"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Artık dışarı çıkma zamanı

Şu satırların yazıldığı geceyarısı itibariyle kar ısrarla yağmayı sürdürmekte.

Ama meteoroloji tanrısının söylediğine göre cuma günü durmuş olacak ve bu demektir ki, bu akşam günlerdir eve kapanmış kurtları dökme zamanı.

Ama tabii bunca gün insan pratiğini kaybetmiş olabiliyor, o yüzden "ne yapmalı" diye düşünenlere naçizane öneriler geliyor sırayla (Tabii bu öneriler de -yine yağarsa kar- iptal olabilir son dakikada. Mesuliyet kabul etmem, ona göre).

l New York’luların "tatlı kaçık" dediği, epeydir İstanbul kulüplerinde (Q Jazz, Mel’s, Vento) sahne alan ve artık bizim toprakların "tatlı kaçık"larından sayılan caz vokali Keisa Brown, bu akşam Mövenpick Otel’deki AzzuR Restoran’da. Bayan Brown’a, AzzuR spesiyallerinden levrek fileto ile (öncesinde keçi peynirli salata yiyerek) eşlik etmek mümkün.

l "Mania" konsepti ile her ay başka bir kentin görsellerini ve müziğini İstanbul’a taşıyan Dulcinea, Ocak ayını Paris’e ayırmıştı. Ve işte bugün de Dulcinea müdavimleri, bir başka Parisli dj arkadaş Greg Oreck ile dans edecek. İlginizi çekiyorsa bir ara uğranabilir.

l Bu gecenin rock performansı ise Duman’dan. Eskiden Manhattan olan, nicedir Olimpia Wish adıyla bildiğimiz mekanda çıkacak Duman’ın konserinin tıklım tıklım olacağına şüphe yok. Hatta Duman’ın geçenlerde Balans’ta verdiği konserine giden Berrin Karakaş, ortamın toz duman olduğunu yazmıştı Tempo’da. İçeriye fazla sayıda insan alınmasından dolayı. Umarım, Olimpia Wish’de böyle şeyler yaşanmaz.

l Bu gece değil ama yarın geceye dair bir hatırlatma: 80’lerin Nadide Sultan’ı, "taç mi taç mi" Samantha Fox, kısmetse Yeni Melek’te konser verecek (Hani Yeni Melek’te aslında ne iç bayıcı bir konser mekanıdır. Ses, ışık ve atmosfer bakımından. Ama Sammy yalnız bırakılmaz tabii, ayıp olur şimdi).

Bir dönemin sembolü Diesel bitti mi?

Malum, marka sadece bir isimden ibaret değil. Onun bir de ifade ettikleri var. Vaat ettiği yaşam tarzı, statü sembolü olması, vesaire. Diesel bu markalardan biri. Ya da biriydi. Artık öyle olmadığı tartışılıyor.

Diyor ki moda PR’cısı Metin Gürsoy (CP’ye verdiği mülakatta), "Diesel, hem gençlerin hayatlarında hem de modada bir boşluğu doldurdu".

Neydi peki bu boşluk? Devam ediyor Gürsoy: "Tutunacak dalı olmayan, apolitik, kendini bir yere ait hissetmek ve fazla söze gerek kalmadan kendini ifade etmek isteyen 80’ler gençliğinin sözcülüğünü üstlenmek. Sihirli sözcüğünü de ’farklılık’ olarak seçti ve özellikle de giyimin bir statü sembolü olarak görüldüğü Türkiye gibi ülkelerde kısa sürede üne kavuştu."

Hakikaten öyle, Diesel 90’lı yılların sonunda -club müziğinin de patlamasıyla- Türkiye’de en çok tercih edilen markaydı. Kısa sürede ucuza satılan taklitleri pahalı "asıl"larını geçti tabii.

Ancak club müziği (o büyük partiler, yani rave’ler bitince) şaşaalı günlerini geride bırakmaya başladı. Paralel olarak da bu kesimin "üniforması" Diesel de. Bunun üstüne bir de herkesin üzerinde görünmeye başlanınca, Gürsoy’a göre Diesel "bitmeye" yüz tuttu.

Peki kurtuluş nerede? Galiba, herkesin kendi tasarımını kendisinin yapmasında. Vaziyet oraya doğru koşturuyor.

Eyvah, Topbaş da beğenmedi

Ve sonunda Kadir Topbaş da İstiklal Caddesi’ne yapılan granitleri beğenmediğini itiraf etti. Hemen tırsmaya gerek yok tabii, Topbaş, Çin granitlerini bozdurup bu kez Moğolistan granitleri döşeyeceğini filan beyan etmedi. Allah’tan.

Ama dedi ki, "Zemin uygulaması istediğimiz detayda, güzellikte olmadı. Hem belediyemizin kendi teknik elemanlarına, hem de kendi mimar arkadaşlarıma yardımcı olmalarını, detayları göstermelerini rica ettim."

Yanisi şu: Çalışmalar iki ay daha sürecek. İş bitinceye kadar da işi yapan firmaya para ödenmeyecek!

Bence -görünen granit kehanet gerektirmez- bu düzeltme işi değil, iki ay, bir yıldan önce bitmeyecek.

Burning Man ve Soul Clipse festivalleri

ABD’nin Nevada Çölü’nde her yıl ağustos ayında yapılan Burning Man’i ve bu yıl ilk kez Türkiye’de Manavgat civarında yapılacak "Soul Clipse"i iki ay önce yazmıştım. Şimdi her ikisiyle ilgili gelişmeler var, aktarayım.

1. Burning Man’e bu yıl ilk kez ABD merkezli bir Türk turizm şirketi, "Nomadic Excursions", tur düzenliyor. Uçak ve festival biletinden, çölde içeceğiniz suya kadar her şeyi organize edecek şirketin web adresi şu: www.nomadicexcursions.com

Ayrıca festivalle ilgili daha fazla bilgi ve fotoğraf, pazara Gala Dergisi’nde.

2. Soul Clipse’e de tur düzenleniyor. Daha önemlisi bilet fiyatları 1 Şubat’a kadar 90 Euro. Sonrasında fiyat 115 Euro’ya çıkıyor. (www.soulclipse.com)
X