Sevil Arslan Erol "Tatlı yiyelim tatlı konuşalım" - Dünyaya pozitif enerji ve şifa vermek için geldiğine inanıyor

Güncelleme Tarihi:

Sevil Arslan Erol Tatlı yiyelim tatlı konuşalım - Dünyaya pozitif enerji ve şifa vermek için geldiğine inanıyor
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 19, 2023 16:45

 Bazen asabi, bazen güler yüzlü ama hep koşturan... Annesine, eşine, çocuklarına yetişmeye çalışan... Ben onun hep neşesini, eğlenceli ve anaç tarafını gördüm. İkimizin ortak yanı babamızı çok özlememiz, ara ara, “Yanımızda olsa” dememiz. İyi ki tanımışım seni Almula...

Haberin Devamı

 

Sevil Arslan Erol Tatlı yiyelim tatlı konuşalım - Dünyaya pozitif enerji ve şifa vermek için geldiğine inanıyor

O, Almura Merter Churm... Babası merhum tiyatrocu Ferdi Merter, annesi Cansın ev hanımı, erkek kardeşi Teymuralp dünyaca ünlü perküsyon sanatçısı. Ankara doğumlu, çocukluğu da orada geçmiş. Evli ve iki çocuk annesi. Kamyon tepesinden inmeyen, eğlenceli ama yaramaz bir kız çocuğuymuş. Küçükken de yazılar yazarmış, çok okurmuş, edebiyatta da başarılıymış. O zamanlar ‘Gizli Yediler’ ve ‘Afacan Beşler’ diye çocuk kitaplarını okur, kitaplardaki gibi çeteler kurar, evleri gözetlermiş. Erkek çocuklarını pek dövermiş. Babası, ‘Oyun Gemisi’ adlı bir oyunda oynuyormuş. Almula okul çıkışı eve giderken çocuklar peşine takılır, ‘Üşengecin Kızı’ diye dalga geçerlermiş. O da içinden, “Ben üşengecin kızı değilim, büyüyünce de çok başarılı olacağım” dermiş. Çocukluktan itibaren birkaç dil konuşmaya başlayıp her zaman hazır cevap olmuş.

Haberin Devamı

Sevil Arslan Erol Tatlı yiyelim tatlı konuşalım - Dünyaya pozitif enerji ve şifa vermek için geldiğine inanıyor

“Hayır” kelimesini asla kabul etmiyor. Bir şekilde ‘Hayır’ı ‘Evet’e çeviriyor.

Oyuncu olduğu için hiçbir zaman estetik yaptırmayacağını söylüyor.

Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım sohbetimizde Almula’yla Maride’nin geleneksel lezzetlerinden glutensiz-şekersiz acıbadem, bademli biscotti ve tohum cipsi yedik, Türk kahvesi içtik.



5 YAŞINDA RÜYASINDA GÖRDÜ
5 yaşındayken rüyasında İngiltere’de yaşadığını, İngiltere Kraliçesi’ni ve bir İngilizle evlendiğini görmüş. O günden sonra ne zaman çok önemli bir karar vermesi gerekirse, aynı gece rüyasında Kraliçe Elizabeth’i görür ve sabah kalktığında kararını verirmiş. Bu arada bu rüyasını onu tanıyan herkes bilirmiş. Yıllar sonra Robert’la evlendiğinde, “Rüyan gerçek oldu” demişler. İngiltere’de yaşayıp tüm eşyalarını toplayıp Türkiye’ye döneceği gün bir danışanı için evlilik sitesine girmiş, ödeme yaparken kredi kartıyla ilgili bir problem olmuş ve internette eşiyle tanışmış. Türkiye’ye dönmüş ama aklında hep bir İngilizle evleneceği varmış. Acaba o kişi bu kişi mi diye düşünerek tekrar İngiltere’ye gitmiş. Robert’le 3 gün içinde sözlenmiş, 3’üncü ayda nişanlanmış ve 6’ncı ayda evlenmişler. Bu evlilikten bir kız ve bir erkek, çok tatlı iki çocukları olmuş.

Haberin Devamı

Sevil Arslan Erol Tatlı yiyelim tatlı konuşalım - Dünyaya pozitif enerji ve şifa vermek için geldiğine inanıyor

Almula’nın, güncel projesi ‘Yüksek Ökçeler’, kadın hikayelerinin konu alındığı, Ses Oyuncuları tarafından tüm oyunun sesle canlandırıldığı bir tiyatro. “Ekibimiz çok iyi, turnelere başlıyoruz. Oyunumuzu tiyatroda, kafede, her yerde oynayabiliriz” diyor.

Keşkeleri yok. “Yaşadığın için bugüne gelmişsindir” görüşünde.



HEİDİ VE CANDY’YE SES VERDİ
9 yaşında seslendirme yapmaya ‘Küçük Ev’ dizisindeki bakkalın oğlu ‘Willy’ olarak başlamış, böylelikle iş hayatına atılmış. Daha sonraları ‘Heidi’, ‘Şeker Kız Candy’, ama daha çok da erkek çocuk karakterlerini seslendirmiş. O yıllarda okuduğu bir çingenenin dünyayı gezmesini konu alan kitap Paprika’dan çok etkilenmiş. Seneler sonra bir İtalyan sirki Türkiye’ye gelmiş. Almula da onlara çevirmenlik yapıyormuş. Sirkteki Midilli kaybolup Almula bulunca onlarla çalışmasını teklif etmişler. 1.5 sene boyunca Midilli’ye binen çocukların fotoğraflarını çekip karavanda konaklamış. Büyük tencerelerde pişen yemeklerden hep birlikte yemişler. Etrafında aslanlar, kaplanlarla çok eğlenmiş ve özendiği çingenenin hayatını yaşamış.

Haberin Devamı


HEM ÇALIŞTI, HEM DE GEZDİ
Gençlik yılları hem çalışarak, hem gezerek geçmiş. Babası devlet memuru olmasına rağmen tatillerde arabayla Avrupa’yı dolaşırlar, kamp yaparlarmış. Yemek yemeyi, gezmeyi her zaman çok sevmiş. Bir gün, “Dubai’ye gidiyorum” diye aradığında annesi, “Kızımı şeyh kaçıracak, çöllerde başına işler gelecek” diye çok panik olmuş. Çünkü Almula bir yere gitmeye karar verdiği anda en kısa sürede gidermiş. Bir gece yine aniden karar verip Amerika’ya gitmiş, tezgahtar olarak çalışmış, deri fabrikasında müdürlük yapmış, Ahmet Ertegün’le tanışmak için inat etmiş, iki kere arayıp ulaşamamış. Sonunda faks çekmiş. Ertegün, onu arayıp güzel bir referans yazısı bile yazmış Amerika’da kalabilmesi için... “Hep cebimdeki paralar bitmişken başka ülkelere geçtim, parasız olmaktan hiç korkmadım. Parayla ilgili de bir kitap yazacağım. Varımı yoğumu kaybettiğim zaman da oldu. Bir gece karalar bağladım, düşündüm. Ertesi sabah hiçbir şey olmamış gibi iş hayatıma başladım. Hayatta her şey herkesin başına gelebilir ama düştüğün gibi kalkmasını bilmek gerek” diyor.
TUTULAN BELİ YENİ YOL AÇTI
Kişisel gelişimle ilgili hiçbir bilgisi yokken, 1999’da bir gün eğildiğinde beli tutulmuş. Ne yapacağını bilemediği sırada iki gün önce tanıştığı, kuantum dokunuş konusunda uzman Durmuş Türkoğlu aklına gelmiş ve ona tedaviye gitmiş. 1 saat içinde kendine geliyor ve bu tedavi ona yepyeni bir yol açmış. Tesadüf diye bir şey olmadığını söyleyen Almula, bu sayede eğitimler almaya başlamış. Kuantum, NLP, beden okuma eğitimleri ile birlikte kendinde şifacı yönünü keşfetmiş. Gerçi annesinin olduğu gibi onun da her zaman 6’ncı hissi kuvvetliymiş ve rüyaları çıkarmış. Manevi yönü her zaman kuvvetli olmuş. Kuran-ı Kerim’i 3 kere hatim eden Almula, “Dualarla aram iyidir, dualara sığınırım. Seyahate giderken de yanıma mutlaka Kuran-ı Kerim alırım” diye ekliyor.
YAZIMI TAM 10 YIL SÜRDÜ
‘Kelebeğin Zamanı’ serisinin ilk kitabı ‘Bitti Dediğin Anda Kaderin Yeniden Yazılır’ da bu eğitimlerin bir sonucu. Yazımı 10 yıl süren, İngiltere’de İngilizce başlayıp daha sonra editör arkadaşı Elif’in, “Haydi gel, şu kitabı düzenleyelim” demesiyle tekrar gündeme gelmiş. Almula kişisel gelişim derslerini, Elif de hikayeleri düzenleyince kitabın son hali ortaya çıkmış. “Bu süreçte babam da vefat etmişti. Bu kitap beni de şifalandırdı” diyor. Kitap çok beğenilmiş, serinin ikincisini çıkartmış. Kelebek takıntısı olduğu için ilk kitapta Kelebekler Vadisi’ni ve Kelebekler Koyu’nu işlemiş. Bu takıntısını bilenler ona hep kelebek temalı hediyeler alırlarmış. Yine kitapta geçen “Otel21’i açarak ve kitabın da dizisini yaparak şifa dağıtmaya ve enerji vermeye devam etmek istiyorum” diye konuşuyor. Dünyaya pozitif enerji ve şifa vermek için geldiğine inanıyor. -Bu arada, ‘Kelebeğin Zamanı’ ilk serisi imza günü 25 Ağustos Cuma günü 19.00–21.00 saatleri arasında Bodrum Herodot Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.-
ERKEKLER ZATEN ANLAMAZ!
Yazmayı hep çok seven Almula, ilk kitabını aslında 2001’de, ‘Kadınlara Özel, Erkekler Zaten Anlamaz’ ile yazmış. Kitabın adına aldanmamamız gerektiğini, hiçbir zaman feminist olmadığını, sadece kadın haklarını savunduğunu özellikle vurguluyor. Amerika’da o dönemlerde çok popüler olan ‘Vajina Monologları’ oyunu ile kadın hareketleri temsilcisi olarak dünyadaki 5 Müslüman kadından biri seçilmiş. Fransızlar gelip kendisiyle röportaj yapmış, “Türkiye’de bu oyunu nasıl sahneleyeceksiniz?” diye herkes panik olmuş.

Haberin Devamı

 
BABASINI ÇOK ÖZLÜYOR
ANNESİNE de oldukça düşkün olan Almula’nın hayattaki en büyük travması babasının vefatı. “Aramızda özel bir bağ vardı, sırtımı dayadığım dağ gibiydi babam” diyor. Babasını hep çok sevmiş, kaybettiğine de bir süre inanamamış. Çocukluğundan beri evde ölüm konusu konuşulduğunda dahi terlikler fırlatıp, “Bu evde ölüm konuşulmayacak” diye kızarmış. “Babamın ölümüyle ölüm korkum, duygu ve düşüncelerim iyi yönde değişti” diyen Almula, Ferdi Merter’le ilgili unutamadığı anısını anlatırken, “Bir gece eve geç kaldığımda babam odama geldi, ışığı yaktı, ‘Almula ya senin saatin geri kalıyor ya da benim saatim çok ileri gidiyor’ diyerek ışığı kapatıp çıktı. Bu anı hep aklımda kalmıştır. Onu çok özlüyorum” diye konuşuyor.

 

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!