GeriKitap Sanat Dorsay’ın tanıklığında sinemamızın son dönemi...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dorsay’ın tanıklığında sinemamızın son dönemi...

Dorsay’ın tanıklığında sinemamızın son dönemi...
Abone Olgoogle-news

Duayen sinema yazarı Atillâ Dorsay, ‘Dünyaya Açılan Sinemamız ve Yeni Bir Kuşak / Türk Sineması 2010-2020’ kitabında 180 yerli filmin eleştirisinin yanı sıra bu döneme damga vuran ödül ve tartışmalar ile en iyi listelerine yer veriyor.

Baştan beri hep öyle düşünürüm; sinema yazarlığı bir türevdir. Kendini var etme alanı, filmlere bağlı bir türev... Yani eğer filmler varsa, böyle bir kimlik anlam kazanır. Ama şöyle bir notu da şerh olarak düşmeli: İzlediği yapıtları yazı yoluyla okuyucu(su)yla paylaşırken ruhunu, sesini, bakışını da araya katan ve giderek filmden ayrı olarak orijinalleşen bir kalem işçisidir aynı zamanda o...
Üzerinde gezindiğimiz topraklarda gelenek oluşturmak zordur... Meşakkat ister, zamana direnmek ister, sabır, sebat ister, tutarlılık ister... Hele hele yazı alanında daha da zordur; çünkü genellikle öncünüz yoktur, bazen de arkanıza alacağınız rüzgârlar... Ve çoğunlukla değirmenlere karşıdır çabanız...

Atillâ Dorsay, yıllardır kendi adıma kimliğimi oluşturan, bana hayatımı kazanma vesilesi olan bir dalın, bir mesleğin bu coğrafyadaki öncülerindendir. İlk değildir kuşkusuz ama ‘sinema yazarlığı’ denen uğraşın kurumsallaşmasında, toplumsal anlamda tanınıp özel bir hüviyet kazanmasında en çok çaba ve emek harcayanların başında gelir. Sinema sübjektif bir sanattır; beğeni skalası çok geniştir ve çoğu kez mantık aranmaz. Türevsel olarak ‘eleştirmen’ de aynı tanımın parçasıdır. Dolayısıyla Atillâ Dorsay’ın yazılarını, sinemaya bakışını, filmleri ele alınışını beğenir, beğenmez; kendisine yakın ya da uzak hissedebilirsiniz. Ama öncülüğünü ve mesleğin kurumsallaşmasındaki özel katkılarını yadsıyamazsınız. Galiba Tunca’ya (Arslan) aitti o tespit: “Hepimiz Dorsay’ın paltosundan çıktık!”
Dorsay’ın, kendisinden sonra gelen kuşaklar da dahil genel olarak sinema yazınında kalem oynatmış hemen herkesten farklı bir yanı daha vardır; kitapları çoktur. Meslekte yolu yarılamış, hatta çoktan olgunluğa ulaşmış onca arkadaşımızın bir tane bile kitabı yokken ‘Dorsay külliyatı’ 54 sayısına ulaşmış durumda.

Genel çerçeveden özele, yani 54’üncü adım olan ‘Dünyaya Açılan Sinemamız ve Yeni Bir Kuşak / Türk Sineması 2010-2020’ye gelirsek: Kitap bir dönemin ifadesi elbette; öncelikle ele aldığı tarih dilimi içinde vizyon görmüş Türk filmleri arasında dolaşıyor ve Dorsay’ın o filmlere ait eleştirilerini kapsıyor. Alfabetik sırayla okur karşısına çıkan bu eleştiriler bütününün ilk satırında Emin Alper’in ‘Abluka’sı, sonunda da M. Caner Alper-Mehmet Binay ikilisinin ‘Zenne’si var. İlk bölümünün ismi ‘10 Yıldan 180 Film’, ikinci bölüm ‘Bir Avuç Nostalji / Kimi Filmler, Yıldızlar, Ödüller, Tartışmalar’ başlığını taşıyor. Kitabın sonunda ise Dorsay’ın hem yıl yıl en iyi 10 listeleri hem de son 10 yılın en iyi 60 Türk filmi listesi var.

‘Dünyaya Açılan Sinemamız ve Yeni Bir Kuşak / Türk Sineması 2010-2020’nin Dorsay’ın uzun meslek hayatı içinde özel bir yeri tarif ettiğini söylememiz lazım. İnsanlık tarihi için son derece acılı bir sayfa olarak yerini çoktan alan ‘pandemi dönemi’nin bir eseri bu kitap. Öte yandan kişisel olarak yakından tanıklık ettiğim zorlu günlerin sonrasında nihayete ermiş bir proje. Dorsay, kitabın hazırlıklarıyla uğraşırken tatilini geçirmekte olduğu Mudanya’da artan göğüs ağrıları sonucu hastaneye başvurmuştu. Peşi sıra Bursa’da gerçekleştirilen kalp ameliyatı sonucu altı damar birden değiştirildi. Atillâ Ağabey’in operasyonu 7 Ağustos’taydı, ben de 5 Ağustos’ta, yine Bursa’da bir başka hastanede anjiyo olmuştum ve tıkanan bir damarım açılmıştı. Dolayısıyla bu yaz bir anlamda kader birliği de yaptık kendisiyle. Zorlu ameliyatın ardından 81 yaşının tüm dinçliğiyle hayata tekrar sarıldı ve ilk iş olarak bu kitaba ilişkin son rötuşları yaparak okuruyla paylaştı. Bu çalışma üzerine bir yazıyı kaleme alırken söz konusu süreçten bahsetmemek olmazdı. ‘Nice nice kitaplara’ diyelim...
Kuşkusuz mesleğimizde ondan sonra bayrağı devralacak arkadaşlarımız da birçok kitaba imza atacak ama Dorsay’ın üretkenliğini ve külliyatındaki sayıyı yakalamak zor, hatta imkânsız! Son olarak sinemaseverlere seslenelim: ‘Dünyaya Açılan Sinemamız ve Yeni Bir Kuşak / Türk Sineması 2010-2020’, mutlaka kütüphanenizde bulunması gereken sinema kitaplarından...

Dorsay’ın tanıklığında sinemamızın son dönemi...DÜNYAYA AÇILAN SİNEMAMIZ VE YENİ BİR KUŞAK
TÜRK SİNEMASI 2010-2020
Atillâ Dorsay
Remzi Kitabevi, 2020
272 sayfa, 50 TL.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle