Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

AVM HİKAYELERİ

Adam, elinden tuttuğu küçük oğluna, “Bak oğlum” der, “Buralara gelebiliyoruz diye, buradaki her şeyi satın alabiliriz sanma. Biz fakiriz, paramız yok…” AVM Hikayeleri, kıskandığım bir proje. Nasıl oldu da akıl edemedim?

Eski 45’likler konseptinin yaratıcısı, müzik eleştirmeni Naim Dilmener’i tanırsınız. O aslında sadece müzik değil, hayat eleştirmenidir. Hepimiz gibi… Bu aralar çalışma alanı ise alışveriş merkezleri.


Alışveriş merkezlerinde tanık olduğu olayları, kulak misafiri olduğu diyalogları yazıyor, Duygu Beykal İz o anı çiziyor ve sanat eleştirmeni Ayşegül Sönmez’in kurduğu online kültür-sanat gazetesi Sanat Atak’ta yayınlanıyor.


Her şey Naim için konu olabilir. Sevgililerinden konuşan genç kızlar, aralarında Gezi Parkı direnişi değerlendiren kadınlar-erkekler, günlük sohbetler yapan tezgahtarlar… AVM’lerde olup biten, ama alışveriş eyleminin dışında kalan her şey.

AVM HİKAYELERİ


Nasıl başladın, nereden aklına geldi” diye sordum Naim’e hafiften haset ederek. Meğer Twitter’da keşfedilmiş. Bütün projenin başlamasına neden olan ilk hikaye ise yürek burkuyor:


AVM’LERDE KIRIKLIKLAR HİÇ BİTMEZ


“Büyük bir kısmımız, AVM’lere alışveriş için gitmiyoruz. Dolaşıyor, belki çay/kahve içiyor, gevşiyoruz. Ya da daha da deliriyoruz. Çünkü varlık içindekilerle yokluk içindekiler yan yana buralarda. Aynı koridorlarda yürüyor, aynı vitrinlere bakıyoruz. Bir keresinde, elinden tuttuğu küçük oğluna, “Bak oğlum, buralara gelebiliyoruz diye, buradaki her şeyi satın alabiliriz sanma. Biz fakiriz, paramız yok,” diyen bir babaya denk geldim. O an kalbim sıkıştı ve tuvalete gidip kustum. Sonra üstüne düşünürken, bazı ilginç durum ve diyalogları yazarak, birilerini AVM’deki hayatlarımız konusunda dürtebileceğimi düşündüm ve twitter’a yazmaya başladım. Sanatatak.com oradan gördü ve bizim siteye yaz bunları, dedi ve başladık.”

AVM HİKAYELERİ


“Bence AVM’ler büyük bir yanılsamaya yol açıyor; hepimizin refah ve bolluk içinde olduğuna dair uçsuz bucaksız bir yanılsama. Yapmayı kendime görev edindiğim şey, bu yanılsamayı parçalamak. Tabii kendimce ve daha çok kendim için. İşe yaramadığını da söyleyemem. Devam da ediyorum; AVM’lerde kalp/ruh/gönül kırıklıkları hiç bitmez.”

AVM HİKAYELERİ


AVM Hikayeleri’ni takip etmek isterseniz www.sanatatak.com adresini takip etmeniz yeterli. Belki biri sizin hikayeniz bile olabilir.

http://twitter.com/alısveriscadisi


Yazarın son yazıları


#16 Ağustos 2013Tekstil kimyasallarından nasıl korunmalı?
#26 Temmuz 2013Haftasonu parklara gidin bir takas pazarı mutlaka vardır
#18 Temmuz 2013Yedikule bostanının yaşamasına izin verin market yerine bostandan alışveriş yapalım
#16 Temmuz 2013Hayvanseverler AVM’ye karşı
#12 Temmuz 2013Pazar günü giysi takasında buluşalım
#5 Temmuz 2013İhtiyacın yoksa Verrr gitsin
#2 Temmuz 2013Bunlar insanı alışverişten soğutur


YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN >>

X