"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Bayram...

‘NEFES almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan... Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık...<br><br>Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır...

Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp “Çok şükür bugünü de gördük” diyebilmek...
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır...
En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.
Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır...
“Ona güvenmiştim, yanılmamışım” sözü bayramdır...
Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram... Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır...
Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır...
Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram...’
(Can Yücel’in yukarıdaki ‘bayram’la ilgili yazısını gönderen Nazan Moroğlu “Bunu okurlarınızla paylaşır mısınız?” dedi ve ekledi:
“Can Yücel, 2011 yılında 29 Ekim törenlerinin Başbakanlık genelgesiyle iptal edildiğini görseydi, herhalde yukarıdaki yazısını “29 Ekim’leri Atatürk ilke ve devrimlerini anarak kutlayabilmek, bayramdır’ diye bitirirdi değil mi?”)

45 bin kurbanlık temin edebildik

TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürlüğü’nden dünkü ‘Kurban bağışında kafalar karışık!’ yazısına bir açıklama geldi. Bir okurumuzun vakfın vekâleten kurban bağışı kabulünü erken kapatmasının eleştirilmesi üzerine bu konuda bir açıklama yapılması istenmesi üzerine vakıftan, köşemize şu bilgilendirme yapıldı:
“TSK Mehmetçik Vakfı; 2011 yılı vekâleten kurban kesim faaliyeti ile ilgili çalışmalarına şubat ayında başlamıştır. Söz konusu kurban faaliyetini yerine getirebilmek için mayıs ayında Et-Balık Kurumu’na yazılı olarak başvuruda bulunan vakfımız, bu kurumdan aldığı olumsuz yanıt üzerine, haziran ve temmuz aylarında Hürriyet’in de aralarında bulunduğu beş ulusal gazetede yayınlattığı ilanlarla yirmi üç ilde ihaleye çıkmıştır. İhalelerden olumlu sonuç alınmaması üzerine, firmalardan davet usulüyle kurban teminine gidilmiştir.
Mehmetçik Vakfı, kurbanlık hayvan temini ve vekâleten kurban kesimi sırasında iki ayrı kurumun belirttiği kriterleri bir araya getirmektedir. Birincisi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı genelgedeki niteliklere uygunluk, ikincisi de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın belirttiği kurbanlık vasıflarını taşıyan hayvanların temin edilmesi... Bu kriterler; dini kuralların yanında, kurbanlık hayvanların temini, nakli ve kesimi sırasında uyulacak
hijyenik ve çevresel faktörler; kulak küpe numarası, pasaportları, aşıları ve veteriner kontrollerini içermektedir. Kriterlerden en önemlisi, kurbanlarda küçükbaş hayvanların bir yaşından, büyükbaş hayvanların ise iki yaşından büyük olması şartının aranmasıdır. Dikkate aldığımız bir diğer husus da kurban fiyatıdır. Vakfın yaptığı çalışmalar neticesi kurban fiyatı 460 TL olarak belirlenmiştir. Piyasadaki kurbanlık fiyatlar incelendiğinde bu bedelin makul olduğu görülecektir.
31 FİRMADAN 8’İ KATILDI
Bu şartlar altında Türkiye çapında yapılan açık ihale ve ismen ihaleye çağrı yapılan 31 firmaya rağmen Mehmetçik Vakfı’nın ihalesine ancak sekiz firma katılmış, bu firmalardan beşi ile de fiyat konusunda anlaşma sağlanarak ancak 38 bin kurbanlık temin edilebilmiştir. 14 Ekim 2011 tarihinde Vakıf Genel Müdürü Salih Güloğlu kurban kampanyasını resmen duyurulurken ‘38 bin kurban temin edilebildiği ve bu nedenle vatandaşların bağışlarını son güne bırakmamaları gerektiği’ hususunu basın organları aracılığıyla açıklamıştır. (www.mehmetcik.org.tr ‘duyurular’)
Daha sonra 7 bin hisse daha temin ederek bu rakamı 45 bine çıkarmıştır. Ancak, vatandaşlarımızın TSK Mehmetçik Vakfı’na olan yoğun ilgisi nedeniyle  01.11.2011 günü öğle saatleri itibariyle bankalarda ve Vakıf internet sayfasında bulunan kurban hesapları kapatılmıştır.
TSK Mehmetçik Vakfı, vekâleten kurban bağışı kabulü faaliyetini son derece titizlikle yerine getirmektedir. Bu titizlik neticesi yukarıda bahsedilen kriterlere uygun ancak 45 bin kurbanlık temin edilebilmiştir. Sizin aracılığınızla hem okuyucunuz A.C.’yi hem de bütün vatandaşlarımızı bilgilendirmeyi görev bilir, TSK Mehmetçik Vakfı’na gösterdiği ilgi ve destek nedeniyle tüm vatandaşlarımıza şükranlarımızı sunarız.”
Bu yazının içinden çok soru çıkarılabilir. Ama bugün bayram; kurbanını seçen seçti artık!

Angus yine korundu

BAYER... Anadolu yakasına binlerce hayvan getirildi. Bunlar Trakya bölgesine geçirilmiyor; bunun için iki günden beri uğraşıyorum. Neden mi?  Trakya’ya şap hastalığı sirayet edermiş. Trakya ‘ari bölge’ imiş... Peki, Anadolu’daki hayvanlarda ‘şap’ varsa, bunlar niye halka yediriliyor. Ben CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt olarak bu işin peşini bırakmayacağım. Hastalık yok diye iddia ediliyorsa, köprünün girişine veteriner kontrolünden geçirilsin. Ama yapamazlar çünkü, Trakya’ya getirilen hayvanlar ‘ithal’ malı... 18 bin hayvan, İstanbul’un Trakya bölümünde daha rahat satılır da ondan... Önce ithaller satılsın diye düşünülürse vatandaş da inadına ben yerli ırkımın hayvanını kurban edeceğim diyor. İthal hayvanın neyle beslendiğini bilmiyoruz. Ya domuz çiftliğinde yetiştiriliyorsa! Kim biliyor? İktidar yine insanlarla oynadı; angusu korudu. Ben Anadolu yakasındaki kurbanlıkları sattırtmak için internet sitesi kuracağım. Benim cep telefonum: 0532 590 69 69

X