Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Anne sütünü ihmal etmeyin

Türk Pediatri Kongresi’nde en çok üzerinde durulan konu bebeklerin anne sütüyle beslenmesinin ne derecede önem taşıdığıydı. Konferansta öğrendiğimiz bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.

Aklın yolu bir. Dünyadaki herkesin ortak görüş bildirdiği tek konu "anne sütü" olsa gerek. En çok konuşulan ve herkesin yakasına bir iğne gibi "anne sütü" hatırlatmasını takarak çıktığı bir kongreydi "Türk Pediatri Kongresi".

Milupa’nın davetlisi olarak gelen Prof. Dr. David Branski’nin "süt çocuğu beslenmesi" konulu semineri ise yine bu konu üzerindeydi. "Bir mama markasının davetlisi olarak gelsem de ilk görevim anne sütünü anlatmak" bakış açısı ile doktorlara ve basına bir seminer verdi. Sık sık ise "Unutmayın anne sütünün formülü Tanrı’nın yarattığı en üstün içerikli formüldür" diyerek konunun önemini dile getirdi.

Anneyiz.Biz Ekibi’nden Pınar Eslek konuşma şansını yakaladığında anne sütü, bağışıklık sistemi ve beslenme ile ilgili annelerin dikkat etmesi gereken konulardan bahsetti. Hepimiz, "Bakalım yabancı bir profesör neler söyleyecek" diye de merak etmiyor değildik.

Bu konferans sırasında biz ekip olarak bir kez daha "anne sütünün önemini" öğrendik, size de hatırlatalım istedik...

Tabii ki tıp gelişiyor, formüller gelişiyor, bilim ilerliyor ama bazı şeyler var ki, -anneler bunu asla unutmayın- asla orjinali gibi olmuyor. Bebeklerinizi doya doya beslemeniz için bol bol süt diliyorum size. İşte konferansta öğrendiğimiz diğer önemli bilgiler:

İNEK SÜTÜNE DİKKAT

Bebeğe asla direkt olarak inek sütü verilmemeli. Bununda nedeni inek sütünün anne sütüne göre protein ve mineral yönünden çok yüksek değerlere sahip oluşu ve bunun da bebek için zararlı olacağı. Prof. Dr. Branski’ye göre bebeklik dönemi beslenmesi ileriki yaşlarda sağlıklı bir birey olarak yaşamayı etkileyen en önemli unsur.

PROF. DR. BRANSKİ’DEN TAVSİYELER:

Genel olarak bebek beslenmesinde anne diyetinin dengeli olması çok önemli. Özellikle anne diyetindeki proteinin yapısına; aldığı besinlerin Omega 3 asidi yönünden zengin olmasına dikkat etmeli. Örneğin soğuk kuzey denizinde yetişen balıkların Omega 3 açısından zengin olduğunu biliyoruz. Somon balığı da annenin alması gereken besinlerdendir. Bu besinlerin diyette ağırlıklı olmasına özen göstermek faydalı olur. Annenin uyguladığı diyette sadece protein değil karbonhidrat, yağ ve vitamin içeriği de son derece önemlidir. Son zamanlarda özellikle folik asit desteğinin muhakkak alınması gerektiği biliniyor çünkü hamilelik döneminde alınan folik asit bebekte nöral tüp sağlığını etkiler.

BEBEK ANNE SÜTÜ ALAMADIYSA

Bu konuyla ilgili yapılan araştırmalarda ortaya çıkan en net sonuç demir emilimi konusunda. Anne sütü alan bebeklerde demir ve çinko emilimi daha yüksek olduğu için anemi riski anne sütü alamayan bebeklere oranla daha seyrektir. Bunların dışında birçok vitamin ve mineralin anne sütünde olması bebeğin sağlığı açısından önemli. Özellikle anne sütünde bulunan uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri bebek beslenmesinde çok önemlidir. Bu yağ asitleri içerisinde bulunan Omega 3 yağ asitleri bebeğin matematiksel düşünme yeteneğini ve görme yeteneğini artırır.

Anne sütü yetersizse veya yoksa mutlaka inek sütü bazlı formül mamalar kullanılmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Birincisi bebeğe direkt olarak inek sütü verilmemelidir. İnek sütü anne sütüne göre protein ve mineral yönünden çok yüksek değerlere sahiptir; bu da bebek için zararlıdır.

İkincisi ise bebekte inek sütü proteini alerjisi varsa soya bazlı mama kullanmaktır. Tedavi amaçlı olanlar dışında soya bazlı formüller içeren mamalar çok fazla tercih edilmemelidir. İnek sütü bazlı formül mamalar içerisinde soya bazlı formül mamalarda olmayan ve bebek için yararlı bileşenler bulunmaktadır.

SAĞLIKLI BİR YETİŞKİNLİK İÇİN

İlk dönemlerde anne sütü ile doğru bir şekilde beslenen bebekler şişmanlık problemine yakalanma oranları düşük olduğu için ileriki yaşlarında daha sağlıklı oluyorlar. Şişmanlık bir dış faktör değildir. Erken dönemde şişmanlığa yakalanıldığında tip 2 diyabet, damar sertliği, hipertansiyon gibi problemlerle karşılaşma riski daha yüksek olur. Bu hastalıklar nedeniyle hayat kalitesi düşer. Tip 2 şeker hastalığı, sık görülen bir şeker hastalığı türüdür. Çünkü tip 1 şeker hastalığı doğuştan, tip 2 şeker hastalığı ise sonradan oluşmaktadır.

Aklın yolu bir. Dünyadaki herkesin ortak görüş bildirdiği tek konu "anne sütü" olsa gerek. En çok konuşulan ve herkesin yakasına bir iğne gibi "anne sütü" hatırlatmasını takarak çıktığı bir kongreydi "Türk Pediatri Kongresi".

Milupa’nın davetlisi olarak gelen Prof. Dr. David Branski’nin "süt çocuğu beslenmesi" konulu semineri ise yine bu konu üzerindeydi. "Bir mama markasının davetlisi olarak gelsem de ilk görevim anne sütünü anlatmak" bakış açısı ile doktorlara ve basına bir seminer verdi. Sık sık ise "Unutmayın anne sütünün formülü Tanrı’nın yarattığı en üstün içerikli formüldür" diyerek konunun önemini dile getirdi.

Anneyiz.Biz Ekibi’nden Pınar Eslek konuşma şansını yakaladığında anne sütü, bağışıklık sistemi ve beslenme ile ilgili annelerin dikkat etmesi gereken konulardan bahsetti. Hepimiz, "Bakalım yabancı bir profesör neler söyleyecek" diye de merak etmiyor değildik.

Bu konferans sırasında biz ekip olarak bir kez daha "anne sütünün önemini" öğrendik, size de hatırlatalım istedik...

Tabii ki tıp gelişiyor, formüller gelişiyor, bilim ilerliyor ama bazı şeyler var ki, -anneler bunu asla unutmayın- asla orjinali gibi olmuyor. Bebeklerinizi doya doya beslemeniz için bol bol süt diliyorum size. İşte konferansta öğrendiğimiz diğer önemli bilgiler:

İNEK SÜTÜNE DİKKAT

Bebeğe asla direkt olarak inek sütü verilmemeli. Bununda nedeni inek sütünün anne sütüne göre protein ve mineral yönünden çok yüksek değerlere sahip oluşu ve bunun da bebek için zararlı olacağı. Prof. Dr. Branski’ye göre bebeklik dönemi beslenmesi ileriki yaşlarda sağlıklı bir birey olarak yaşamayı etkileyen en önemli unsur.

PROF. DR. BRANSKİ’DEN TAVSİYELER:

Genel olarak bebek beslenmesinde anne diyetinin dengeli olması çok önemli. Özellikle anne diyetindeki proteinin yapısına; aldığı besinlerin Omega 3 asidi yönünden zengin olmasına dikkat etmeli. Örneğin soğuk kuzey denizinde yetişen balıkların Omega 3 açısından zengin olduğunu biliyoruz. Somon balığı da annenin alması gereken besinlerdendir. Bu besinlerin diyette ağırlıklı olmasına özen göstermek faydalı olur. Annenin uyguladığı diyette sadece protein değil karbonhidrat, yağ ve vitamin içeriği de son derece önemlidir. Son zamanlarda özellikle folik asit desteğinin muhakkak alınması gerektiği biliniyor çünkü hamilelik döneminde alınan folik asit bebekte nöral tüp sağlığını etkiler.

BEBEK ANNE SÜTÜ ALAMADIYSA

Bu konuyla ilgili yapılan araştırmalarda ortaya çıkan en net sonuç demir emilimi konusunda. Anne sütü alan bebeklerde demir ve çinko emilimi daha yüksek olduğu için anemi riski anne sütü alamayan bebeklere oranla daha seyrektir. Bunların dışında birçok vitamin ve mineralin anne sütünde olması bebeğin sağlığı açısından önemli. Özellikle anne sütünde bulunan uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri bebek beslenmesinde çok önemlidir. Bu yağ asitleri içerisinde bulunan Omega 3 yağ asitleri bebeğin matematiksel düşünme yeteneğini ve görme yeteneğini artırır.

Anne sütü yetersizse veya yoksa mutlaka inek sütü bazlı formül mamalar kullanılmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Birincisi bebeğe direkt olarak inek sütü verilmemelidir. İnek sütü anne sütüne göre protein ve mineral yönünden çok yüksek değerlere sahiptir; bu da bebek için zararlıdır.

İkincisi ise bebekte inek sütü proteini alerjisi varsa soya bazlı mama kullanmaktır. Tedavi amaçlı olanlar dışında soya bazlı formüller içeren mamalar çok fazla tercih edilmemelidir. İnek sütü bazlı formül mamalar içerisinde soya bazlı formül mamalarda olmayan ve bebek için yararlı bileşenler bulunmaktadır.

SAĞLIKLI BİR YETİŞKİNLİK İÇİN

İlk dönemlerde anne sütü ile doğru bir şekilde beslenen bebekler şişmanlık problemine yakalanma oranları düşük olduğu için ileriki yaşlarında daha sağlıklı oluyorlar. Şişmanlık bir dış faktör değildir. Erken dönemde şişmanlığa yakalanıldığında tip 2 diyabet, damar sertliği, hipertansiyon gibi problemlerle karşılaşma riski daha yüksek olur. Bu hastalıklar nedeniyle hayat kalitesi düşer. Tip 2 şeker hastalığı, sık görülen bir şeker hastalığı türüdür. Çünkü tip 1 şeker hastalığı doğuştan, tip 2 şeker hastalığı ise sonradan oluşmaktadır.

NELER ÖĞRENDİK

- Bebeklik dönemindeki beslenmenin ilerideki yıllarda ne denli hayatımızı etkilediğini.

- Anne sütünün önemini ve bebeğin ilk yılında mutlaka anne sütü alması gerektiğini.

- Anne sütünün içerisindeki düşük seviyeli proteinin bebeği yormayacağını.

- Anne sütü ile beslenen bebeklerde obeziteye yakalanma riskinin daha düşük olduğunu

- Eğer bebek anne sütü alamıyorsa ya da annenin sütü yetersiz geliyorsa mutlaka inek sütü bazlı formül mamalar verilmesi gerektiğini.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI