluyla.

Vergisini ödesinler.

Dikkate alınır mı?

Enver AKOĞLU-ANKARA

 

Çifte standart

 

EMİNÖNÜ Belediyesi Başkan Yardımcılığı'ndan emekli olan İhsan Maçin konuşuyor:

“İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hakan Eker, Emekli Korgeneral Altay Tokat hakkında 'Güneydoğuda hâkim ve savcıları hizaya getirmek için evlerinin yakınlarına bomba attırdığı' biçimindeki sözlerinden ötürü soruşturma açtırmış.

Açabilir.

Ama ben bir şeyi hatırlatmak istiyorum.

Eminönü Belediye Başkanı SP’li Lütfi Kibiroğlu ve 29 memur hakkında (1999-2004) bizzat ben ve şimdiki AKP’li Belediye Başkanı Nevzat Er hakkında da CHP Eminönü İlçe Sekreteri Gazi Doğan tarafından yapılan suç duyurusunda bulunulmuştu.

Ayrıca avukatım Erdoğan Şişman aracılığıyla, hakkımda asılsız ihbarda bulunulup yargılanarak beraat edince ben de bu ihbarcılar hakkında suç duyurusunda bulunmuştum, ancak gerekli bir işlem yapılmamıştı.”

 

Biliyor musunuz

 

- BÜYÜKŞEHİR Meclisi 1. Başkan Vekili İdris Güllüce’nin kayınvalidesinin Küçükçekmece Tepeüstü Darüsselam Camii'nden kaldırılan cenazesine milletvekili Hüseyin Besli ile 4 belde belediye başkanı ve 8-10 AKP’li ile CHP’li Büyükşehir Meclis üyesinin katıldığını, Kadir Topbaş’tan başka Büyükşehir’deki Erzurum kökenli bürokratların (başta İSKİ, İSTON ve Kontrol Daire Başkanı) katılmadığını; bundan bir süre önce Topbaş’ın yine Güllüce’nin kızının düğününe gitmediğini...

 

Mesaj Panosu

 

- BUGÜN (Dün) 15.00 uçağı ile Ankara’ya gidecektim. Rötar yaptı, uçağa biniş kapıları sık sık değiştirildi. Bekle bekle 17.00'de kalktı sonunda. Ankara’da önemli randevularım vardı, peki benim zararımı kim tazmin edecek şimdi?

İdris BEYAZIT

 

 

 

X