Berlin'de "Alman-Türk Haftası 2009" başladı

Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Ahmet Acet, Almanya'da yaşayan Türklere yönelik önyargıların hala sürdüğünü söyledi.

Büyükelçi Acet, Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir ile birlikte Berlin Amerika Evi'nde düzenlenen “Alman-Türk Haftası 2009”un açılışına katıldı.
Acet burada yaptığı konuşmada, Türk ve Alman halklarını birbirleriyle daha da yakınlaştırmayı amaçlayan böyle bir haftanın düzenlenmesinden büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, “Ancak birbirimizi o kadar iyi tanımamıza rağmen Almanya'da Türklere bakış açısının hala önyargılardan kurtulamamış olmasını üzülerek izliyoruz” şeklinde konuştu.

Tüm kültürlerin farklı olduğunu, ancak bu farklılıkların bir zenginlik olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Acet, etkinliğin gençler tarafından, gençler için düzenlenmesini de olumlu bulduğunu, çünkü geleceğin bu gençlerin olacağını kaydetti.

Acet, konuşmasını Almanca olarak yaptığı kısmında da çok eskilere dayanan Türk-Alman ilişkilerinin Türklerin Almanya'ya göçüyle daha da arttığını ve günümüzde her alanda geliştiğini, Türkiye'yi en fazla ziyaret eden turistlerin başında Almanların geldiğini söyledi.

Özdemir de "Türk toplumunun her açıdan kendi içinde bile çok büyük çeşitlilik gösterdiğini, kapalı insanlardan, çok açık fikirli insanlara kadar her tür insan bulunduğunu" belirterek, “Türk toplumu kendi içinde bile çok çeşitlidir. Başı örtülü kadın kadar, başı örtülü olmayanı da var” diye konuştu.
Almanya'da uzun yıllar yaşamış olmalarına rağmen Alman vatandaşı olmak istemeyen Türkler varsa bunun nedeninin sorulması ve araştırılması gerektiğini ifade eden Özdemir, durumun bugüne kadar bazı şeylerin yanlış yapıldığının göstergesi olduğunu söyledi.

Çifte vatandaşlığı da savunan Özdemir, çifte vatandaşlığın bir kimlik bunalımına yol açmayacağını, aksine Almanya'da doğan ve büyüyen göçmen kökenli gençlerin 18 ile 23 yaş arasında iki vatandaşlıktan birini tercih etmek zorunda bırakılmasının kimlik bunalımına neden olduğunu kaydetti.
Konuşmalardan sonra gazeteci-yazar Nazmi Kavasoğlu tarafından yönetilen panele Berlin eyaletinin eski göç ve uyum sorumlusu Barbara John ile Türkiye Araştırmalar Merkezi (TAM) Vakfı Müdürü Andreas Goldberg de katıldı.

Türklerle yaşadığı ilginç olayları anlatan John, Türklerin Alman toplumuna uyumunun gerçekleştiğini, sadece eğitim alanında daha fazla çaba harcanması gerektiğini savundu.

John, Almanya'da yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye'de paralı askerlik yapmalarına karşı olduğunu da ifade ederek, "bunun Türkiye'de iyi bir gelir kaynağı olarak görüldüğünü anlayabildiğini, ancak Türk vatandaşlarının askerlik için ödedikleri bu parayı Almanya'da eğitimde kullanabileceklerini" belirtti.

Goldberg, Almanya'da son 20-25 yıl içinde çok şeyin değiştiğini belirterek, Türklerle Almanların birbirlerine daha eşit düzeyde bakmayı öğrendiklerini savundu.
İlişkilerin insanların birbirlerini tanımalarıyla gelişebileceğine işaret eden Goldberg, politikacıların da insanlar arasında yakınlaşma için gerekli olan çerçeve şartlarını yaratabileceklerini sözlerine ekledi.

Federal liyakat nişanı sahibi olan Kavasoğlu, panelden sonra A.A muhabirine yaptığı açıklamada, Alman toplumunun ülkedeki çeşitli kültürleri bir zenginlik olarak algılaması ve globalleşen dünyada Türk toplumuna ihtiyacı olduğunu anlaması gerektiğini söyledi.
Türk yemeklerinin sunulduğu etkinlik çerçevesinde Orientation adlı müzik grubu da konser verdi.
Yönetmen Fatih Akın'ın “Duvara Karşı” filminin müziğini yapan grup, Bekir Karaoğlan, Babak Akhoondi, Enno Kuck, Serdar Dağdelen ve Andreas Advocado'dan oluşuyor.
Haberle ilgili daha fazlası: