Geri8. SINIF 8. Sınıf Sosyal Bilgiler Siyasi Alandaki Gelişmeler konu anlatımı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

8. Sınıf Sosyal Bilgiler Siyasi Alandaki Gelişmeler konu anlatımı

8. Sınıf Sosyal Bilgiler Siyasi Alandaki Gelişmeler konu anlatımı
Abone Olgoogle-news

8. Sınıf Sosyal Bilimler Ders Kitabı konu anlatımında yer alan Atatürkçülük ve Çağdaşlaşan Türkiye adımlarından biri olan, siyasi alandaki gelişmeler nedir, nelerden oluşmaktadır, bu yeniliklerin özellikleri nelerdir gibi sorulara yanıt veren yazımızı sizler için derledik.

Türkiye'deki siyasi alandaki gelişmeler, devletin çağdaş ve modern bir görünüm kazanması ve de devlet yönetiminin parlamenter bir otoritede birleşerek pekişmesini sağlamak adına yapılmıştır.

 Siyasi Alandaki Gelişmeler Nelerdir?

  • Saltanat'ın Kaldırılması
  • Ankara'nın Başkent Olması
  • Cumhuriyet'in İlanı
  • Halifeliğin Kaldırılması
  • Şer'iye ve Evkâf Vekaletinin Kaldırılması
  • Erkân-ı Harbiye Vekaletinin Kaldırılması
  • 1921 Anayasası
  • 1924 Anayasası
  1. Saltanat'ın Kaldırılması (1 Kasım 1922)

 

 Monarşi rejim yapısıyla yönetilen Osmanlı devleti, 1920 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla birlikte yeni bir yönetim dönemi içerisine girmiş ve rejim kökünde önemli gelişmeler yaşamıştır. Bunlardan biri de Saltanat'ın kaldırılmasıdır. Saltanat, babadan oğula geçen hükümet sistemini temsil etmekteydi ve milli egemenlik kavramına ters düşen bir yapıdaydı. Bunun haricinde kaldırılmasına kadar giden süreç boyunca yapılan Lozan görüşmelerine itilaf devletleri tarafından İstanbul hükümetininde çağrılması, TBMM içinde büyük bir yankı oluşturdu. Bu durum üzerine ülkede hakim olan saltanat sistemi, Lozan görüşmelerinde ikilik çıkmasını önlemek, mili egemenliğe ters düşen durumu engellemek adına alınan kararlar dahilinde 1 Kasım 1922 yılında kaldırıldı.

 

 Saltanat'ın kaldırılmasıyla birlikte hükümet kanadında oluşan siyasi boşluk, devletin bir yöneticisinin olmaması yeni sorunlara yol açtığı gibi Osmanlı Devletinin siyasi varlığını da sona erdirmiş, siyasi ve dini yetkilerin birbirlerinden ayrılmasını sağlayarak laikliğin önünü açmıştır. Bunun haricinde birinci meclisin yapmış olduğu tek inkilapta Saltanat'ın kaldırılmasıdır.

 Saltanat'ın sona ermesiyle, son padişah Mehmet Vahdettin İngiltere'ye sığındı. Bunun üzerine TBMM, Vahdettin'in halifeliği istismar edebileceği durumu da göz önüne alarak, 1922 yılında halifelik makamına Abdülmecit Efendi'yi getirdi.

2. Ankara'nın Başkent Olması (27 Aralık 1919)

 Milli mücadele döneminde Atatürk ve temsil heyetinin 27 Aralık 1919 yılında Ankara'ya gelmesi ve ülke durumunun buradan yönetilmesi değişen sistemde yeni bir hareket daha başlatmış oldu. Kurtuluş savaşının yönetimi, birinci meclisin açılımı gibi olayların fiili merkezi başkenti konuma gelen Ankara, 1923'te düşman işgalcilerin ülkeyi terk etmesi üzerine oluşan siyasi boşluğu doldurmak ve coğrafi yapısı itibariyle, TBMM'ye getirilen kanun teklifi üzerine başkent ilan edilmiştir.

3. Cumhuriyet'in İlanı (29 Ekim 1923)

 Milli mücadele döneminin sona ermesi, Saltanat'ın kaldırılması, Ankara'nın başkent ilan edilmesi ve TBMM'nin kurulması gibi ülke genelinde oluşturulmaya çalışılan yeni düzen cumhuriyet rejimi altında oluşturulmuş olmasına rağmen, hala kamuoyu nezdinde açıklanmamıştı. Bunun üzerine meclis içinde yaşanan hükümet krizleri, Ali Fethi Okyar hükümetinin istifasıyla son bulmuş ve Atatürk'ün ortada var olan hükümet bunalımını çözmek adına ortaya attığı kabine sistemiyle çözüme kavuşmuştu. Mustafa Kemal'in ilk cumhurbaşkanı, İsmet İnönü'nün ilk başbakan ve Ali Fethi Okyar'ında ilk meclis başkanı olması üzerine kabine sistemine geçilerek devlet başkanlığı çözüme kavuşmuş ve bu sayede 29 Ekim 1923'te ilan edilen Cumhuriyet, rejimin ve yeni oluşan devletin adını belli etmiştir.

4. Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

 1922 yılında kaldırılan Saltanat rejimin ardından devam ettirilen halifelik, islam dünyasında devletleri bir çatı altında toplayan siyasi bir kurum niteliğindeydi. Bunun haricinde siyasi ayağının bulunduğu kadar, dini amaçlarla da kullanılan halifelik, çağdaşlaşan ülke inkılapları için tehdit olarak görünmesi, sömürü devletlerinin bu makamdan dolayı Türkiye'yi tehdit olarak görme hususları dikkate alınarak 3 Mart 1924'te halifelik tamamen kaldırılarak, Osmanlı hanedan mensupları yurt dışına çıkartıldı.

Halifeliğin kaldırılmasıyla birlikte eğitim alanında Tevhid-i Tedrisat kanunu kabul edilmiş, Şer'iye ve evkaf vekaleti kaldırılarak dini meseleler için Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu. Erkan-ı harbiye vekaletininde kaldırılmasıyla, Milli Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı oluşturuldu. Böylece sistem üzerinde bir olan dini - siyasi, askeri - siyasi yetkiler birbirinden ayrılarak, laikliğe geçiş daha da hızlandırıldı. Ulusal milli egemenliğin pekişmesi, Cumhuriyet rejiminin daha da oturması, Ümmet anlayışının zayıflaması, İnkılap sürecinin hızlanıp, milliyetçiliğe doğru evrilmesi gibi olaylar halifeliğin kaldırılmasıyla birlikte gerçekleşmiştir.

5. 1921 ve 1924 Anayasası

 1921 Anayasası, yasama yürütme ve yargı kollarının tümüyle meclise ait olduğu, egemenliğin koşulsuz şartsız millette olduğu, siyasi, askeri ve dini yetkilerininde yine meclise bırakıldığı bir anayasadır. Geniş kapsamlı olmayan anayasa, milli egemenliği yansıtan ilk siyasi belge konumundadır. Ancak tüm bunlara rağmen devlet yönetimi hakkında bir maddesi bulunmayan 1921 anayasası, cumhuriyet rejimiyle hazırlanan 1924 anayasasına yerini bırakarak daha kapsamlı ele alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin inkılaplar dahilinde yönetildiğini, rejiminin Cumhuriyet olduğunu, merkezi başkentinin Ankara'da bulunduğunu belirten bu yeni anayasa, güçler ayrılığı ilkesiyle uygulanmıştır.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle