2024’ün 10 eğitim trendi

Güncelleme Tarihi:

2024’ün 10 eğitim trendi
Oluşturulma Tarihi: Aralık 25, 2023 10:06

2023 biterken herkes bu yılı irili ufaklı değerlendiriyor ve gelecek yıldan beklentilerini ve hedeflerini belirliyor.

Haberin Devamı

Bizde bu yıl eğimde ki trendleri inceleyelim;

1. NÖRO EĞİTİM
Nöro eğitim, öğrenme deneyimini en iyi hale getirmek için nörobilim ve eğitim arasında bir köprü görevi görmektedir. Nöroeğitim ile birlikte, eğitim-öğretim süreçlerinde beyin tabanlı öğrenme anlayışı benimsenerek, öğrencilerin nöroplastisitesiüzerindeki olumlu etkilerin görülmesi sağlanmaktadır. Sadece Nörobilimdeki değil, genetik bilimindeki yeniliklerin de pedagojiye dahaçok uyarlanması beklenmektedir. Eğitim-öğretimde akademik başarı kadar, özdenetim ve irade gücünün geliştirilmesinde de nörobilimin öğretileri çokça kullanılacak gibi görülmektedir.

2. OYUNLAŞTIRMA (GAMEFICATION)
Çocukların kulağına çok hoş gelen bu trend bize ne söylüyor olabilir? Günümüzde eskilerin “derste oyun oynanmaz”, “oyun teneffüste oynanır” sözü artık eski bir mazi olarak yerini almaya başladı. En basit tanımıyla, “oyunlaştırma”, öğrencilere öğrenme görevlerini kazandırmak için dersleri “oyun benzeri bir hale getirmektir”. Bunun için öğrenciler amaca yönelik kurallara uyarak, puan ve rozet toplayarak hem mücadele ve rekabet eder hem de eğlenirler. Böylece öğrenciler hem derslerde daha çok etkileşimde bulunur hem de daha fazla geribildirim alabilirler. Bu süreçte, video oyun tasarımı ve oyun unsurları öğrenme sürecine dahil edilerek öğrencilerin motivasyonunun arıttırılması amaçlanır. Oyunlaştırma sadece ders içi katılımı hızlıca değerlendirmek ve arttırmak için değil, aynı zamanda okul dışı etkinlikler (çevreci etkinlikler gibi) hatta evde ki durumu da değerlendirmek için kullanılabilir. Öğretmenlerin en sık kullandığı uygulamalar; Kahoot, Gimkit ,Quiziz , Blooket , ve Quizlet. Henüz hiçbirini denememişseniz belki yeni yılda bazı derslerinizde birini deneyebilirsiniz.

Haberin Devamı

3. ÖĞRENCİYE ODAKLANMA
Öğrencinin ruh sağlığına ve sosyo-duygusal iyilik haline odaklanma. Öğrencilerin stres düzeylerindeki artışa bağlı olarak davranış sorunlarındaki ve intihar girişimlerindeki artış, eğitimcilerin öğrencilerin ruh sağlığını ve sosyo- duygusal iyilik halini önceliklendirmesine  neden oldu. Okullarda sosyal medya nedeniyle zorbalığın daha da arttığı bilinmekte, zorbalığı önleyici ve öğrencinin onay ve kabul gördüğü olumlu okul iklimi yaratmak okulların şu anda oldukça gündemindeki bir konu. Bunun için okullarda görevli psikolojik danışmalarla işbirliği sağlamak oldukça önemli.

Haberin Devamı

4. KARMA ÖĞRENME
Dijitalleşme eğitim sektörünü derinden sarsmaya devam ediyor. Yüz yüze ve online eğitim artık bizim için ayrılmaz bir bütünlük halinde hayatımızda yer alıyor. Eğitim teknolojinin gittikçe gelişmesi karma eğitimi daha da yaygın hale getiriyor. Karma eğitimin en önemli kolaylaştırıcılarıyine Yapay zeka ve Sanal Gerçeklik ve Artırılmış Gerçeklik olacak.

5. SANAL GERÇEKLİK VE ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK
Teknoloji gelişiyor ve eğitim sektörüne önemli yansımalarından biri olan Sanal Gerçeklik ve Artırılmış Gerçeklik (AR) son zamanlarda herkesindikkatini oldukça çekti. Eğitim sektöründeki Sanal ve Artırılmış Gerçekliğin, kalıcı öğrenme için okulöncesinden yüksek öğretime kadar eğitimin her kademesinde kullanılabileceği ve öğrenme süreçlerinde önemli bir devrim yaratabileceği sık sık vurgulanıyor. Birçok okul STEM derslerinde bu teknolojiden iyi bir şekilde faydalanmaya başladı bile. Fen ve teknoloji derslerinde AR-3D science, insan vücudunu öğretmek için Anatomy 4D, matematiği küçük yaş öğrencilere zevkli hale getirmek için The FETCH!Lunch Rush sık kullanılanlar arasında.

Haberin Devamı

6. NANO ÖĞRENME
Öğrencilerin ortalama dikkat süresi teknoloji kullanımı nedeniyle ne yazık ki her geçen gün azalıyor. Nano öğrenme, öğrencilerin ortalama 8 saniyelik dikkat süresini dikkate alarak geliştirilen, bilginin en kısa ve öz şekilde aktarıldığı bir eğitim yaklaşımıdır. Bu öğrenme yaklaşımında, hap bilgiler hap metinler, kısa videolar ve ses parçaları gibi kısa sürede tüketilebilecek hap öğrenme kaynakları kullanılarak aktarılır. Bu da Z kuşağı öğrencilerin hem dersi daha kolay öğrenmesine hem de öğretmenlerin sınıf yönetimini daha iyi sağlamasına yardımcı olabilir.

7. KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRENME
Biliyorsunuz “hastalık yoktur, hasta vardır” tıpkı bunun gibi her öğrenci biriciktir. Genellemeleri öğrenciyi etiketlemek için değil genel çerçeve sunmak için kullanarak, öğrencinin ihtiyaçları, backgroundu, sınırlı ve güçlü yanları ve hedefleri göz önüne alınarak biricik bir öğrenme programı her öğrencinin hakkıdır. Diğer öğrencilerle kıyaslamak yerine öğrencinin başlangıç noktasına göre değerlendirmek yapmak ve buna göre geribildirim vermek öğrencinin biricik gelişimine daha uygun bir eğitim olanağı sunmaktadır. Tabi bunun için küçük sınıflar ve iş birliğine istekli anne-babalar süreci kolaylaştıracaktır.

Haberin Devamı

8. YAPAY ZEKA
Yapay zeka tüm sektörler gibi eğitim sektörünü de oldukça etkileyen önemli bir teknoloji. Bazıları için süper güç bazıları ise bu konuda oldukça endişeli. İşte bu yüzden yapay zekanın, öğretmen merkezli kullanılması gerektiği vurgulanmaktadır. Eğitimde Yapay zeka, bireyselleştirilmiş eğitim hazırlama, otomatik değerlendirme yapma, veri analizi, öğrencilere akıllı içerik sunma konusunda etkin şekilde kullanılmaktadır. Ayrıca yapay zeka, sınıf yönetimi, idari işler ve okul yönetimi gibi çok farklı alanlarda kullanılmaktadır. Yapay zekayı etkin şekilde kullanan öğretmenlerin hem dersi daha keyifli hale getirdiği hem de daha az yorulduğu savunulmaktadır. Henüz denemediyseniz belki bazı alanlarda siz de dersleriniz için yapay zekadan yardım alabilirsiniz.

Haberin Devamı

9. BULUT PLATFORMLARLA EĞİTİM HER YERDE
Bulut tabanlı öğrenme materyalleri, öğrenme kaynaklarına erişimi hızlandırdığı için popülerliğini koruyacak. Çevirimiçi eğitimi derinleştirmeye olanak sağlayan bulut platformlar, eğitimciler arasında bilgi alışverişini kolaylaştırmaya devam edecek. Yani “Ah ödevi evde unuttum” ya da “ders sunumları/notları evde kaldı” derdi artık son buluyor.

10. EĞİTİM AMAÇLI GİYİLEBİLİR CİHAZLAR
Özellikle eğitim ile ilgili sorumlulukların takibini kolaylaştırmayı amaçlayan bu cihazlar ile son teslim tarihlerini ve dersleri/modülleri hatırlamak çok daha kolay olacak. Bu cihazlar, öğrencilerin not alma ve akranları ve öğretmenleriyle etkileşim kurma biçimlerini de dönüştürebilir. Ancak giyilebilir teknolojilerinin yaygınlaşabilmesi için her düzeydeki öğrenciler için uygun maliyetli ve konforlu hale getirilmesi, farklı yaş gruplarındaki öğrencilerin fiziksel ve öğrenme ortamlarının dikkate alınmasını gerektirir.

PROF. DR. ASLI BUGAY SÖKMEZ KİMDİR?
Prof. Dr. Aslı Bugay Sökmez lisans eğitimini Ankara Üniversitesi’nde, bütünleşik doktora eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık alanında tamamladı. Florida State Üniversitesi Aile Enstitüsü’nde ziyaretçi araştırmacı olarak “sağlıklı romantik ilişkiler” ve “affetme” konularında çalışmalarda bulundu. “Türkiye’de kadına yönelik tutum ve nedenleri” başlıklı araştırması ile Koç Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (KOÇ-KAM) Proje Ödülünü kazandı. Portekiz’de düzenlenen Information Integration Theory and Functional Measurement Konferansı’nda en iyi sunum ödülüne layık görüldü. Ayrıca Prof. Dr. Sökmez, İngiltere’de Grief Recovery Institute’den “Yas uzmanlığı” eğitimlerini tamamladı. EMDR Avrupa Akredite Terapisti olan Prof. Dr. Sökmez, “Çocukluk travması ve alkol kullanımı” konusunda klinik psikoloji yüksek lisansını tamamladı. Şu an Kıbrıs İlim Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programında öğretim üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Aslı Bugay Sökmez affetme, ruminasyon, eşli ruminasyon ve okul ikliminin psikolojik etkileri konularında ülkemizde öncü çalışmalar yapmaktadır.

BAKMADAN GEÇME!