GeriUğur MELEKE Maça 65’te başladık
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Maça 65’te başladık

Maça 65’te başladık

Letonya’daki son yarım saati görünce ah vah ediyor insan!..

Yedinci dakikaydı. Korner kullanıyorlardı. Savunma planımıza baktım. Dörtlü iki hat halinde alan savunması yapıyorduk. İlk hattımız doğal olarak bekliyor; Çağlarlar Merihler, esas adamlarımız o hatta. İkinci hattaysa eşleşmeler oluşmuş: 1,98’lik Uldrikis’le Berat eşleşmiş. 1,87’lik Gutkovskis’i de 1,73’lük Kerem savunuyor.

İlk 20’de 6 korner kullandılar, üçünde vurdular. İkisi tehlikeli oldu. Birini çizgiden çıkardık. Hemen her kornerde Gutkovskis ve Uldrikis’ten biri temas ettiler topa. Ki biz bu Letonya takımından Türkiye’de de iki duran top golü yemiştik. Ve o iki duran topta da indiren adam Uldrikis’ti.

iLK YARIDA BERBATTIK

Letonya bu grupta 8 maç oynadı. Hollanda’ya karşı iki maçta yüzde 22 ve 24, Norveç’e karşı yüzde 30, bize karşı yüzde 36, Karadağ’a karşı yüzde 38 ve 39 topla oynamışlardı. Norveç’e karşı bütün bir maçta iki, Hollanda’ya karşı dört şut fırsatı bulmuşlardı. Bize karşıysa dün ilk devrede yüzde 65 topla oynadılar. Toplam değeri 8 milyon Euro olan Letonya, 300 milyonluk Türkiye’ye karşı ilk devrede yüzde 65 topa sahip oldu. Çünkü topu bir türlü yere indiremedik. Seri pas trafiği yakalayamadık. Havada üstünler. Ve biz de kazandığımız topları anlamsız şekilde şişirdik.

Bu berbat ilk devrenin sonunda muhakkak 2-3 değişiklik yaparız diye umduk. Olmadı. Sol açığımız Kerem, rakip sağ bek Savalnieks’i ilk devrede yıldızlaştırmıştı. İkinci devrede de golü öyle yedik. Zeki kötü bir devre oynadı. Orkun da öyle. Ama hepsi başladılar ikinci yarıya. Nihayet 65’te oyuncu değişikliği yapmayı akıl ettik. Maça da o dakikada başladık ancak.

SERDAR’I DEVREYE SOKUNCA...

65’te 4-4-2’ye dönüşle birlikte büyük takım davranışı sergilemeye başladık. Beklerimiz hücumu kalabalıklaştırdı, risk aldık. Letonya stoperleriyle baş edebilecek bir adamı, Serdar Dursun’u devreye sokunca önde top tutmaya başladık. Şu son yarım saati görünce ah vah ediyor insan: Kadıköy’de de son yarım saatte 4-42’ye dönemez miydik? Şu korkunç kaygılı ruh halinden çıkabilmemiz için Letonya’da dibe vurmamız mı gerekliydi? Keşke son 5 maçta şu riskleri alabilseydik cesaretle.

False