"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Ajdar’ın muzları ham yaptığı klibi

Nasıl oldu, nasıl yaptım hálá anlayabilmiş değilim ama çarşamba günü sabah sabah (08.00 gibi kalkabilmem bir mucize) Maslak’taki radyo N101 stüdyosunda Cem Ceminay ve Prenses’in karşısındaydım.

Tam da, "Ben ayılmadım daha, neredeyim, ne oluyor" derken, en iddialı popstar karikatürü Ajdar’ın "Çikita Muz" şarkısına çekilen klibini izletti Ceminay. Ve anında patladı tüm afyonlar. Son zamanların en meşhur sitesi Youtube’a düşen "Çikita Muz" klibi için şimdi ne desem ne yazsam boş, bomboş.

Çünkü insanın bir süre dimağı duruyor. "Bu neydi şimdi?" diye diye... Bir fırsatını bulunca izlemeniz lazım (Siteye girip "search" kısmına Ajdar yazınca meşhur klip çıkıyor). Şimdi klipte iki güzel Rus kadın var.

Ajdar’ımız bir teknede bu kızlarla sürekli dans ediyor ya da ona benzer figürler sergiliyor.

Üstelik şarkının anlam ve önemine istinaden dansını elindeki turplar ve muzlarla icra ediyor. Nedir şarkının anlam ve önemi? Hemen birkaç dizeyi çıtlatalım:

"Şurup gibiyim şurup / Turp gibiyim turp turp (Muz gibiyim muz muz)

Öptüm seni şap şup / Grup olalım grup
".

Peki bu son "grup olalım" dizesinde ne yapıyor ajitasyon Ajdar? Kızlardan biriyle muzu ham yapıyorlar ortaklaşa! Kız bir ucundan yiyor Ajdar diğer ucundan...

Yetmedi, bir de Ajdar’ı tek başına muzları birer birer ham yaparken izliyoruz klip boyunca.

Hiç böyle şehvetengiz (ve dehşetengiz) muz yiyen görmediğim için bir süre muz yememeye karar verdim. Her yiyişte aklıma Ajdar’ın yüz ifadesi gelebilir ansızın diye...

Şebnem’in kendinden taştığı gece

Daha önce birkaç kez sahne performansını izlemiştim Şebnem Ferah’ın.

Ve o zaman da hayran olmuştum sahnedeki enerjisine, sesine... Ama salı akşamı Açıkhava’da senfoni orkestrasıyla beraber verdiği konser bir başkaydı. Tıpatıp Björk’ü andıran saçı ve kıyafetiyle sahneye çıkan Şebnem o gece öyle dibine kadar söyledi ki şarkılarını, sadece seslendirmedi yani, taştı kendinden.

Seyirciyi de taşırdı tabii. Ortam sel oldu aktı, tabiri caizse. Nitekim tüm Açıkhava’nın baştan sona tüm şarkılara bağıra çağıra eşlik ettiği bir başka konser daha görmedim bugüne kadar.

Şunu da söylemek lazım: Senfoni sayesinde daha vurucu, daha büyümüş gibiydi Ferah’ın şarkıları. Eğer bu konserin DVD kaydı çıkarsa edinmek lazım...

Sezen konserindeki kaos

Malum, Pepsi epeydir reklamını yapıyordu Hepsi kızları ve Sezen Aksu’lu Yaz Konserleri serisinin. İşte o turnenin İstanbul ayağını izlemek üzere Kuruçeşme Arena’ya konuşlandık.

Ve ben anladım ki Kuruçeşme Arena, Sezen Aksu konseri izlemek için yanlış mekan.

Bir kere seyircilerin giriş çıkışı için tek bir kapı var. O da sahnenin sağ tarafı mı ne...

Dolayısıyla insanlar habire o kapıyı kullanıyor.

Giriyorlar, çıkıyorlar, trafikleri bitmiyor yani.

Konsere dahil olma enerjinizi de böylece sıfırlıyorlar.

Konsantrasyon demişken, konser esnasında sahne önündeki güvenlikçiler bir ara koyu sohbete daldılar. Kendilerini kahvehanede sandılar galiba.

Sezen Aksu da şarkıyı kesip "Neler oluyor orada" tadında güvenlikçilere baktı, baktı, baktı ve uyardı ikisini de.

Peki o sahnede bomba gibi patlayan çatlayan havai fişeğimsi şeylere ne demeli?

Bir tanesinde hakikaten bomba patladı zannettik.

Asıl rezalet ise Sezen Aksu düşünce yaşandı.

O sırada çekim yapan tüm kameralar doğal olarak sahneye üşüştü.

Çünkü onları engelleyecek, bu kriz anını düzenleyecek bir güvenlik ekibi yine ortalarda yoktu.

Kısacası geceye bir kaos hakimdi. Pepsi’ye hiç yakışmayan...

Bu yüzden birinci yarıdan sonra çıktım ben. "Sezen’i Açıkhava’da izlemek en iyisi" diye söylenerek.
X