Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

20 yılın özeti

Bu satırların yazarı henüz 13 yaşındayken, hayatında ilk kez canlı bir konser izleyecek olmanın heyecanıyla bir grup seyretti sahnede. Büyülendi...

Türkçe rock söylenirdi söylenmezdi tartışmaları yapılıyordu o sıralar. Babalar çatır çatır söylüyorlardı işte. Hayatında ilk kez konsere giden bir gencin müzik zevki üzerinde ciddi etkisi olmuştur herhalde o grubun. O yüzden bu satırların yazarı o grubu çok sever. Çok sevdiği için zaman zaman ağır eleştirir. Bu yıl Bulutsuzluk Özlemi’nin yirminci yılı. Yaşları yirmi bile olmayan yüzlerce Bulutsuzluk hayranıyla birlikte Açıkhava’yı dolduran binlerce kişinin arasında ben de yerimi aldım. Benim için de çok enteresan bir durum. Yirmi yıl önce, yirmi yıl sonra; şu işe bak...

Aradan geçen onca yıla bakınca Bulutsuzluk Özlemi’nin aynı zamanda bir okul da olduğunu görüyorsunuz. Kimler kimler gelip geçmedi ki Bulutsuzluk’tan... Gitarda Akın Eldes, Süleyman Bağcıoğlu, Serdar Öztop; basta Kanöz Ozan, Demirhan Baylan, Murat Tükenmez, Sunay Özgür, Oya Erkaya; davulda Murat Özbey, Filip Sümbülkaya, Cihangir Bıyıkoğlu, Onur Sarıkaya, Utku Ünal; saksafonda Richard Hammer, Tahsin Ünüvar.

Sahneye; Burak Güven, Deniz Demiröz ve Berke Özgümüş’lü son kadroyla çıkıyorlar ilkin. Bugünkü kadroda Nejat Yavaşoğulları dışında bir tek klavye ve piyano çalan Sina Koloğlu var kuruculardan.

Önce, yakında piyasaya çıkacak olan albümlerinden üç parça çalıyorlar. Yeri gelmişken söyleyeyim, yeni şarkıları ilk dinleyişte beğendim; sıkı bir albüm geliyor galiba.

Arkasından Nejat Yavaşoğulları gitara Akın Eldes’i, basa Demirhan Baylan’ı, davula Filip Sümbülkaya’yı, saksafona da Richard Hammer’ı davet ediyor. Efsane bir kadro... Eski hitleri çalıyorlar birlikte. Hepsi birbirinden iyi müzisyen ama Akın Eldes’i seyretmek ayrı bir keyif.

Derken Mor ve Ötesi sahne alıyor. Önce kendi EP’lerinde de söyledikleri Güneye Giderken’i sonra da Şili’ye Özgürlük’ü söylüyorlar Bulutsuzluk’la birlikte. Mor ve Ötesi’nden sonra sahneye gelen Aylin Aslım, Bağdat Kafe ve Yüzünde Yaşam İzleri Vardı’da eşlik ediyor gruba. Daha sonraki şarkılarda gitarda Serdar Öztop, basta Sunay Özgür var. Arkasından Mekanik Fanatik’te Redd geliyor sahneye. Tepedeki Çimenlik söylenirken mikrofonda Zuhal Olcay var bu kez. Şebnem Ferah, Sözlerimi Geri Alamam’daki yorumuyla hepimizi hayran bırakıyor. En son çıkan Duman’sa o bildik Duman yorumuyla Uçtu Uçtu’ya eşlik ediyor. Konserin sonunda tüm gruplar sahneye çıkıyor ve hep birlikte "Kütürdet Beni Rutubet" dinliyoruz.

Çok özel bir gece Bulutsuzluk için. Benim için de öyle. Yirmi yıl önce gittiğim o ilk konseri izlerken, bugün grubun yirminci yıl konserini yazacağım aklıma gelir miydi diye düşünüyorum. Eve doğru yürürken içimden Boyalı Kuş’u söylüyorum. Yirmi yıl bize yetmedi Bulutsuzluk Özlemi, dahasını istiyoruz diye de ekliyorum...
X