Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Aklım: 6 - Vicdanım: 1

TRİBÜNDEN üç kez izledim Real Madrid’i, Galatasaray karşısında..

Üç maç da olağandışı gelişmelere sahne oldu.. 4 Nisan 2001’de ilk yarıyı Real 2-0 önde kapamıştı.. Lucescu devre arasında Jardel’i oyundan almak istemiş.. Hagi karşı koyunca büyük tartışma çıkmış.. Sonuçta Hagi’nin istediği olmuş ve sahada kalan Jardel takımının galibiyet golünü atmıştı..
Geçen sezonun sonunda Real Madrid çok rahat geldi Arena’ya.. Skor 3-1 olduğu anda arkamdaki İspanyol radyo spikerlerinin sesi inanılmazdı.. Herkes şaşırmıştı.. Galatasaray’ı eleyen Real değil, Ronaldo oldu o maçta..
Son maçta Galatasaray’ın çok daha sakin ve kontrollü oynayacağını düşünüyordum.. Öyle de başladı maça.. Dakikalar ilerledikçe oyunu eline geçirdi.. Vitesi artırmaya başladı.. Tam o anda önemli bir savunma hatası Real Madrid’i rahatlattı.. Devre arası, Burak’ın kaçırdığı gol ve Galatasaray’ın beraberlik isteği normal gelişmelerdi.. Ama o andan itibaren normalin dışına taşan gelişmeler oldu..
Maçta olmasam, topsuz alanda yaşananları, Terim’in saniye saniye takıma müdahalelerini izlemesem başka şeyler düşünürdüm.. Ama onları gördükten ve maçtan bugüne yaşananları akıl süzgecinden geçirdikten sonra düşüncelerim çok farklılaştı..

KRAMPONLAR İYİ HAZIRLANMAMIŞ!

G.SARAY, Real Mad-rid’den 6 gol yiyebilir.. Real de Dortmund’dan 4 gol yedi.. Bayern iki maçta Barcelona’ya yemeden 7 gol attı.. Olabilir.. Ama böyle sonuçlar bu seviyedeki takımlar arasında yaşanıyorsa ‘olabilirliğini’ hazırlayan futbol dışı faktörler vardır.. Bu skorlarla karşılaşan üç takımın da teknik direktörü değişmişse, hatta değişeceği belliyse takım içindeki bazı oyuncular; kramponlarını maça iyi hazırlamamış olabilir..
Yüreklerini takım için ortaya koymazlar.. Yüzlerine güldükleri, ellerini sıktıkları ‘adamın’ gitmesi için bir hamle daha yaparlar.. Gizlice.. Başlıkta da gördünüz.. Kimsenin günahını almak istemem.. O yüzden yanılma payı bırakıyorum..
Ama aklım ortaya konan oyunu görmeyi engellemiyor.. Fatih Terim’in adım adım gönderilişini hazırlayan oyunu.. Real, maçı ve Beşiktaş derbisindeki kadroda yapılan değişiklikleri.. Hangi futbolcuların kilit rol oynadığını tartışabiliriz.. Ama daha çok tartışılması gereken Galatasaray adına alındığı söylenen ‘Yönetim Kurulu’ kararıdır..

DEĞERLERİNE İHANET ETMEYENLER

SİZ; Türk futbol tarihinin en çok kupa kazanan teknik direktörü olacaksınız.. Ve bunu sadece tek takımda yapacaksınız.. Ve o takımın hem efsane kaptanı hem efsane teknik direktörü hem de Yüksek Divan Kurulu üyesi olacaksınız..
Siz; Türk futbol tarihinde kimsenin yapamadığını yapıp UEFA Kupası’nı kazandıracaksınız.. 4 yıl üst üste şampiyon olacaksınız.. Bir nesli ülkeye armağan edeceksiniz.. Tam saha presi Türkiye’ye öğreteceksiniz..
Siz; büyük bir krizdeki, kaostaki kulübünüz için elinizi taşın altına koyacaksınız.. İki sezonda iki şampiyonluk, iki Süper Kupa kazanıp en önemli kupada son 8 takım arasına kalacaksınız..
Siz; önce Arsenal’i sonra Fenerbahçe’yi, ardından Beşiktaş’ı, kendi sahanızda oynamadığınız maçlarda yeneceksiniz.. Ligin tek namağlup takımı olacaksınız.. Geçen sezon üç maçta bir puanınız varken ulaştığınız başarı için bu kez 5 maça daha sahip olacaksınız..
Ve sonra sizi ‘oybirliğiyle’ gönderecekler.. Bir Fenerbahçeli olarak; o yönetim kuruluna yalnızca şu mesajı gönderiyorum: “Gitsin Fenerbahçe’yi çalıştırsın” dediğiniz ‘yaşayan en önemli Galatasaraylı’yı, bu şekilde gönderdiğiniz için yürekten teşekkür ederim..
Sonuna kadar onun gibi, Aykut Kocaman gibi, Rıza Çalımbay gibi, Şenol Güneş gibi ‘değerlerine ihanet etmeyenlerin’ arkasındayım.. Aklımla, vicdanımla..

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI