GeriKitap Sanat Kadın kadının yurdudur
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kadın kadının yurdudur

Kadın kadının yurdudur
Abone Olgoogle-news

Ülkü Oktay’ın öykü kitabı ‘Vesvese’ bir kadınlar resitali. Korkmayan, korkularıyla savamayı bilen, toplumsal tüm dışlamalara rağmen kendi farklılıklarıyla barışmayı öğrenen kadınların o incelikli mücadelesi anlatılıyor kitapta.

Gülsüm, Sevda, Cennet, Fidan, Hülya, Dilek, Gülcan, Serpil, Kevser, Nermin... Onlar çoğunlukla tanıdığımız, tanımasak bile hikâyelerini mutlaka duyduğumuz kadınlar. Hayatın onlara dayadığı sıradanlığa inat yaşayanlar. Ülkü Oktay’ın ‘Vesvese’ adını verdiği kitabında tüm bu kadınlar bambaşka hemcinslerinin hikâyelerini kendilerininkiyle birleştirip anlatıyorlar. Erkeklerin sesinin kesildiği, kahramanlıklarının elinden alındığı bir kitap ‘Vesvese’. Kitapta üstün, sert ve net bir kadın sesi var. Bu kadınların ortak özelliği ise farklı olmalarından dolayı yaftalanmaları. Deli, cinli, uğursuz, efsunlu...
Oktay, rotasını daha çok köylere, kasabalara, varoşlara çevirerek orada farklılıklarından dolayı damgalanan kadınların hikâyelerine odaklanıyor. Kimi doğurduğu çocuğun kaderin ondan intikamı olduğunu düşünüyor. Kimi en yakın arkadaşını kıskanmanın acısını içine sindiremiyor. Bir diğeri kuruntularına yenik düşüyor. Hayatının sonuna gelmişken bile kadınlığından vazgeçmeyen bir kahramanla tanışıyoruz kitapta. İç sesle dış sesi karıştırıp arafta dolaşan genç bir kız çıkıyor karşımıza. İhanetin kadındaki izini görüyoruz sonra. Küçük bir kazanın kadere nasıl büyük bir etki ettiğini fark ediyoruz. Tabuları yıkmaya çalışanlarla tanışıyoruz. Şeftali ağacının nesilden nesile geçen acıklı öykülerini dinleyip bir kadının umutla umutsuzluk arasındaki kavgasıyla veda ediyoruz tüm bu farklı insanlara.

DAYATILAN ROLLERLE BÜTÜNLEŞEMİYORLAR
Oktay’ın kadınlarının hepsi hayatın onlara dayadığı rolleri reddeden karakterler, daha doğrusu bir nedenle o rolle asla bütünleşemeyen karakterler. Dertleri muhalif olmak değil aslında çünkü doğuştan ayrıksılar. Talihsizliğin, kaderin kötü cilvelerinin sıradan hayatlardan dışladığı kahramanlar onlar. Çaresizlikten yaptıkları bir yanlışın vicdan azabını asla içinden atamayan ya da kimsesizliğinin nedeninin kendi omuzlarına yüklendiği kadınlar. Hepsinin kaderle bir derdi var. Çünkü kaderleri hep tuzaklar kurmuş onlara. Onlar da bu tuzaklardan bir şekilde kurtulup devam etmeyi seçmişler. O tuzaklarda bıraktıkları acıları ise hep peşlerinden gelmiş. Tüm bu acılarla baş etmek için farklılaşmışmayı öğrenmişler. Farklılaştıkça da itilmiş, ötelenmiş, istenmemiş ve nihayetinde yaftalanıp kendi yalnızlıklarına terk edilmek istenmiş. Her şeye rağmen yine kurtuluşu farklılıklarında bulup onlara sığınmış bu kadınlar. Hepsinin hayatında onlara elini uzatan ama daha çok iten başka kadınlar var; akrabalar, arkadaşlar...
Kitapta görüyoruz ki kadın kadının kimi zaman yurdu, kimi zaman kurdu. Ama her ne kadar kadın kadının kimi zaman kurdu da olsa yine de kadınlar yurdunu hemcinslerinde arıyor. Bazen arada kurtlar çıksa da yine inanalım ki kadın kadının yurdudur. Acıları birbirlerine de açsalar yine onlar tedavi ederler, kol kanat gererler. ‘Vesvese’ bir kadınlar resitali. Korkmayan, korkularıyla savamayı bilen, toplumsal tüm dışlamalara rağmen kendi farklılıklarıyla barışmayı öğrenen kadınların o incelikli mücadelesi anlatılıyor kitapta. Yazının başında isimlerini saydığım karakterler ve onların anlattığı hemcinsleri okura kadınların tüm sınırlamalara rağmen ne kadar özgür kalabileceğini anlatıyor.

Kadın kadının yurdudurVESVESE
Ülkü Oktay
Sel Yayınları, 2020
68 sayfa, 18 TL.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle