Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Aşırı sıcak bu sefer kalıcı

Seçim günü aşırı sıcaklar geliyor. Zaten normallerin üzerinde seyreden sıcaklıklar, şimdi aşırı seviyelere çıkmaya hazırlanıyor.

Basra Körfezi’nden gelecek sıcaklar yarın kendini hissettirmeye başlıyor. Sıcaklıkların pazar günü Marmara’da, İç Anadolu’da, Güneydoğu’da 35 derecenin üzerine çıkma ihtimali var. Ege ve Akdeniz’de ise 40 dereceye ulaşabilecek. Özellikle Ege ve Akdeniz’de bugünlerde nem oranı düşük ve rüzgar etkili. Bu iki parametrenin üzerine eklenecek aşırı sıcaklar halen tehdit oluşturan orman yangınlarına daha bir destek verecek. Aşırı sıcaklara karşı dikkat diyoruz, direkt güneş ışınlarına maruz kalmayın, bol su tüketin, alkol almayın, bol ve açık renkli kıyafetler tercih edin, denize girecek olsanız da koruyucu krem kullanın, sağlık durumunuza göre terle kaybedilecek tuzu da bir şekilde yerine koymalısınız. Oy kullanmaya gidecek özellikle yaşlılara da sıcakların bastırmadığı saatleri tercih edin diyoruz. Bir hatırlatma da yetkililere; orman yangını riskine karşı tetikte olunması gerekiyor.

Bu sıcaklar ay sonuna kadar etkisini sürdürecek gibi görünüyor. Ayın 26 ve 27’sinde bir düşüş ile sıcaklık normallere geriliyor, sonrasında ay sonuna ilerleyecek şekilde sıcaklar tekrar etkili olacak. Tabii bu uzun vadeli öngörü, değişim olursa önümüzdeki günlerde hava durumu bültenlerimizde ayrıntıları bulabilirsiniz.

*

İçimi bir korku sardı. Geçenlerde okuduğum bir makale, bana bundan yıllar önce, havaya bakıp bakıp ileride "düzgün bir işim olacak mı, yoksa havadan sudan işlerle mi uğraşacağım" diye düşündüğüm dönemlerde okuduğum dünyanın sonu senaryolarından birini hatırlattı!

Senaryo şuydu: Helyum ve hidrojenden oluşan güneş, gezegenlere yaydığı ısıyı hidrojeni yakarak elde ediyor. Hidrojen yanıyor ve helyuma dönüşüyor. Bu yanma sonucu açığa çıkan enerjinin bize düşen payı gezegenimizin hayat kaynağı. Helyum hidrojene göre çok daha yüksek enerjiye sahip. Senaryoda, yana yana bitecek hidrojenin ardından helyum yanmaya başlayacağı ve açığa çıkacak yüksek ısıyla, Güneş’e en yakın gezegen olan Merkür ve Venüs’ün eriyip küresel yapısını kaybedeceği, akacağı, dünya üzerinde de birçok etki oluşacağından bahsediliyordu. Metal yüklü olan dağların eriyip hareketleneceği, denizlerin aşırı ısınmadan kaynayabileceğinden söz ediliyordu.

Son araştırmada ise güneşin yaydığı ısı ve kozmik ışınlar ile dünyanın ısınması, küresel ısınma karşılaştırılmış. Son 30-40 yıl içerisinde güneşin yaydığı ısıda nasıl bir değişim olmuş? Aynı dönemde dünyadaki ısınma nasıl değişmiş? Bilim adamları bunu araştırmış! Sonuç enteresan, Tüm dünya küresel ısınmayı konuştuğu son 20-30 yılda, güneşin yaydığı ısı miktarı azalmış. Bu araştırmayla küresel ısınmanın bu şekilde normalin üzerinde bir hızla artmasının nedeninin insanoğlu olduğu savı daha da kuvvetlenmiş oluyor. Çünkü bazı çevreler tarafından dünyadaki küresel ısınmanın, güneşten gelen ısı ve kozmik ışınlara bağlı olduğu düşünülüyordu. Hatta bu konuyla ilgili bir İngiliz televizyon kanalı da küresel ısınmaya güneş ışınlarının neden olduğunu anlatan bir belgesel yayınlamıştı. Bu araştırma bir yerde bu tür çalışmalara cevap niteliği de taşıyor.

Şimdi yıllar önce okuduğum dünyanın sonunu anlatan senaryo ile bu araştırmayı birleştirelim. Ya da ben anlatmayayım, siz birleştirirsiniz artık! :)
X