Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

9 Eylül’de bir İzmir

Her kentin, geçmişinden süzülüp gelmiş bir kültürü vardır da o kent anımsandığında ilk akla gelen nedir acaba?

“İzmir” deyince Konak Meydanı’ndaki Saat Kulesi mi hemen dilinizin ucuna düşüverir!

Hele 9 Eylül deyince...

* * *

TRT yıllarımda Ulusal Bayramlar’ın yıldönümlerinde program yapmak hep bana kalırdı. O günlerin dar olanakları içinde kırık dökük film parçalarından, Mustafa Kemal’in kopyası alına alına silikleşmiş fotoğraflarından oluşan, “günün anlam ve önemi”ni vurgulayan bir program çıkardı ortaya.

Her yıl TRT’nin bir programla Ulusal Bayramlar’ı kutlamaya özen gösterdiği o dönemlerde, değişik yaklaşımlarla bir program üretmiş olsak da “değişmeyen” bir görüntü vardı: 9 Eylül 1922’de İzmir Hükümet Konağı’nın balkonuna Türk Bayrağı’nın çekilişi.

Subayların merdivenleri koşa koşa çıkışları ve Türk Bayrağı’nın bir sopa gibi iğreti duran göndere coşkulu bir telaş içinde çekilişi! O görüntü olmasa, yayınlanan program sanki bütün değerini yitirmiş olurdu.

* * *

1974 yılıydı sanırım, “İzmir’de Sanat” konulu bir program yapmak üzere İzmir’e geldiğimde Hükümet Konağı’nın ana giriş kapısının o “balkon”la birlikte yıkılmış olduğunu şaşkınlıkla gördüm.

Kimbilir hangi “aklı evvel”in aklına uyup Hükümet Konağı’nın yerine “kocaman” bir hükümet binası yapmayı tasarlamışlar! Yine kimbilir kim farkına varmış olmalı ki, İzmir adının ayrılmaz parçası diye bellenen “Konak”a adını veren, dahası Kurtuluş Savaşı’nın son zafer durağı olan 9 Eylül’ü simgeleştiren o Hükümet Konağı’nı yok edilmekten kurtarmış.

Bugünkü görünüşüyle Hükümet Konağı, bire bir aynı olsa da, yıkılananın yerine yapılan bir yapıdır.

* * *

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı gençlik gösterileriyle kutlamayacaksak, çocukları birtakım koltuklara oturtmakla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı geçiştireceksek, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda tanklar toplar yürüyüp gitmeyecek ve uçaklar gökleri yırtıp geçmeyecekse, İzmir’de 9 Eylül’de Hükümet Konağı’na merdivenlerinden koşarak çıkan “askerler” Türk Bayrağı’nı çekmeyecekse, neyi kutlamış olacağız acaba!

Kuşkuya düşer oldum; Mustafa Kemal,19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basmakla “spor”mu yapmış ola! “Ey Türk Gençliği” diye başlayan o ünlü seslenişinde spordan mı söz etmekte acaba! 23 Nisan 1920’de çocuklar bayram etsin diye mi Büyük Millet Meclisi açıldı!
 
26 Ağustos 1922’de Kocatepe’de o ilk top patladı da ne oldu! 30 Ağustos 1922’den 9 Eylül 1922’e, İzmir’e doğru memleketin güzelliklerini görmek için mi yola düşmüştü yayasıyla atlısıyla o şehitler, gaziler!

“Resmi Tarih” deyip yanlış öğretmiş, belletmiş olmamalılar! Düşmanın o ilk girdiği yer İzmir’dir ve o düşmanın denize dökülüp sürüldüğü yer İzmir’dir. Ve o her 9 Eylül’de Hükümet Konağı’na bayrak çekiliyorsa, İzmir, Kurtuluş’un zaferini bir kez daha haykırır.

İzmir bu! Bayrak dalgalanmazsa sesi yükselir.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI