GeriAvrupa AfD’ye mahkeme desteği
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

AfD’ye mahkeme desteği

AfD’ye mahkeme desteği

Almanya’da iç istihbarattan sorumlu Federal Anayasa Koruma Teşkilatı’nın (BfV) raporlarına göre, ‘sağ popülist’ Almanya için Alternatif (AfD), demokrasi ve anayasa karşıtı aşırı sağcı bir partidir. Nitekim Brandenburg, Saksonya, Saksonya Anhalt ve Thüringen Eyalet Anayasa Koruma Teşkilatları AfD’yi ‘şüpheli vaka’ olarak sınıflandırıp faaliyetlerini birkaç yıldır izlemektedir.

AfD’ye mahkeme desteğiÖZELLİKLE de AfD’nin gençlik teşkilatı ‘Genç Alternatif’ ve ‘Kanat’ (Der Flügel) ‘aşırı sağcı’ listesindedir.
AfD Thüringen Eyalet Teşkilatı Başkanı Björn Höcke’nin kurduğu ‘Kanat’ çok açık bir biçimde ırkçı-aşırı milliyetçi bir tutum sergilediği için BfV, geçen yıl mart ayında partiyi ülke genelinde ‘şüpheli’ olarak sınıflandırıp peşine düşme sinyalleri verdi.
Bunun üzerine ‘Kanat’ güya lağvedildi.
Ama istihbarat teşkilatlarının verilerine göre en az 7 bin ‘Kanatçı’ hâlâ çeşitli platformlarda AfD saflarında sahnelerde boy göstermektedir.
Bunu zaten baştan beri bilen BfV, özgürlükçü demokratik temel düzene karşı politika yaptığı gerekçesiyle ‘şüpheli’ olarak sınıflandırıp tüm AfD’yi izleme kararı aldı.
Ama şu aşamada ‘gizli kalması’ gereken bu yöndeki karar, Alman medyasına sızdırılıp yayınlanınca AfD küplere bindi.
Partinin Eş Başkanı Tino Chrupalla, BfV’nin bu tutumunu ‘tam bir skandal’ olarak nitelerken, Köln İdari Mahkemesi’ne başvurup dava açtı.
Mahkeme, BfV’nin ‘şüpheli’ olarak sınıflandırmasını ve parti ile milletvekillerinin faaliyetlerini ülke genelinde izlemesini durdurdu.
Bu AfD’ye açık bir destekti.
Oysa ki, AfD’nin özgürlükçü ve demokratik temel değerleri ayaklar altına aldığı, aşırı sağcı tutum sergilediği yıllardır bilinmektedir.
AfD’nin Alman Anayasası’nı takmayan, yabancı, sığınmacı, İslam ve Müslüman düşmanı bir parti olduğu da.
2017 yılında yapılan genel seçimlerde toplam oyların yüzde 12’sini alarak ‘üçüncü büyük parti’ olarak Federal Meclis’e giren AfD’li birçok parlamenterin ‘aşırı sağcı geçmişi’ olduğu da.
*
2017 yılındaki genel seçim öncesi AfD adayı Ulrich Oehme, Saksonya’da fotoğrafının üstünde “Her şey Almanya için” (Alles tür Deutschland) yazılı afişlerle kampanya sürdürdü.
Bu, Nazi döneminde Nasyonal Sosyalistler’in sloganıydı.
Taarruz Bölüğü’nün (SA) bu sloganı, Almanya’da geçerli yasalara göre gamalı haç, Hitler selamı gibi hem yasak hem de suçtur.
Björn Höcke, 2018 yılında kurucusu olduğu ‘Kanat’ın bir etkinliğinde, “Bugünün sorusu şudur: Koyun mu kurt mu? Ve ben, hayır biz bu durumda kurt olmaya karar veriyoruz” dedi.
Bu söylem de Nazilerin söylemidir.
Hitler’in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’in söylemidir.
AfD’nin 2016 yılında karara bağladığı Temel İlkeler Programı’nda ‘İslam Almanya’ya ait değildir’ denilmektedir.
AfD, minare yapımının ve ezan okunmasının yasaklanmasını istemektedir.
AfD Meclis Grubu Eşbaşkanı Alice Weidel, 2018’de Federal Meclis’te yaptığı konuşmasında, “Size şunu söyleyebilirim; Peçeliler, başörtülü kızlar ve bıçaklı besleme erkekler ile diğer işe yaramayan parazitler, bizim refahımızı, ekonomik kalkınmamızı ve her şeyden önce de sosyal devletimizi garanti edemezler” diyerek açık bir biçimde Müslümanlara hakaret etmiştir.
AfD Meclis Grubu Eşbaşkanı Alexander Gauland, “İslam potansiyel bir tehdittir. İslam, protestan ve katolik Hıristiyanlık gibi normal bir din değildir. İslam ideolojik bir yapıdır” diyerek İslam düşmanlığı sergilemiştir.
“Ben Müslüman bir toplumda yaşamak istemiyorum. Zaten bunun için Türkleri 1683’te Viyana önlerinde durdurduk” diyerek apaçık Türk düşmanlığı yapmıştır, hâlâ yapmaktadır da.
Gauland, Uyumdan Sorumlu eski Devlet Bakanı Aydan Özoğuz’un, “Dilin (Almanca) dışında spesifik bir Alman kültürü belirginliği yok” sözleri üzerine, Eichfeld’de düzenlenen seçim kampanyasında, “Bunu da bir Alman-Türk’ü söylüyor. Onu Eichsfeld’e davet edin ve spesifik Alman kültürünün ne olduğunu anlatın. O zaman bir daha hiç buralara gelemez ve biz de Tanrı’nın yardımıyla kendisinden Anadolu’da imha etmek yoluyla kurtulmuş oluruz” diyerek tam bir ırkçılık sergilemiştir.
Hatta bir yerde ölümle tehdit etmiştir.
Aydan Özoğuz Almanya’da doğmuş, Alman vatandaşı ve bir Alman milletvekili olduğu halde, nedense sağduyulu Almanlardan da doğru dürüst sahip çıkan olmamıştır.
Thüringen Mühlhausen Savcılığı, Gauland’ın sözlerinin düşünceyi ifade özgürlüğü çerçevesinde olduğu gerekçesiyle soruşturmaları durdurmuştur.
Ne özgürlük değil mi?
Atıklar gibi ‘insanları imha etme’ özgürlüğü...
AfD’li Andre Poggenburg, Türkleri ‘deve güdücü-çobanı’ ve ‘kimyon taciri’ olarak niteleyip, “Defolup gitsinler! Çok eşli, toprak evlerine. İstanbul Boğazı’nın öte yakasına” diyerek kin kusmuştu.
Yani düşünceyi ifade özgürlüğü kalkanının ardına sığınıp, apaçık nefreti ve ırkçılığı körüklemişti...

 

False