30 yaşında ilk kez beraberlik yaşadım

Sevgili Güzin Abla; bu tür konulara çok fazla değindiğinizi biliyorum. Çünkü sizi yakından takip ediyorum. Ama yine de bana çare bulacağınıza inanarak size yazıyorum. Ben 30 yaşında bekar bir kadınım. Benden 9 yaş büyük bir sevgilim var. Mutlu bir beraberliği uzunca bir süredir sorunsuz yaşıyoruz. Onunla ilk kez gerçek birlikteliği yaşadım. Bunu isteyerek yaptım. Ama şimdi de keşke evlenmeden önce yapmasaydım, diye pişmanlık duyuyorum.

Onunla şimdilik evlilikten bahsetmiyoruz. Çünkü şu sırada maddi açıdan çok sıkıntısı var. Yaşadığı yeri, işyerini gördüm. Bana tüm geçmişini anlattı. Şu ana kadar bir açığını yakalamadım. Ama tabii bu olmayacağı anlamına gelmez. Neden pişmanım, bilemiyorum... Anlayamıyorum... Onu seviyorum, onunla çok mutluyum. Yine de içimde, "Ailem öğrenirse, mahvolurum", diye bir endişeyle yaşıyorum. Güzin Abla siz söyleyin bari, neden toplumumuz insanın, sevdiğiyle o en güzel, en mutlu anlarını yaşamasına izin vermez... Neden bu hala tabu olarak görülür? Niye aileler, böyle durumlarda kızlarını öldürmeye kadar götürürler olayı?..

Şu anda, sevgilimden illa benimle evlenmesini isteyemem. Ailem de zaten onu istemez. Çünkü o dul bir genç adam. Evliliğinden 17 yaşında bir oğlu var. O kadar çok kafam karışık ki ablacığım. Onunla birlikte olmakla yanlış bir şey mi yaptım? 17-18 yaşında değilim artık. Böyle bir sevgiyi, böyle bir beraberliği yaşamak istemem doğal değil mi sizce? Ne olur bir teselli verin. Size çok ihtiyacım var.

RUMUZ: DENİZERİ


Sana samimi düşüncelerimi yazmamı istiyorsan kızım, sevdiğin insanla böylesine mutluysan, hiç pişmanlık duymamalısın. 30 yaşına gelen bir genç kadın, artık gerçek anlamda bir dişidir, elbette ki fizyolojik ihtiyaçları vardır. Onu kısıtlamak, onu baskılamak, onu yarım insan haline getirmek demektir.

Madem seviyor ve seviliyorsun, şu anda evlenmenize imkan olmadığını biliyorsun, bu mutluluğu kaçırma. Bence bu genç adamın evlenip ayrılmış olması da çok önemli olmamalı. Bugün artık boşanmış o kadar çok insan var ki. Çok üzülüyorum, ama çaresizim. İki ya da üç yaşındaki bebekleriyle parçalanmış yuvaları gördükçe içim kanıyor... Ama bu demek değil ki, bu insanlar hatalı evlilikler yaptılar diye, ömür boyu bu hatanın ceremesini çekmek zorundalar. Elbette evlenecekler, elbette yeniden kuracaklar yuvalarını... Ama tabii biraz daha dikkatli davranmak şartıyla. Umarım sevdiğin erkek kısa sürede hayatını toparlar, maddi imkanları evlenecek düzeye gelir, yuvanızı kurarsınız. Şimdilik ailene hiçbir şey söyleme... Gün olur, her şey yoluna girdiğinde, gelip seni ailenden ister. Hem zaten sen artık aklı başında, kendi kararlarını kendi verebilecek bir yaşta, bağımsız ve kendine güvenen bir kadın olmalısın.

Sevdiğim erkeğin annesi beni istemiyor

Sevgili Güzin Abla, 23 yaşında iyi eğitim almış, iyi bir işte çalışan, kültürlü ve güzel bir kadınım. Bundan 11 ay önce yılbaşında biriyle tanıştım; sanki o anda yeniden doğdum. Her şey masal gibiydi. Aslında problemsiz değildi ilişkimiz, çünkü çevremizdeki herkes, en yakın arkadaşlarımız dahil bizi ayırmaya çalışıyordu. Ama biz onları hayatımızdan sildik, yolumuza devam ettik. Tanıştığımızda bakireydim, doğru kişi olduğunu hissettim ve onunla beraber oldum. Zaman içinde ailesiyle de tanıştım; her şey çok güzel gidiyordu... Ta ki, bir gün annesinin benimle evlenmesine karşı olduğunu öğreninceye kadar. Zorunlu olarak ayrıldık ama birbirimize o kadar aşığız ki dayanamayıp, barıştık.

Annesi bu defa annemle konuşup bizim beraber olamayacağımızı ima etmeye çalıştı. Annem ise "Kızım oğlunuzu seviyor, ondan asla vazgeçmez" dedi. Daha sonra annesi Almanya’ya gidip sevdiğim gencin babasıyla konuşmuş, babasını da kendi tarafına çekmiş. Aslında annesinin benimle bir derdi yok. Ama oğluna çok düşkün, onu kıskanıyor. Oğlu bu durum karşısında günden güne gözümün önünde eriyor, ailesine karşı gelemiyor ama ne benden ne de ailesinden vazgeçiyor... Biz ne yapabiliriz?

RUMUZ: TRAJİK MASAL


Kızım, yukarıdaki yazıda da yine ailelerin zulmü söz konusu... Hani imkanım olsa, bir aile eğitim merkezi kuracağım, anne ve babaları karşıma alıp, onlara çocuklarına yaptıkları bu eziyetlerin ne kadar anlamsız olduğunu anlatmaya çalışacağım. Ama gelip de beni dinlerler mi, işte orası meçhul! İşlerine gelmez...

Benim sana söylemek istediğim, sakın sevdiğinden vazgeçme kızım... Bu tür hastalıklı anne-oğul ilişkilerinin ben psikiyatrik tedavi gerektirdiğine inanıyorum...

Hem anneler şunu bilmeli ki, üzdükleri, eziyet ettikleri, mutsuz kıldıkları aslında o beğenmedikleri kız ya da gelin değil; kendi oğullarıdır. Hem işte sen de söylüyorsun, "Çocukcağız eriyip gidiyor", diye... Doğrusu ya ben anlayamıyorum, oğlu için ( ya da kızı için), "Ölsün; yeter ki onunla evlenmesin", diyebilir mi insan?

Saç dökülmesine karşı bir ilaç önermiştiniz

Sevgili Güzin Abla; ben genç bir okurunuzum. Bir süre önce hatırlıyorum, köşenizde saç dökülmesine karşı bir ilaç adı önermiştiniz. Hem yeniden saç çıkarıyor, hem de dökülmeyi önlüyormuş. Acaba bu ilacın adı "Lacinia" mıydı? Ben bu ilacı nereden temin edebilirim... Yardımcı olursanız çok sevinirim...

RUMUZ: YARDIM BEKLİYORUM


Evet, bu ilacın adı "Lacinia"... Amerika’da üretilen yeşilçay özlü bir saç losyonu, artık Türkiye’de, eczanelerde bulunuyor ve kellik sorunu yaşayanların umudu oluyor.

Doğal bitki özleri ile ve antikanser madde olarak bilinen "EGSC" içeren "Lacinia"nın, saç dökülmesini kısa zamanda azaltan ve durdurabilen en etkili ürün olduğu söyleniyor. Aynı zamanda yeniden saç çıkardığı da biliniyor. Bu özelliği nedeniyle saçkıranda da başarılı sonuç alınıyor. Hem kadın hem erkek tipi saç dökülmelerine karşı etkili olan "Lacinia" doğal bileşimi sayesinde hiçbir yan etkisi olmadığı kanıtlanmış bir ürün. Bölgesel masaj sonrasında en az 3 ay her gün uygulandıktan sonra sonuç alınıyor. Daha fazla bilgi için www.laciniacosmetic.com adresine bakabilirsiniz.
Yazarın Tüm Yazıları