"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Almanya’da Türkçenin durumu

ALMANYA’da yaşayan Türklerin önde gelen sorunlarından biri; Türkçenin konuşulması ve yaygınlaşabilmesi için Türkçe yayın yapan kurumların kapanmaması, yayınların sınırlandırılmaması.

“Almanya’da Türkçe Medya Nereye Gidiyor?” başlıklı toplantıda da bu konular konuşuldu, tartışıldı.

Toplantıyı, Berlin-Brandenburg Türk-Alman İşadamları Birliği TDU düzenledi.


Toplantıyı, Berlin Kültür Senatörlüğü tarafından ödenekleri kesilen Tiyatrom’un müdürü Yekta Arman yönetti.


Katılımcılar, Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Başkanı Gürsel Köksal, Berlin Radyo ve Televizyon (RBB) Üst Kurulu Başkan Yardımcısı ve Türk-Alman Sanayi ve Ticaret Odası (TD-IHK) Başkan Yardımcısı Suat Bakır, Türk televizyonları ve medyaekonomisi üzerine araştırmalar yapan Berlin-Brandenburg Yürütme Kurulu Üyesi Çiçek Bacik ve serbest gazeteci Erhan Merttürk...


ATGB Başkanı Gürsel Köksal, Almanya’daki Türk toplumunun kendi kültürüne ve diline sahip çıkmasının öneminin vurgulandığı toplantıda bu ülkedeki kamu yayıncılığının Türkçeye sınırlama getirmesini ya da Türkçe yayınların kesilmesini, son bir yıl içinde yoğun bir şekilde gözlemlediklerini, bunun bir tesadüf
olmadığını, Türkçe yayın yapan medyaya ihtiyaç duyulduğunu ve anadilin bir insan hakkı olduğunu söyledi.


Köksal,
Kıbrıs’tan İngiltere’ye 250’ye akın medya emekçisinin üye olduğu ATGB, bu hedeflerini yoğunlaştıracağını belirtmiş.

* * * 

BERLİN konsolos muavini Mert Doğan’ın söyledikleri ilgi çekiciydi.


Hindistan’daki görevinden buraya atanan Mert’e göre Hindistan’da 25’e yakın dil konuşuluyor, yazılıyor.


Almanya’da yaşayan Türklerin Türkiye’de yaşayan Türkler kadar anadillerini güzel, etkili ve akıcı kullanmalarının sağlanmasının gerektiğini belirtiyor.


Türkiye’den gelen Türkçe ve Türk kültürü öğretmenlerinin de bu konuda ne kadar etkili olduğunu söyledi.


Hiç kuşkusuz bu öğretmenlerin Türk kültür ve edebiyatını öğretmelerine de imkân tanınması gerekiyor.


Almanya ziyaretlerimde bunun gereğini hep hissettim.


Geride bıraktığımız yıllarda, oraya giden birçok öğretmenin hem oradaki Türklere hem de yazdıklarıyla Türk edebiyatına ne kadar yararlı olduklarını hepimiz biliyoruz.


Türk edebiyatının iyi kitaplarının Almancaya çevrilmesini de bu açıdan gerekli görüyorum. Çünkü o zaman Almanlar bu edebiyatın ışığında Türkleri, Türkiye’yi tanıyacaklar.


Hep yazdığım gibi, Yunus Emre Kültür Merkezleri de orada yaşayan Türklerin dillerini geliştirmeleri, Türk edebiyatı ve kültürünü izlemeleri açısından son derece önemli faaliyetler yerine getirecektir.


Ancak Türk medyasının bu konuyu gündemde tutması, yardımcı olması sorunun çözümü için kuvvetli bir destek aracı.


Almanya’daki Türklerin bir başka yakınmasını da yazmak gerekiyor.


Dernekler, kurumlar, sivil toplum örgütleri toplantılar düzenliyor, Türk medyası da bunu topluma iletiyor. Ne yazık ki, konuşmacıların altını çizdiğine göre, Alman medyası buna yer vermiyor.


Bunun da sağlanması için çalışmak gerekiyor.

* * * 

YILMADAN bu çabaları sürdürmek gerekiyor.

X