GeriSeyahat Erciyes’in eteklerinde dörtnala bir manzara
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Erciyes’in eteklerinde dörtnala bir manzara

Erciyes’in eteklerinde dörtnala bir manzara

Kayseri’nin Erciyes Dağı eteklerindeki Hürmetçi Sazlığı’nda 400 at özgürce koşuyor. En estetik hayvanlardan biri kabul edilen atlarla coğrafyanın güzelliği birleşince ortaya muhteşem bir fotosafari alanı çıkıyor. Fotoğrafçıları ve tabiat âşıklarını ağırlayan Hürmetçi Sazlığı, yakınlığı sebebiyle Kapadokya’yı ziyaret edenlerin de uğrak noktası.

Kayserililerin bir zamanlar yaz aylarında köy işlerinde kullanıp kışın da doğaya saldıkları 400’e yakın yılkı atı, İç Anadolu’nun zirvesi Erciyes Dağı’nın eteklerinde özgürlüğe koşuyor. Yaşam alanı olarak seçtikleri bölge, şehir merkezine 13 kilometre uzaklıktaki Hürmetçi Sazlığı.

DÜNYADA BENZERİ YOK

Yılkı atlarının tozu dumana katıp yelelerini savurarak koşarken oluşturdukları olağanüstü görüntüler, fotosafari meraklılarının favorileri arasında. Sadece atlar değil, tabiatın armağanı manzara ve Erciyes Dağı’nın eriyen karlı sularında serinleyen mandaların sütü ve kaymağıyla hazırlanan kahvaltıların etkisi de bu ilginin artmasını sağlıyor...

Atların, Hürmetçi Sazlığı’ndaki özgür yaşamlarına ara verip uğradıkları bir de çiftlik var sazlıkta. Amerikalı çobanların şapkasından taktığı için adı ‘Kovboy Ali Dayı’ya çıkan Ali Kemer (52) çocukluğundan beri burada atlarla yaşıyor. Çiftlik dediysek, aklınıza filmlerde gördüğünüz ahşap, görkemli binalar gelmesin. Kovboy Ali Dayı’nın kulübesi sazdan. Buraya uğrayan yılkı atlarına saman ve yem ikram ediyor.

Hürmetçi Sazlığı’nın dünya fotoğrafçılarının dikkatini nasıl çektiğinin hikâyesini fotoğraf sanatçısı Nuri Çorbacıoğlu’ndan dinliyoruz: “Hobi olarak fotoğraf çekerken Türkiye’de böyle bir güzelliğin olduğunu fark ettim.

10 yıl önce Ali Kemer’i buldum. Ali Kemer o zaman da bu atlara sahip çıkıyordu. Burada müthiş bir görsel şölen var. 400’e yakın at dörtnala koşuyor. Ali Kemer ile arkadaş olduk. Bu yaptığı işin değerini anlattım. Sonrasında fotoğraflar çekmeye başladık. Önceden buraya sadece hobisi fotoğraf olanları getiriyorduk. Şimdi bu görsel şöleni görmek için dünyanın her yerinden turist geliyor. Burayı özellikle at fotoğrafçılarına tanıtmaya çalıştım. Dünyada at denince Moğolistan, Amerika gelir akla ama emin olun, Amerika’da ya da Moğolistan’da bu kadar çok atı bu kadar kolay görmeniz mümkün değil. Biz bunları anlattığımızda ‘Biz her gün bu kadar atı görebilir miyiz?’ dediler. Görebileceklerini söyledik. Böylece tüm dünyadan fotoğrafçılar gelmeye başladı.”

‘BU İŞ BİZE DEDEDEN KALDI’

At çiftliğinde sürünün bakımını yapan Ali Kemer “40 yıldır bu işi yapıyoruz. Bu meslek bize dedemizden kaldı. Atlar rahvan cinsi. Burada 400 civarında atın bakımlarını yapıyoruz. Hastalandıklarında anlıyoruz. Kış mevsiminde besliyoruz. Atları araziye çıktıklarında yırtıcı hayvanlardan kurtarıyoruz. Bu atların bakımını herkes yapamaz. Bu işi bilmeyenin atların içine girip bu kadar atı idare etmesi imkânsız. Ben bu işe ömrümü verdim. Türkiye’de bizim kadar büyük bir at çiftliği yok. Bu iş bizim kanımızda var. Biz kanıksadık ama buraya gelenler atları çok seviyor. Önceden bu atlara keyfi olarak biniyorduk. Şimdi durum değişti. Burası turistik bir alan oldu” sözleriyle anlatıyor çiftlikteki benzersiz hayatını.

Erciyes’in eteklerinde dörtnala bir manzara

SADECE FOTOĞRAF ÇEKEN DEĞİL ÇEKTİRMEK İSTEYEN DE ÇOK

Fotoğraf sanatçısı Nuri Çorbacıoğlu, dünyada kendisi gibi at fotoğrafı çekenleri buraya davet ederek bir tanıtım elçisi görevi görüyor. Bu etkileyici kareleri görenler de çekildiği yeri ziyaret etmek için gelince işler büyümüş. “Başta fotoğraf çekenler için organizasyon yapıyorduk ama sonra baktık ki herkes fotoğraf çektirmek istiyor. Son dönemde modeller, evlenenler, klip-sinema filmi çekenler buraya geliyor. Çünkü Hürmetçi Sazlığı’nda hem bütün mevsimlerde bu kadar atı bir arada görebilmek hem de atmosfer çok güzel. Türkiye’de birçok at sürüsü ilgilenilmediğinden dolayı yok olup gidiyor. Bu kolay bir iş değil. Atlara her mevsim bakılmalı. Böyle zahmetli bir iş ama bu zahmetin karşısında da inanılmaz fotoğraflar çıkıyor. Birçok global marka burada çekim yapıyor. Kapadokya’ya gelenler günbatımında muhakkak uğruyor. Kayseri turizmiyle Kapadokya turizmi arasında köprü kurduk. Bu atların yaşamasını sağlayan ve bu sürüyü bakıp koruyan Ali Kemer’e vefa borçluyuz” diyor Çorbacıoğlu.

AZ YEMEK, ÇOK KOŞU

Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türklerle birlikte gelen bu atların cinsi rahvan... Adını bir yürüyüş stili olan rahvandan alıyor. Az yem ve az suyla uzun yollar aşan rahvan atlar, aynı taraftaki ayaklarını birlikte hareket ettirerek, binicisini sarsmadan taşıyor.  

False