Türkiye’deki 5 milyon erkeğin ortak problemi...

Güncelleme Tarihi:

Türkiye’deki 5 milyon erkeğin ortak problemi...
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 01, 2018 00:00

Erkeklerin en büyük sorunların başında gelen prostat, başlı başına bir problemken, prostat büyümesi de yaşam kalitesini düşüren bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Sürekli tuvalete çıkma ihtiyacının yanı sıra sosyal hayat üzerinde de olumsuz sonuçlar yaratan prostat büyümesini Üroloji Uzmanı Dr. Arman Çitçi anlatıyor.

Haberin Devamı

PROSTAT BÜYÜMESİ NEDİR?

Prostat bezinde yer alan iyi huylu bir tümör olarak tanımlanan PROSTAT BÜYÜMESİ, en çok 50 yaş üstü erkeklerde görülüyor. Erkeklerde yaşlanmayla birlikte prostatın büyümesi doğal bir süreç olsa da, aşırı büyümesi durumunda çeşitli hastalıklar meydana gelebilir. Prostat büyümesi, normal idrar yapma biçiminizi etkileyebilir ve yaşam kalitesine olumsuz bir etki yaparak alt idrar yolu semptomlarına yol açabilir.
Prostat büyümesi kanser belirtisi değildir!

Birçok prostat hastası, bu büyümeyi endişe verici olarak yorumlasa da, prostat büyümesinin bir kanser belirtisi olmadığı bilinmelidir. Ayrıca prostat büyümesi tedavi edilmediğinde bile prostat kanserine dönüşmez. Ülkemizde 5 milyondan fazla 50 yaş üzeri erkeğin var olduğu düşünülürse, prostat büyümesi aslında oldukça yaygın bir rahatsızlıktır. Bu demek değildir ki, prostat büyümesi olan bir kişide kanser görülmez. Yaşla birlikte her iki hastalık da ortaya çıkarabilir. Bu sebeple hastalığın tedavi edilmesinde yarar vardır.

PROSTAT BÜYÜMESİNİN BELİRTİLERİ

Prostat büyümesi en çok idrar yollarını etkiliyor. Çoğu zaman hastalar sık idrara çıkmak istiyor ancak mesanelerini tam boşaltmakta güçlük çekiyor. Bunun dışında;

  •  Geceleri idrar yapmak için uyanmak,
  •  Ani idrar yapma ihtiyacı ve bu ihtiyacı erteleyememe,
  •  İstemsiz olarak idrar kaçırma,
  •  İdrar miktarında azalma,
  •  Ikınarak idrar yapma,

PROSTAT BÜYÜMESİ, SOSYAL VE CİNSEL HAYATI ETKİLİYOR!

Prostat büyümesinin fizyolojik etkileri kadar psikolojik etkileri de oluyor. Öyle ki, sürekli tuvalet yapma ihtiyacı duyan kişi zamanla sosyal aktivitelerden uzaklaşmaya ve eve kapanmaya başlıyor. Tuvaletin olmadığı yerlere gitmeye çekinen kişiler zamanla sosyal fobiyle karşı karşıya kalabiliyor. Bunun yanı sıra idrar kaçırma ya da çok sıkışma ihtimali yüzünden cinsel bir birliktelik yaşamaktan çekinebiliyor. Tüm bunların önüne geçmek ve tedavi yollarını konuşmak için mutlaka bir üroloğa başvurulmalıdır.

Türkiye’deki 5 milyon erkeğin ortak problemi...

PROSTAT BÜYÜMESİNDE RİSK GRUPLARI

Prostat büyümesinde en geçerli bulgu, yaş ilerledikçe yakalanma riskinin artmasıdır. Yapılan bilimsel araştırmalar 50 yaşın üzerindeki erkeklerde 30 gibi bir bölümde prostat büyümesinin görüldüğünü ortaya koymuştur. Bu rakam 60'lı yaşlarda %50 iken 80'li yaşlara gelindiğinde %90 gibi büyük oranlara kadar çıkabilmektedir.

PROSTAT BÜYÜMESİNDE TANI SÜRECİ

Ürolog, hastanın tıbbi özgeçmişini öğrenip, prostatın parmakla muayenesini de kapsayan fiziki muayene yapar. üroloğün hastaya soracağı sorular aşağıdaki gibidir;

  •  Yakınmalarınız nelerdir?
  •  Yakınmalarınız ne zamandır mevcut?
  •  Ne sıklıkla yakınmanız oluyor?
  •  Gittikçe kötüleşiyor mu?
  •  Ailenizde prostat hastalığı var mı?
  •  Kullandığınız ilaçlar var mı, nelerdir?

Muayene sırasında prostatın boyut, şekil ve sertliğini anlamak için doktor parmağını kullanır. Belirtiler dikkatlice değerlendirilip, kan ve idrar testleri yapılır. Sonrasında ise idrar akımının hızı üroflovmetri test ile ölçülerek gerekli değerlendirmeler yapılır.
Prostat büyümesinde tedavi

Prostat tedavisi ilaç ve cerrahi olarak ikiye ayrılıyor. Tedavide kullanılan ilaçlar da hormon blokajına ve alfa reseptör blokajına dayalı olmak üzere kendi içinde gruplandırılıyor. Hormon blokajına dayalı ilaçlar erkeklik hormona etki eder ve prostatta ortalama %30 oranında küçülme sağlıyor. Alfa reseptör blokajı ise prostatta bulunan düz kas hücreleri üzerine uygulanan bir tedavi yöntemidir. Diğerine göre başarı şansı daha yüksektir. Cerrahi yöntemlerde ise en çok kapalı prostat ameliyatı tercih edilir. Kapalı prostat ameliyatları günümüzde 30-60 dakika içinde kolaylıkla tamamlanabilen, hastanın genel anestezi almasına gerek duyulmaz.

BAKMADAN GEÇME!