Okulda not almak tarihe karışıyor

Güncelleme Tarihi:

Okulda not almak tarihe karışıyor
Oluşturulma Tarihi: Nisan 09, 2024 07:00

Üniversite öğrencileri derslerde artık not almıyor, sınıftaki tahtanın fotoğrafını çekmekle yetiniyor. Telefonların girmesinin yasak olduğu ortaokul ve liselerde ise öğrenciler öğretmenden tahtadaki ders notlarını watsapp grubundan paylaşmasını istiyor. Eğitimciler, uzun zamandır öğrenciler tarafından uygulanan bu tür yöntemlerin pandemiden sonra arttığına dikkat çekiyor.

Haberin Devamı

Gelişen teknoloji tüm alanları olduğu gibi eğitimi de etkiledi. Geçmişte eğitim öğretim süreçlerinin olmazsa olmazı defter ve kalemken, günümüzde cep telefonları öğrenciler için hem defter hem kalem hem de kitap olabiliyor. Özellikle üniversitelerde yani cep telefonun serbest olduğu alanlarda öğrenciler ders notu almak yerine fotoğraf çekmeyi tercih ediyor. Eğitimciler, not alma alışkanlığının tarihe karışmak üzere olduğuna dikkat çekerek teknolojiyle birlikte birçok öğrenci davranışının değiştiğini belirttiler. Örneğin öğrenciler, ders çalışırken okumak yerine dinlemeyi ya da arkadaşlarıyla sohbet etmek yerine yapay zekayla dertleşmeyi tercih edebiliyorlar. Öte yandan bu durumun sadece üniversite değil lise hatta ortaokul kademesinde bile öğrenciler tarafından talep edildiğini dile getiren bazı eğitimciler, ‘tahtanın fotoğrafını çekip whatsapp gruplarına atmamızı istiyorlar’ dediler.

Haberin Devamı

TELEFONA DEĞİL KENDİ BELLEĞİNE DEPOLAMASI LAZIM
Derslerde fotoğraf çeken öğrencilerle sıklıkla karşılaştığını söyleyen Gazi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naciye Aksoy, bu durumun düşünce ve öğrenme sürecini olumsuz etkilediğini belirtti. Prof. Dr. Aksoy, şöyle konuştu:

Okulda not almak tarihe karışıyor

“Tahtada yazılı olanın yazıyla zihnimize aktarılması o bilginin kalıcılığını artırıyor. Ayrıca odaklanmayı da sağlıyor. Fakat bu fotoğraflandığı zaman öğrencilerin zihninden de film şeridi gibi geçip giden bir şeye dönüşüyor. Öğrenciler bu şekilde bilgileri belki ilerde kullanırım diye bir depoya atıyor. Ancak attıkları depo kendi bellekleri değil, telefonun belleği oluyor. Bunun pandemiyle ivme kazanan bir durum olduğunu söyleyebilirim.

Okulda not almak tarihe karışıyor

Öğretmenler, not almanın bilgiyi kalıcı hale getirdiğini söylüyor.

Haberin Devamı

ROBOTLAŞMIŞ VARLIKLARA DÖNÜŞÜYORUZ
Ayrıca bazı öğrencilerin yapay zeka aracılığıyla sosyalleştiğini de görüyorum. Yani insanlar yerine yapay zekayla dertleşmeyi tercih eden bir nesille karşı karşıyayız. Bu yalnızlaşmayı çok görüyorum ve bunda teknolojinin payı çok yüksek. Bu durum başka travmalara DA yol açabiliyor. Haliyle zamanla robotlaşmış ve duyarsızlaşmış varlıklara dönüşüyoruz.”

OKUMA HIZLARI YAVAŞLIYOR
Derslerinde fotoğraf çekimine izin vermediğini belirten Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Yıldız ise, şunları söyledi:

Okulda not almak tarihe karışıyor


“Öğrenciler derste sadece fotoğraf çekmiyor aynı zamanda ses ve video kaydı da almak istiyor. Yani not alma alışkanlığının ciddi bir şekilde azaldığını söylemek mümkün. Bu sebeple derslerime girerken öğrencilerime mutlaka kalem ve defterlerinin yanlarında olması gerektiğini hatırlatıyorum. Tablet ya da telefona izin vermiyorum. Bunun yanı sıra öğrencilerin ders çalışma teknikleri de değişti. Önceden ilgili kitabı ya da ders içeriğini okuyup not alırlardı. Şimdi onun yerine kulaklıklarını takıp ilgili yeri dinlemeyi tercih ediyorlar. Böyle olunca göz tembelleşiyor ve okuma hızları yavaşlıyor. Üniversite düzeyindeki öğrencilere sesli okuma yaptırdığımda bu durumla sıklıkla karşılaşıyorum. Yapay zekadan bahsetmiyorum bile. Birçok ödevi ve projeyi ona yazdırıyorlar. Bununla ilgili daha çok sıkıntı yaşayacağımızı düşünüyorum.”

Haberin Devamı

Okulda not almak tarihe karışıyor

‘ELLER ZİHNİN ANAHTARIDIR’
Öğrencilerin fotoğraf çekerek etkili ve kalıcı öğrenmeyi sağlamalarının mümkün olmadığına dikkat çeken Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Temel Eğitim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erten Gökçe, “Albert Einstein ‘eller zihnin anahtarıdır’ diyor. Yani öğrencinin eline kâğıdı kalemi alıp not tutması bilgiye odaklanmasını kolaylaştırıyor. Çünkü tahtaya yazılan bilgi deftere geçirilirken el ve zihin koordinasyonu sağlanır. Bu sayede de daha kalıcı öğrenme gerçekleşir. Telefonla çekilen görüntü, bilginin içselleştirilmesinin önüne geçer” dedi.

ÖĞRETMENLER NELER SÖYLEDİ?
Öğretmenlerin sosyal medyada konuyla ilgili bazı paylaşımları şöyle:
- Derste telefon kullanmaları yasat olduğu için ‘hocam tahtanın fotoğrafını çekip bize atın’ diyorlar.
- 5’inci sınıf öğrencileri bile aynı istekte bulunuyor. ‘Hocam fotoğrafını çekip gruplara atsanız da yorulmasanız. Biz de yorulmamış oluruz’ diyenler var.
- Atılan tahta fotoğraflarından not almalarını bıraktım öğrencilerin dönüp o fotoğraflara baktıklarını sanmıyorum.
- Teknolojiyi kullanmak gerek. Gençler haklı. Kâğıt, kalem israfına ne gerek var? ‘Dijital çağda kâğıt israfına son’ diyordu Bill Gates. Artık kalem, kâğıt yok.
- Kalem ve kâğıt sanki tarihe karışıyor. Not alma şekli değişiyor. Şahsen üzülüyorum.
- Biz lisede telefonları topluyoruz da resmen yalvararak not aldırıyoruz.
- Liselerde öğretmen tahtayı çekip sınıf Whatsapp gurubuna atıyor. Bunu yapmayan öğretmenler kötü öğretmen oluyor.
- Dersi anlatıyoruz, yazması için de ikna ediyoruz. Sayısal ders yazmayınca akılda kalmaz diyorum bin kere.

BAKMADAN GEÇME!