GeriKitap Sanat Aşk hikâyesinden aşk mücadelesine
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Aşk hikâyesinden aşk mücadelesine

Aşk hikâyesinden aşk mücadelesine
Toni Morrison
Abone Olgoogle-news

Yakıcı gerçekliklerin içinde her zaman büyülü bir anlatım dili yaratabilen Toni Morrison’dan okuduğumuz ‘Katran Bebek’; farklı sosyal sınıfların, aynı renklerin ve yine aynı yıkılışların hikâyesi. Pulitzer ve Nobel ödüllü yazardan, yazıldığı dönemde de hayli ses getiren, sert ve sarsıcı bir roman.

Çok da uzun sayılmayacak bir süre önce; 2019’da yaşamını yitiren Toni Morrison, simge bir isim. Afro-Amerikan edebiyatın dünya çapında tanınmasında çok önemli bir yerde duruyor kendisi ve buna bağlı olarak kaleminden çıkan her şey, belli bir kesim için kutsal metin niteliğinde. Romanlarında ele aldığı konular, yaşadıklarından ve yakın çevresinde yaşananlardan damıtılarak yansıyor sayfalarına; bunlar da genel çerçevede, Amerika’daki gizli-açık yaşatılan ırkçılığın yakıcı sonuçları üzerine şekilleniyor. Bu doğrultuda Morrison’ın ırkçılıktan, özellikle de ten rengine dayanan ırkçılıktan mustarip kesimin manevi lideri gibi görüldüğünü söylemek mümkün. Toplumun bu yarasını bıkıp usanmadan her romanına taşıdığından ve bunu yaparken de edebiyatın çıtasını bir adım ileri götürmesinden dolayı ise 1988’de Pulitzer Ödülü’ne, 1993’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülür. Morrison ayrıca Nobel Edebiyat Ödülü’nün verildiği ilk siyahi kadın yazardır.
Morrison edebiyatından bahsedecek eğer keskin hatların ve karşılaşmaların harmanından bahsetmek gerekir ilkin. Şunun altını çizmek istiyorum; Morrison’ın romanlarında kahramanlarının başına gelenler genelde klasik şablonlar üzerinden ilerler ve uçların, karşıtlıkların çarpışmasıyla anlatılan hikâye alevlenir. Morrison’ın, yazıldığı dönemde çok ses getirmeyen fakat sonrasında en tanınmış eserlerinden biri haline gelen ilk romanı ‘En Mavi Göz’ örnekse; mavi gözlere sahip olmak isteyen küçük bir siyahi kızın hikâyesini anlatır burada yazar.
Klasik, herkesin rahatlıkla kavrayabileceği, hatta klişe fakat güçlü, hem de çok güçlü ve vurucu bir izlek...
Morrison edebiyatının temelleri diyebiliriz hemen yukarıda sıraladığım birkaç maddelik özellikler listesine. Yine tam olarak bu temele yerleşip üzerine yükselen fakat ‘En Mavi Göz’ün aksine, yazıldığı dönemde de oldukça ses getiren, yakın zaman öncesinde İlknur Özdemir tarafından Türkçeye de çevrilen ‘Katran Bebek’ var. ‘Katran Bebek’te yazar, kahramanlarının toplumda maruz kaldıkları görünür-görünmez baskılar üzerinden dış görünüşlerine yoğunlaşmalarını mesele ediyor kendine. Bu romanında, dış görünüşü ile ilgili takıntıları sınır düzeyde dolaşan bir model olan Jadine ve Jadine’in âşık olduğu beş parasız denebilecek, üstelik bedeniyle, rengiyle hiçbir sorunu olmayan Son’un hikâyesini anlatıyor yazar. Bu ilk bakışta naif gibi görünen ‘aşk hikâyesi’ ise sayfalar ilerledikçe bir ‘aşk mücadelesi’ne evrilecek ve sonuç olarak da ortaya, aynı dünyanın farklı noktalarında konumlanmış insanların bile, ‘statü’ uğruna birbirlerine neler yapabileceklerine dair sert bir anlatı çıkacak.
Yine klişe denebilecek bir kahraman konumlandırması fakat yine çok güçlü ve herkesin anlayacağı, üstelik herkesi vuracak bir eşleşme...
Morrison ise bu çarpıcı farklı kutup eşleşmesi üzerinden, bugün kendinde hâlâ devam edebilecek gücü bulan ‘sömürü’nün, sinsi bir zehir gibi belleklerde nasıl ilerlediğinin yol haritasını çıkarıyor adeta. Toni Morrison’dan okuduğumuz ‘Katran Bebek’; farklı sosyal sınıfların, aynı renklerin ve yine aynı yıkılışların hikâyesi. Sert ve sarsıcı bir roman.
Morrison edebiyatına dair bir küçük ekleme daha yaparak bitirelim: Toni Morrison, bu yakıcı gerçekliklerin içinde her zaman büyülü bir anlatım dili yaratabilmesiyle de inşa etti kendi dünyasını. ‘Katran Bebek’ bunun en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

KATRAN BEBEK  Aşk hikâyesinden aşk mücadelesine
Toni Morrison
Çeviren: İlknur Özdemir
Sel Yayıncılık, 2020
360 sayfa, 40 TL.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle