Eşe mektup

Güncelleme Tarihi:

Eşe mektup
Oluşturulma Tarihi: Eylül 26, 2015 20:17

Köşe yazıları ve tutuklu polis müdürleriyle yaptığı telefon görüşmeleri delil gösterilerek ‘Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’, ‘Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme’ ve ‘Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasi ve askeri casusluk için temin etme’ suçlarından tutuklanan eski savcı, Bugün gazetesi yazarı Gültekin Avcı, Silivri Cezaevinden eşine duygu dolu bir mektup yazdı.

Haberin Devamı

Avcı, “Senin sevgi dolu çaylarını içerken yazdığı yazılar, o gazeteciyi terörist, darbeci ve casus yaptı. Bu ülkede gazeteci olmak avucunda kor tutmak gibi” dedi. Eşi Nurdan Avcı’ya yazdığı ve ‘Canım Nurdanım, buğulu gözlerim’ diye başlayan mektup özetle şöyle:


‘HAYAT BU GÜLÜM’


“İstemezdim senden böyle ayrılmayı. Gözlerine bakmadan geçecek günlere uyanmayı. Sensiz ve sessiz Eylüllerle buluşmayı. Asla istemezdim. Ama Vonnegut’un dediği gibi ‘hayat bu’ gülüm. Ayrılıkların ve ıstırapların bizi nerede beklediği meçhul. Ekranda ve gazetelerde beni gösterip, ‘Bu gazeteyi çok seviyorum’ diyordun. Senin sevgi dolu çaylarını içerken yazdığı yazılar, o gazeteciyi terörist, darbeci ve casus yaptı. Bana zorla ve hileyle giydirdikleri kara pelerinin bedeli ağırlaştırılmış müebbet+20 yıl ediyor. Olsun be Nora. İsterse idamı geri getirip darağacına çıkarsınlar. Asla boyun eğmedim bu faşizanlığa ve hukuksuzluğa. Sen de beni bu halimle sevmedin mi? Bizim sevgimiz bu dünyaya sığmaz, ötelerde de seveceğiz demedik mi? Juliet Hugo’ya hayatını verdi, sen de bana.
Geceleri yatmadan önce hücremin duvarlarına bakıyorum. Artık çayımı kendim yapıyorum, olduğu kadar. Bulaşıklarımı kendim yıkıyorum Nora. Tozlu ve kirli fayansları siliyorum, suçsuz yüzümü görünceye kadar. Soğuk yemekler yiyorum, buradaki herkes gibi. Ama kalbim hâlâ sımsıcak. Senin ve yavrularımın sıcaklığıyla dolu. Bebek kokulu Asaf’ıma iyi bak. Onu hiç yalnız bırakma. Polisler beni götürürken, kırık dökük çocuk lisanıyla, ‘Nereye götürüyorlar babamı’ diye ağladı. Hâlâ kor gibi kalbimde duruyor. Küçük metal arabaları paylaşmıştık Asaf’ımla. Benimkileri de kitaplarımın arasından al ona ver. Benim için Asaf’ımın burnunu kokla. Sonbahar benim mevsimim. Bu defa yakıcı bir hazan getirdi bize. Solgun ve kuru yapraklar gibi savrulduk faşizan rüzgârlarda. Bu ülkede gazeteci olmak avucunda kor tutmak gibi. Varsın avucum delinsin. Ama kalbimde nice kardelenler açıyor. Bu kardelenler bizim şarkımızı söylüyor Nora.

Haberin Devamı


‘BİR GÜN BELKİ BİRİ...’


Bir gün belki biri hukuku mezardan çıkarır. Belki yazımı yazarken yine çay yaparsın bana. Belki yine sorarım, ‘Bugün ne yazayım’ diye sana. Islak gözlerle bakma dünyaya. Gazetecileri hizaya getirmeye çalışan zorbaların ve idraksiz yandaşlarının hepsini toplasan senin bir damla gözyaşın etmez. Hoşça kal canım Nurdan. Sevgiyle, aşkla, hasretle, umutla... Gültekin.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!