"Uğur Cebeci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Cebeci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Cebeci

Arılar uçak olacak

Uğur CEBECİ

Bilimadamları arıların uçuş sırrını çözdüler. Kısa kanatları, geniş gövdelerine rağmen arılar uçuyorlar. Havada duruyorlar. Bu uçuşun tekniğinin çözümü yeni uçaklar yaratacak. Önce insansız uçaklar yapılacak. Sonra kısa kanatlı geniş gövdeli uçaklar ortaya çıkacak.

Uçak imalatçılarının, bilimadamlarının araştırmaları bir türlü sonuç vermiyordu. İmalatçılar her uçan hayvanın uçuş tekniklerini inceleyip bunları çoğu kez uçaklara uygulamışlardı. Hepsinin bir mantığını kolayca bulmuşlardı. Ama iş arılara gelince uzun yıllar işin içinden çıkılamadı.

Şu andaki fizik ve matematik kurallarına göre arıların uçamamaları gerekiyor. Çünkü onların kanatları, vücutlarına göre çok küçük ve zayıf. Ancak hergün milyonlarca arı bu kuralı yalanlarcasına uçmaya devam ediyor. Arıların çözülemeyen uçuş sırları Amerikan Savunma Projeleri Geliştirme Dairesi'nde çalışan bilimadamlarına ilham verdi. Rex Boys liderliğinde bir grup bilimadamı, arıların uçuş teoremini bulmak amacıyla çalışmalara başladı. Buradan geliştirilecek olan teorem yardımıyla, bir arı gibi uçabilecek, mikro boyutlarda insansız hava araçları üretilecek. Düşman tarafından fark edilmesi çok zor olan bu araçlar, keşif amaçlı kullanılacak. Ama belki çok yakın gelecekte arı şeklinde yolcu ya da kargo uçakları ortaya çıkarsa hiç şaşırmayın. Kısa küçük kanatlı, geniş gövdeli, tıpkı arılar gibi uçacak uçaklar yakında dizayn edilmeye başlanacak.

İLK ÇALIŞMA 1945'DE YAPILDI

Aslında arıların uçuşlarıyla ilgili ilk çalışma Eddie Woods tarafından 1945 yılında gerçekleştirildi. BBC için yapılan araştırmada arıların kanat çırpışlarından çıkan sesleri ölçen Woods, işçi arıların ses frekanslarının 250 ila 190 Hz arasında olduğunu buldu. Sesleri kaydeden Woods, bunları piyano notalarıyla karşılaştırarak bir harmonisi olduğunu iddia etti. Ayrıca Woods, seslerin uçuşa da olumlu bir etkisi olduğunu söylüyordu. Arılar, kanatlarını çırpmak için harcadığı enerjinin yüzde birini bu sesleri çıkartmak için ayırıyorlardı.

Aradan geçen yıllar sonra, Woods'un teoremini doğrulayacak bazı bulgular elde edildi. Arılar bu sesleri çıkartmak için kanatlarını çırpmanın yanı sıra kanatlarının altından hava üflüyordu. Böylece kanat altında düşük basınç oluşturarak uçuşun temel prensibi için altyapıyı oluşturmuş oluyorlardı. Kanatların uçuş teoremine göre kanat altındaki ve üstündeki basınç farkları uçağın uçmasını sağlıyordu. Yukardaki yüksek basınçlı hava, aşağıdaki düşük basınçlı havaya doğru kayıyordu.

ONDÖRT TÜP BULUNUYOR

Arıların solunum sistemleri üzerine araştırmalar yapan bilimadamları, insan ve arıların benzer şekilde nefes aldıklarını ortaya koydular. Aynı insan gibi ağız ve burundan nefes alan arıların, oksijeni içerde yakarak bunu 14 ayrı hava tüpünden dışarıya kuvvetle verdikleri bulundu. Arıların ağızlarını inceleyen bilimadamları, havayı daha iyi ve güçlü verebilmek için ağız içinde çeşitli hava kanallarının olduğu da ortaya çıktı.

Arıların gövdesi üç bölümden oluşuyor. Bunlar; baş, thorax yani orta kısım ve abdomen adı verilen arka gövde. Toplam 14 adet olan hava tüplerinin beşer tanesi abdomen, yani kanatların altında bulunuyor. Geri kalan iki tanesi thorax, diğer ikisi ise başla gövdenin birleştiği boyun bölgesinde yer alıyor. Thorax ve boyunda bulunan tüpleri arılar manevra yapmada kullandıkları tahmin ediliyor.

MİKRO UÇAK

Tüplerden kuvvetle verilen hava kanatların altında basınç farkını oluşturuyor. Tüplerin ağızları ise trompetlerin deliklerine benzemekte. Uçuşun hızına ve gerektiği duruma göre açılıp kapanıyor. Sesleri yeniden ölçen bilimadamları, uçuşun çeşitli evrelerine göre bu seslerin değiştiğini saptadılar. Arı havada duruken yani helikopter gibi hover yaparken bu ses yer çekimini yenmek için artıyordu.

Arıların uçuş teoremleri tam olarak çözüldükten sonra önümüzdeki yıllarda bu insansız mikro hava araçlarına uygulanacak. Kanatların altından üflenecek hava özel bir sistemle sağlanacak. Böylece büyük kanatlara gerek kalmadan uçuş gerçekleşecek. Sistem bir yandan küçük kanatlar sayesinde aracın iriliğini azaltırken, bir yandan da üstün bir uçuş tekniği sağlayacak.

Gökyüzünden yansımalar

Havacılık dünyasının saygın dergilerinden Aviation Week and Space Tegnology'nin her yıl düzenlediği 'Havacılık Fotoğrafları Yarışması' sonuçlandı. Artık geleneksel hale gelen ve profesyonel ya da amatör binlerce fotoğrafçının katıldığı yarışma büyük çekişmeye sahne oldu. Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen fotoğraf yarışması en iyinin en iyisi, askeri, sivil, genel ve uzay dallarında gerçekleştirildi. Ayrıca editörün seçtikleri köşesinde her dalda sergilenmeye değer olan fotoğraflar yer aldı.

Yarışmada en iyinin en iyisi (best of the best) diye sınıflandırılan birincilik ödülünü İsrailli Amir Modan aldı. Modan'ın fotoğrafında İsrail Hava Kuvvetleri'ne bağlı AH-64 Apache helikopteri, çöl üzerinde bir yaz akşamı ay siluetinin önünde uçuyor. Amir Modan, İsrail Hava Kuvvetleri Dergisi'nin baş fotoğrafçısı. Modan ayrıca Kudüs'teki Bezalel Sanat Akademisi'nde fotoğraf üzerine eğitim görüyor. Fotoğraf çekmek amacıyla F-16, F-4 uçakları ve AH-64 Apache ile UH-60 Black Hawk helikopterlerinde uçuyor.

Hava fotoğrafçılığı alabildiğine zor bir iş. Sadece iyi bir teknik donanım yetmiyor. Süratli bir uçağın içinde bir başka süratli uçağı iyi bir açı ile yakalamak özel bir yetenek istiyor. Çok yükseklerdeki çekimlerde özel objektifler kullanılıyor. Ayrıca uçtukları uçakların pilotlarıyla irtibatta bulunmaları gerekiyor. İyi hava fotoğrafçılarının çoğu hava kuvvetleri içinde ya da uçak imalatı yapan fabrikalarda yetişiyor. 1998 yılı en iyi hava fotoğraflarının seçiminde jüride Life Dergisi fotoğraf editörü olan Baker Burrows, havacılık fotoğrafçısı Chris Sorensen, Washington Smithsonian Enstitüsü Ulusal Havacılık ve Uzay Müzesi'nde araştırmacı Dana Bell görev aldı. İşte yılın en iyileri:

Askeri 1'inci

David M. Cooperman,

Bell AH-1W Super Cobra Kuveyt'te tank mezarlığının üzerinde hover (helikopterin havada sabit durması) yapıyor.

Sivil 1'inci

Richard C. Zellner, Stratford, ABD

Sikorsky S-70C-6 arama kurtarma helikopteri Stratford'da eğitim uçuşunda.

Genel Havacılık 1'inci

Neville Dawson, Queensland, Avusturalya

Kern Country (Kaliforniya) Şerifi MD500E helikopteri ile Kanyon Nehri'nin üzernde kaybolan bir kişiyi arıyor.

Uzay 1'inci

James N. Brown, Lithonia, ABD

Colombia uzay mekiği 17 Nisan'da STS-90 görevi için fırlatılıyor.

Tolga ÖZBEK

Neden THY

Kuzey Carolina'da bir uçak düşmüş. 20 ölü 80 yaralı var.

Bizim televizyonlarda kaza haberi, THY uçak görüntüleri ile ekrana geliyor. Bir bakıyorsunuz Türk Hava Yolları'nın RJ-100 uçağı ekranda bir o tarafa bir diğer tarafa uçuşup duruyor. Carolina semalarında sanılıyor. Oysa RJ-100 uçağımız bütün uçuş yaşamı boyunca oraları hiç görmemiş...

Uzakdoğu'da askeri jet, bir helikopterle çarpışmış. Beş ölü var.

Bizim televizyonlarda haber THY'nin Airbus A310 uçağının görüntüleri ile ekrana geliyor. Koca Airbus A310, bir askeri uçak kazası nedeniyle ekranda uçuşup duruyor.

Kanada'da küçük bir uçak bir kaç evi biçmiş. Ertesi gün bir kaç gazetede THY logolu uçak vinyeti okuyucuların dikkatine sunuluyor. Altı yedi motorlu bir THY uçağı grafikte, evleri biçiyor.

Bu insafsız uçuşlar sürüp gidiyor. Milli havayolu şirketimiz THY'nin imajı hançerleniyor. Üstelik bağrından, gövdesinin tam ortasından... Ve kanatlarının altından kanlar damlıyor.

UÇAK ÇAKILDI

Bir dizi izliyorum televizyonda. Adı Tatlı Kaçıklar. Yönetmeni Aram Gülyüz. Alabildiğine tecrübeli.

Dizinin süper oyuncusu Mehmet Ali Erbil ile arkadaşı gazeteci. Akışa göre Kosova'ya tayin oluyorlar. Ama bir meyhanede sızma noktasına kadar içip uçağı kaçırıyorlar. Kaçan uçak çakılıyor.

Dizinin içindeki televizyonda haber saati. Ekrana THY uçağı geliyor. Önce bir görünüp kayboluyor. Sonra yeniden THY uçakları Atatürk Havalimanı'nda geziniyor. Oysa Kosova'ya giderken çakılan hiç bir THY uçağı yok. Yönetmenin aklına nereden geliyor. Neden THY geliyor. Çünki bir dava konusu olabileceği düşünülmüyor. Milli havayolu şirketimizin toleransı sömürülüyor. Bu tür hayali facialar tazminatsız geçiştiriliyor...

EKRANDA HEP THY

THY için özel bir korumacılık istemiyorum. Her yanlış yazılmalı, bütün hatalar tartışılmalı. Yaptığı kazaların peşi bırakılmamalı. Ama durup dururken imajı ile oynanmamalı. Hiç bir Hollywood yapımında, ya da hiç bir Amerikan televizyonunda Amerikan havayolu şirketlerinin uçakları yaşanmamış kazalarda düşürülemez. Hayali şirketler, hayali uçaklar, hayali kazalar yaparlar. Ama gerçek bir olayda hiç gözlerinin yaşına bakılmaz. Kazalar en ince ayrıntılarına kadar araştırılır.

THY bir süre önce tüm televizyonlara birer yazı gönderdi. Tanıtma ve Halkla İlişkiler Başkanı Faik Akın imzalı yazıda, THY dışındaki olaylarda THY uçaklarının gösterilmemesi istendi. Ama bunu bir kaç TV kanalı dışında diğerleri uygulamadı.

Alman, İtalyan ya da Kore uçağı kaza yapmış farketmez, ekrana bir THY uçağı geliyor. İki yabancı askeri jet çarpışmış, ekranda bir THY Airbus'ı.

Söyler misiniz, nasıl bir insaf, nasıl bir anlayıştır bu.

X